Beyninizi yeterince kullanıyor musunuz?

NE YAPTINIZI BİLİYOR MUSUNUZ? 
NE İSTEDİĞİNİZE ERİŞMEYE ODAKLANMAK YERİNE, 
ORTAYA ÇIKARDIĞINIZ SORUNLARA ODAKLANDINIZ…




Neden erişmek istediğiniz yere odaklanmak yerine, sorunlara odaklandınız? Bunu hiç düşündünüz mü?
Bugün yazımı “BEYİN” ve “BEYNİN HAYATIMIZI YÖNLENDİREN BÖLÜMLERİ” üzerine yazmak istiyorum…

BEYNİ TANIMAK VE TAM KAPASİTE KULLANMAK,
 GELECEĞİ YÖNETMEKTİR.

Şimdi aşağıdaki durumları okumanızı istiyorum;
  1. Siz, hiç bir kedinin, bir başka kedi (ya da kediler) ile olan çatışmasına tanık oldunuz mu? Saldırıya uğrayan kedinin  ne yaptığını gözünüzün önüne getirin… Bu kedi neden “ya saldırıya karşılık veriyor” ya da “kaçıyor”dur ? Bunu hiç düşünmüş müydünüz?
  2. Geçmişte başarılarla dolu bir insan ile ilgili olarak, aldığınız başarılı yeni bilgiler neden sizi şaşırtmaz. Ya da yaşadığımız bir başarısızlık sonucunda, başka bir başarısızlık ile karşılaşırsak neden bunu kadere bağlarız? Neden popüler olan gruplar içinde anılmak isteriz? NEDEN?
  3. Çalıştığınız iş ortamınızda size özel bir sandalye ve bu ortamda başınıza takabileceğiniz bir şapkaya izin verilse, nasıl bir sandalyeniz ve şapkanız olmasını isterdiniz? Bunu gözünüzün önünde canlandırır mısınız? (*)
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği gelişmiş beynidir. Beynin tam ve etkin bir şekilde kullanılması, kişinin kendi iç kaynaklarını (dinamiklerini) sonuna kadar kullanması demektir.


VARLIĞIMIZ DÜŞÜNDÜKLERİMİZİN SONUCUDUR. BUDA

Hayatımızı yönlendiren beyni  3 bölümde inceleyebiliriz.
a. Sürüngen Beyin (Reptilian Brain): Beyin sapında bulunan ufak bölümdür. Tamamen yaşamsal faaliyetler söz konusu olduğunda devreye girmektedir ve canlıyı hayatta tutmakla görevlidir. 100 küsür milyon yıllık ömrü bulunmaktadır.
b. Duygusal Beyin (Limbic Brain): Sürüngen beynin üzerinde bulunan ve onu sarıp sarmalayan bölümdür. Memelilerin hemen hemen hepsinde bulunmaktadır. Adı üzerinde duygusal tarafımızdır, duygular ile yönetildiğimiz bölümdür. Geçmiş tecrübeler ile geleceğe yönelik uzun dönemli davranışların oluşturulduğu, birlikte yaşamın örgütlendirildiği, rutinliğin bir noktadan sonra yaşam biçimi haline getirildiği bölümdür. 50 küsür milyon yıllık ömrü bulunmaktadır.
Yukarıda bahsedilen beynin bu iki bölümü yaklaşık 50 milyon yıl beraber, çok etkin bir şekilde yaşamış ve birbirlerini çok iyi tanıyan 40 yıllık dost gibidir. Birbirleri içinde uyum içinde çalışmayı çok iyi bilmektedirler.
c. Görsel Beyin (Neocortex Brain): Duygusal beynin üzerinde ve beynin geriye kalan o büyük kısmını kaplayan bölümdür. Beynin bu bölümü hayallerimizin, olmak/yapmak istediklerimizin bulunduğu bölümdür. Bu beyin diğer iki beyine nazaran oldukça  gençtir. 2,5 milyon küsür yıllık ömre sahiptir.

Bu noktada, tekrar size o özel sandalyenizi ve şapkanızı hatırlatmak istiyorum. Hatta bunu yapacak becerinizin olduğuna inanın
 ve kendi sandalyeniz ile şapkanızı siz tasarlayın/üretin!
Tüm süreci bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçirin.
…………………………



Beynin sürüngen ve duygusal bölümü senelerdir o kadar uyum içinde çalışmaktadır ki , bizler maalesef daha genç olan görsel tarafı kullanmayı akıl bile edemeyiz ya da engelleniriz. 
İşte size 2 basit örnek:
  • Yaptığın hatadan ders çıkarmak gerekir : Geçilen mesaj: hata yaptın, bir daha hata yapmamak için bu hatayı aklından çıkarma. Bilinç ötesine mesaj; ne ve/veya nereye ulaşmak istediğimden çok, hata yapmamak daha önemli. Ya da hata yapacaksın; sen bu hatayı yapmamak için odaklan.
  • Ya da özellikle ebeveynlerin genelde çocuklarına söylediği gibi; Hayal kuracağına otur da dersini çalış, adam ol!: Geçilen mesaj: hayal kurmak ile bi halt olunmaz sen önce kendi … kurtarmaya çalış, üniversite kazan/bitir (sözüm meclisten dışarı)… Bilinç ötesine mesaj; hayallerin sana getireceklerinden çok, üniversite kazanır/bitirirsen ailen gözünde daha önemli bir yer elde edersin.

——————————————————————————————————-

Şimdi izninizle size küçük bir sorum var. İngiliz edebiyatı mezunu olup, Harper’s Bazaar dergisinde çalışan ve kariyerini Vogue’un güzellik editörü asistanlığı ile evlendiği için  noktalayan Marion Donovan, sizce neyi  üretip, yaşamımızı kolaylaştırdı?

…………….

Hikayenin devamı şöyle; Vogue’dan ayrılan Marion, evlenip, çocuk sahibi olmak isteyince, ilk buluşuna esin kaynağını oluşturdu. İşte bu buluşun adı, bugün çocuk sahibi herkesin kullandığı tek kullanımlık bebek bezleridir (**).

Sizce Marion’un ailesi/eşi, Marion bunları düşündüğünde, bırak bunları hayal etmeyi de, bebeğin altını daha sık pudrala da, pişik olmasın dedi mi? Dediyse bile Marion bunlara dinledi mi? (***)

——————————————————————————————————-

ESAS GÜÇ; BEYNİN 3 BÖLÜMÜNÜ,
DOĞRU ZAMANDA, DOĞRU YERDE KULLANMAYI ÖĞRENMEKTİR
Öncelikle sizleri, görsel beyninizi uyandırmaya davet ediyorum. Duygusallık araya girdiğinde, geri çekilin. Bırakın EGO’nuz konuşsun dursun. Sakın ama sakın ona cevap vermeyin, (dikkat! her cevabınız sizi  EGO’nuzun elinde oyuncak edecektir), bir süre sonra susacağını göreceksiniz. Sonra kaldığınız yerden uyanan bu devi izleyin… Sizi şaşırtacak resimlere hazır olun…
Çalışma yapmak isterseniz sorunuz çok net… 
1.  Hayatınızdan bir alan seçin (aile, iş, kariyer, sosyal hayat,…vs). 
2. Daha sonra bu alan ile ilgili olarak “NE İSTİYORUM?” sorusuna görsel beyninizden cevap verin.. 

Özgürce bırakın beyninizi, bakalım sizi nereden toplayacağız…

Kemal Başaranoğlu
kemal.basaranoglu@kemalbasaranoglu.com

(*) Görsel beyninizin gücü ile kendi hayalinizdeki sandayeyi ve şapkayı oluşturursunuz. Sizin özgür düşünceleriniz belki şu an dünyada eşi benzeri olmayan, çok kullanışlı, konforlu, rahat,..vs  bir sandalye ve şapka yarattı. Lütfen yaratıcılığınızı sınırlamayın… Bırakın onu, özgürlüğünün tadını çıkartsın.

(**) Daha fazla bilgi için;

Yazar: Kemal BASARANOGLU

İnsan potansiyelinin ötesine geçmek için araştırmalar, çalışmalar yapıyorum.

“Beyninizi yeterince kullanıyor musunuz?” için 5 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir