All that we are is the result of what we have thought.
Buddha

Bugün sizleri bilinç ve bilinçaltı ile (yazımın ilerleyen bölümlerinde bilinç ötesi diye yazacağım)  tekrar tanıştırmak istiyorum.…

Öncelikle, Türk dil kurumundaki tanımlara bakalım.



Bilinç: Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur
Bilinç ötesi: Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı.

Düşünmek deriz.. Bilinçli olarak düşünülmeli deriz.. Peki bilinçli olarak düşünmek 

nedir? Sizce iyi bir şey mi?


The voyage of true discovery lies not in finding new landscapes
but in having new eyes.        
Marcel Proust


Şu an bu yazıyı okurken, aynı anda ne düşündüğünüzü bilinçli olarak gözlemlemenizi istiyorum. Belki tam anlamı ile yazıya odaklı bir şekilde: “acaba bu adam bu hafta ne söyleyecek diyeceksiniz?” Ya da o an aklınızdan başka bir şey geçiyor; kendinize bunun ne olduğunu  sesli olarak siz söyleyin…

İnsan doğası gereği birden fazla şeyi aynı anda düşünebilme yeteneğine sahiptir. Yalnız bilinçli bir şekilde bir şeye odaklandığında, bir anda bu sayı azalır ve onun için önemli olan tek şeye odaklanılır. Şimdi sizden bilinciniz ile bu yazıyı okurken düşündüğünüz “O” şeye odaklanmanızı rica ediyorum…..
………..
Bu arada; sizlerden soluk alıp vermenizi de düşünmenizi rica ediyorum… Nefes alıp verişinizi  hissetmeye çalışın… Buna odaklanmaya başladığınızda, sinemada izlediğiniz bir filmde duyduğunuz yoğun soluk alıp verme sesini duyuyor, bunu hissediyor musunuz? Alıştırmayı lütfen uygulayın.. ve kulağınızda o sesleri duyuna kadar devam edin…


Bilinç ve bilinç ötesi aslında bizleri gözlemleyen iki kamera gibidir. 

Kameralardan biri devredeyken diğeri devreden çıkar. Siz konunuza odaklandığınızda, bilinç kamerasından kendinizi görmekte iken, soluk alış verişinizi de bilinç ötesi kamerası gözetliyordu. Siz soluk alışverişinize odaklandığınızda bir anda kameralar yer değiştirdi…
Bilinç kamerası aslında sizin daha önceki geçmiş tecrübelerinizden yola çıkarak sizlere yön çizmeye çalışır. Sizin tüm istekleriniz ve niyetleriniz detaycı bir yaklaşım ile dar bir çerçeveden görüntülenir. Zira cevaplarınız beyaz ve siyah kadar kesin ve iki uçtadır.  

Bu kadar net çizgiler ile gelecekte olmak istediğiniz siz nasıl olabilirsiniz? Hayatınızda sizin için ne olmasını istemektense, neyi istemiyorsunuz üzerine mi odaklanıyorsunuz? En azından istemediğiniz bir şeyle karşılaşmayacaksınız değil mi? Sonuç: size sunulanlar içinden kendinize uygun olanını seçmek…

Aslında belki zamanımız ve zaman içinde değişen kültürümüz, yeni yerleşen alışkanlıklarımız bizleri buralara getirdi. Eskiden herkesin üzerinde farklı farklı kıyafetler vardı. İnsanlar terzilerde kendilerine kıyafet diktirirlerdi.. Dışarıda aynı kumaştan olsa bile, farklı elbiselerde bir çok insan vardı. Bu görüntülerde farklılıklar bir yana, birde kıyafetin kişinin üzerine tam oturması da en can alıcı noktalardandı. O nedenle “YAKIŞMIŞ” derdik…
Peki ya bugün ne oluyor? Birileri bizim için her şeyi düşünmüş… Biz ise bu düşünce ile onlarca-yüzlerce kopya halinde dışarıda geziyoruz farkında mısınız?(hatta kötü kopyalar olarak; zira her bedene her kıyafet gitmiyor – itiraf edin…). Aldığınız kıyafette bile seçimi siz yapmadınız. Birileri sizin için seçti… Peki siz gerçekten kendinize bir elbise isteseydiniz nasıl bir şey olurdu; bunu hiç düşündünüz mü?

Gözler ve kulaklar yitirilebilir. 
Daha kötü olan ise imgelemeden/yaratıcılıktan yoksun bir yaşamdır! 
Helen Keller

Hadi bırakın artık bilinçli tarafınızdan yorum getirmeyi de, kendinize en  çok uyacak elbiseyi diktirin.. Kendinize birkaç soru sorarak nasıl bir elbise olduğunu bulmak ister misiniz?
  1. Bu elbise, sıradan mı yoksa yaratıcı bir şey mi olmalı?
  2. Ne kadar dikkat çekici olmalı?
  3. Ne tür renkler barındırmalı?
  4. Elbisenin diğer aksesuarlarınız ile uyumu nasıl olmalı?
  5. …….
  6. …….
  7. ……..
  8. Son olarak bu elbiseyi hangi ortamda giymek istiyorsunuz?
Aradaki soruları lütfen siz çoğaltın ve kendi kendinize sorun. Şimdi bu soruların sonunda ne fark ettiniz?

SİZİN İÇİN BÜYÜK RESİM NEDİR? 

SİZ BU BÜYÜK RESMİN NERESİNDESİNİZ?

Aslında bu noktada bilinç ötenize geçtiniz… Standartlardan kendinizi çıkarttınız. Size sunulanın ötesini tercih ettiniz… Beyninizin görselini çalıştırdınız… kendinizi esnettiniz…geniş bir bakış açısı ile baktınız…olasılıkları gözden geçirdiniz ve bu olasılıklar içinde kendinizi gördünüz.. A’yı seçtiniz; beğenmediniz, B’ye geçtiniz.. hatta C’ye ve D’ye .. 
AMA EN SONUNDA… 

EN SONUNDA KENDİNİZ GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ ŞEKİLDE GÖRDÜNÜZ… 

TEBRİKLER….

Şayet kendi içinizdeki güce erişmek istiyorsanız, 
geniş açılı bir şekilde bakmayı öğrenin
(kendinizi sınırlamayın).

“Kendinizi sınırlamayın” cümlesini “Geniş açılı bir şekilde bakmayı öğrenin’in altında parantezde yazdım. Zira olumsuz ifadeler beyni doğrudan doğruya sınırlamaya itmektedir… Siz bunun farkında bile değilsiniz…Olumsuz ifadeler ve beraberindeki imgelemeler sizin vizyonunuzu yaratmanızda ya da varolan vizyonunuza ulaşmanızda en büyük engelinizdir. 


Olumsuz ifadeler ile SABOTE EDİLMEKTESİNİZ…
Bir şeyler yapmak istiyorsunuz; CESARETİNİZ mi yok? Senelerce bilinçli olarak her şeyi düşündünüz ve bu size hep engel oldu farkında mısınız? Bir süreliğine kapatın bilinç kameranızı ve bilinç ötesi kameranızdan bakın dünyanıza… Bu film sizin filminiz… Filminizi dikkatle izleyiniz bilinç ötesi kameranızdan.. Bir süre  sonra;

“O CESARET,
KENDİ İÇİNİZDEN ÇIKIP SİZİ BULACAKTIR, GÖRECEKSİNİZ”. 
(yeter ki isteyin…) 
Onu bulduğunuzda ise ;
“SİZİN İÇİN DEĞERİNİ
 MUTLAKA  AMA MUTLAKA TANIMLAYINIZ..”
(siz, içinde yaşadığınız toplum..vs) 

CESUR YOLCULARA SELAM OLSUN….

Kemal Basaranoglu
Kemal.basaranoglu@kemalbasaranoglu.com


Kemal BASARANOGLU

İnsan potansiyelinin ötesine geçmek için araştırmalar, çalışmalar yapıyorum.

1 yorum

Mustafa Karakaşlar · Aralık 8, 2019 5:37 am tarihinde

Çok doğru,bence ruh zihin tarafından etkilenebiliyor.Kötü zihin insan ruhuna baskı ve korku uyguladığında bu ruh bu bedende rahatsız olup,beyni hasta ediyor.Bence zihin maddenin görünmeyen hali.Madde de atomları ile zihnin hareket etmeyen cansız kokteyli.Ruh ile bilinç altı birbirine bağlı ve zihin ile etkileyebiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.