Uzaklardan
gelen bir uğultu sizi o tarafa yöneltmişti. İlerledikçe bir takım insanlar
görmeye başladınız. Üzerlerinde koyu giysiler olan uğultulu bu topluluktan; ara
ara ağlamalar da duyuluyordu. İnsanların arasından geçtikçe gözünüze bir tabut
göründü. Evet, bu bir cenaze töreni idi. Ama ölen kim?
Yanınızdaki kişiye
sordunuz ama size cevap vermedi. Aslında bu kişinin sizi fark etmediğini fark
ettiniz. Tabuta doğru ilerledikçe tabutun başında ön sıralarda ailenizi
gördünüz, daha sonra da iş arkadaşları ve sosyal çevrenizi.  Aslında bu
cenaze töreni sizin için düzenlenmişti!
Bir anda, 70
yıllık hayatınız, hep anlatıldığı gibi, bir film şeridi gibi gözünüzün önünden
geçti. Düşünmeye başladınız. Hayatınızda her zaman bir telaşe, koşuşturmaca ve
arayış vardı. Merkeziniz ağırlıklı olarak aileniz olmuştu. İlk olarak onlar için
gurur kaynağı olmalıydınız. Bu gurur kaynağını yaratmak için öncelikle öğrenim
hayatını başarı ile tamamlamış, iyi bir kurumda önemli görevler almıştınız. İlerleyen
süreçlerde hedefiniz, işe ve mülkiyete kaymaya başladı. Daha çok çalışıyordunuz
ve aynı zamanda bu çalışmanın karşılığında unvan, şan şöhret ve bir takım
fiziki mallar (araba, ev, ..vs) sahibi olmuştunuz. Kazanıyordunuz ve
kazandığınızı da yatırıma çeviriyordunuz. Bir gün hayatınızın kadını karşınıza
çıkmıştı ve onsuz hiçbir şeyi göremez oldunuz. Hayatınızın merkezine hiçbir
zaman yerleşmemişti ama önemli biriydi. Daha çok kazanmak, daha çok başarı elde
etmek, her şeyin daha çoğuna beraber sahip olmak istiyordunuz. Bu arada 2
çocuğunuz olmuştu ve onları istediğiniz gibi yetiştirmiştiniz. Bu süreci
gözünüzün önünde geçirirken, bir yandan da çevrenizdeki sesleri dinlemeye
başladınız.
Eşiniz
şöyle diyordu:
“O kadar çok
çalışıyordu ki, bizleri ihmal ettiğinin farkında bile değildi. Hala unutmam,
kızımızın doğum günüydü. İş yerinden gelen telefon onu koşarak işe götürmüştü…”
Kızınız ve
Oğlunuz:
“Babamız bizim ihtiyacımız olan her
şeye erişmemiz için çok çalıştı. Keşke biraz da kendine zaman ayırabilseydi, bu
hayatın tadını çıkarabilseydi…”
İş
arkadaşlarınızın birkaçı kendi aralarında şunları söylüyordu:
“Sürekli kendini ispatlamak için her işte yer almaya
çalıştı. Bunun çok fazla maddive manevi getirisini elde etti. Ailesiyle de
oldukça mutlu bir yaşantısı oldu. Tek problemi iş yerinde birlikte çalıştığı
birkaç kişi idi…”
…..
Bir an için
içinde bulunduğunuz durumu değerlendirmek istediniz. Size göre yaşadığınız
ömür; ailesine adanmış, hayatın tadı çıkartılmış ve aynı
zamanda da topluma hizmet edilmiş bir ömürdü
. Ama maalesef, kimse bunu ifade etmiyordu.
Varsayalım
ki SİZ öldünüz…
  • Cenaze töreniniz
    nerede ve nasıl yapılır?
  • Kimler törene
    gelir?
  • Bu kişilerin
    sizinle ilgili neler söylenmesini isterdiniz?
  • Bu söylenenlere,
    bugünkü davranışlarınız ile erişebilir misiniz?
  • Doğru yolda gittiğinize emin misiniz?



    Kemal Basaranoglu
    kemal.basaranoglu@kemalbasaranoglu.com

Kemal BASARANOGLU

İnsan potansiyelinin ötesine geçmek için araştırmalar, çalışmalar yapıyorum.

1 yorum

Adsız · Ağustos 30, 2013 8:52 am tarihinde

Yazıda bahsedilen kişi biraz mutlu olduysa, bazılarını mutlu edebildiyse ve doğru bildiği yoldan gittiyse dış gözlerin yorumları ne kadar önemlidir ?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.