Değer Verdiğim ve Saygı Duyduğum, Sevgili Çalışma
Arkadaşım,

Bu mektup ile sana 30 Aralık 2016 gününden,
koca bir yılı tamamlarken sesleniyorum. Bunu sana şu an göndermemin amacı,
önümüzdeki bir yıl içinde tarihin önemli simalarıyla kendi potansiyelini
nerelere taşıdığını sana müjdelemektir.

Kış ayında Mevlana seni Konya’da,  dergâhında ağarlayacak ve senin kalbine dokunarak
seni harekete geçirecek; “Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek
isteyen cama bakar; özünü görmek isteyen Can’a bakar”
, diyecektir. Bu sözler sana nefsini
tanımanın kapısını, aynı zamanda da özüne yaklaşmanın ilk adımlarını attıracaktır.
Daha sonra kışı, Paris’in güneyinde Auteuil’de Marcel Proust’la karşılaşarak
tamamlayacaksın. Sana, “Gerçek keşif yolculuğu yeni topraklara
ulaşmak değil, eski olanı yeni gözlerle görmek demektir”
diyecek ve sen
bir anda gözlerindeki buğuyu, belki de gözlüklerini silerek, karşında olan
bitene artık daha farklı bir gözle bakmayı öğreneceksin.

Bu farklı bakışların arkasında, ilkbaharı Lewis
Caroll’un Alice Harikalar Diyarında öyküsünde geçireceksin. Bir bakacaksın, Alice
yani sen, öyküdeki kediye ‘Hangi yöne gitmem gerekiyor?’ sorusunu
sormuşsun. Kedi sana “Sorunun cevabı nereye gitmek istediğine
göre değişir”
diyecek ve bir anda ilkbaharın son günlerinde
kendini Frankfurt’ta Johann Wolfgang von Goethe ile hayatının mihenk
taşlarından birini oluşturacak bir sohbetin derinliğinde bulacaksın. Goethe
sana;
“Kimse bizi aldatamaz, biz ancak kendi kendimizi aldatırız”
derken,
farkındalık seviyeni farklı bir noktaya taşımanda sana yol arkadaşlığı
yapacaktır.

Yaza Milton Erickson’un serin bahçesindeki
terapi seansıyla kendini “TAM ve BÜTÜN” olarak deneyimleyerek
gireceksin. Bu arada değişimin zorluklarıyla baş etmeye çalışırken kendini
Anadolu’da Şems-i Tebrizi ile bulacaksın. Değişim yolculuğunu Şems’le
oluşturduğun şu dizelerle kolaylaştıracaksın: “Düzenim bozulur, hayatımın altı
üstüne gelir diye endişe etme; Nereden bilebilirsin, hayatın altının üstünden
daha iyi olmayacağını?”

 

Sonbaharın ilk
günlerinde değişim yolculuğunu tecrübe edecek öyle anlar yaşayacaksın ki,
kaderini de bir taraftan sorgulayacaksın. O sırada Hindistan’dan Gandhi
yetişecek imdadına ve sana “Söylediklerine dikkat et, düşüncelere
dönüşür, Düşüncelerine dikkat et, duygularına dönüşür, Duygularına dikkat et, Davranışlarına
dönüşür, Davranışlarına dikkat et, alışkanlıklarına dönüşür, Alışkanlıklarına
dikkat et, değerlerine dönüşür, Değerlerine dikkat et, karakterine dönüşür, Karakterine
dikkat et kaderine dönüşür”
diyecektir.  İşte o an artık ağzından çıkanı kulaklarında
duymaya ve daha dikkatli davranmaya başlayacaksın.

 

Sonbaharı tamamlayıp
kışa, Efes’li Herakleitos’un “Değişmeyen
tek şey değişimin kendisidir
” ifadesini zihninde mırıldanarak ve 2017 yılının
yeni umutlarına kalbinde yer açarak gireceksin.

Tüm bu bir
yıllık yolculukta bu farkındalıkları beraber yaşama fırsatını bana verdiğin
için sana teşekkür ve minnetimi sunarım.

 

30 Aralık 2016

Kemal Başaranoğlu

2015 yılının son güncesini, ‘beraber bir takım olduğumuz arkadaşlarıma gönderdiğim’ yukarıdaki mektuptan oluşturmak istedim.

Hadi siz de kendi mektubunuzu oluşturup, ailenize, eşinize, dostunuza,… 2016 Aralıktan seslenin…

Yeni yılın sizlere yeni farkındalıkları, huzur, neşe, keyif
ve erdemler içinde getirmesi dileğimle.
Sevgiyle kalın…
Kemal Başaranoğlu


Kemal BASARANOGLU

İnsan potansiyelinin ötesine geçmek için araştırmalar, çalışmalar yapıyorum.

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.