Geleceğin Liderleri….

Dün gece rüyamda gelecekte
bir zaman dilimine doğru yolculuğa çıktım. Kalabalığın içinde geziniyordum. Etraf
rengârenk bir karnaval görünümündeydi. Kalabalığın her bir üyesine tek tek göz
attım.  Her yaş kadın ve erkeğin bir
arada olduğu, her dinden, her fikirden ve her görünüşten tam bir insan cümbüşüydü.
Şaşkınlık içinde yürümeye devam ediyor ama gördüklerime, duyduklarıma ve
hissettiklerime inanmıyordum. Bu gördüğüm ve alıştığım görüntülerden değildi.
Ben ilerledikçe insanlar kenarlara çekilerek bana yol açıyorlar, ben ise gözlerimi
insanların üzerinden ayıramıyordum. Bu ebruli renk cümbüşü içimi ısıtıyor, enerjimi
üst seviyelere taşıyordu.
Bir süre sonra aralarından
birinin bana sarıldığını gördüm. Heyecan, şaşkınlık ve biraz da korku
içinde, bana bakan bir çift gözün içine ben de bakmaya başladım. Sonra şaşkınlığımın
biraz azaldığı bir anda sordum kendisine; ‘Kimsin
sen?’
diye ‘insanım ben’ diye
cevap verdi ve elimi bir başkasının ellerine kilitledi. Şaşkınlığım artıyordu,
zira karşımdaki değerlerime çok ters karakterde biri görüntüsünde idi. ‘Nasıl
olur da, benim değerlerimle
örtüşmesen de, beni böyle sevgi ile kucaklayabilirsin?’” dedim, ‘Benim adım saygı’ dedi. Bir anda ona güven dolu olduğumu hissettim, korkum da
geçmişti bu arada. Sonrasında nasıl olduğunu bile anlamadan, bu defa
kendimi uçuk kaçık diye adlandırabileceğim birinin kollarında buldum. Tutkularından yükselen enerjisi ve gökkuşağını andıran
renkliliği ile etrafına ilham zerrecikleri
saçıyordu. Dayamadım sordum, ‘kimsin,
neyin nesisin? Bu kalabalıkta senin rolün nedir?’
diye, “Benim adım yaratıcılık” dedi ve tüm
gücü ile beni ileriye doğru itti, belki de fırlattı demek daha doğru olacaktır.
Çok hızlı bir şekilde sahneye doğru ilerlediğimi görüyor, ben ilerlerken
kalabalık yarılıyordu. Herkes bana bir şeyler söylüyor, bense söylenenlere ya sözlü cevap veriyor ya da anladığımı belirtir mimiklerle geri dönüş yapıyordum.
Geçilen mesajlar o kadar net ve karşılıklı alınıp veriliyordu ki, iletişim yeteneklerimizin bu kadar
hızlı gelişmiş olması büyük bir değişimin
gerçekleşmiş olduğunun farkındalığını bana yaşattı. Sahneye ulaştığımda karşımda
tüm olaylara bütünsel bakış açısı
ile yaklaştığını hissettiren ve lider olduğu her halinden belli bir karakter karşıladı.
Bir anda o karnaval ve o karnavalın renkli insanları gitti yerine az
önce saydığım tüm özelliklere sahip Mevlana’nın “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”unu yansıtan otantik bir insan gelmişti. Sonra
etrafıma tekrar baktığımda bu özelliklere sahip birçok birey belirmeye başladı ve bu bireyler takip eden büyük kalabalıklar…

05 Aralık Cumartesi günlerden “The World Game İstanbul” idi. Yukarıdaki
rüyam aslında bu etkinlikte gerçekleşen Liderlik Çalıştayı’ndaki ben ve içinde
bulunduğum ekibimizin hayalindeki gelecekteki liderinin tanımı idi.  

İlk kez katıldığım bu
organizasyonun benim için değeri; “Ufuk açıcı, umut dolu ve keyifli
konuşmalarla, geleceğin oluşturulduğu takım çalışmalarından biri olan Liderlik
grubunun bir parçası olmak” oldu.
Saygı, paylaşım dolu yeni bireylerle takım arkadaşı olmak
paha biçilmez bir tatmindi.
The World Game Bali 2016’da olur muyum şu an bilmiyorum ama
bir sonraki Türkiye buluşmasını sabırsızlıkla bekliyorum..
Kemal Başaranoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir