Sizce neden “İletişim Nefes Almaktır” ?


……………………………………………………………………….

Hayatın hangi noktasına bakarsanız
bakın, mutlaka her yerinde iletişimi görecek, duyacak ve iliklerinize kadar
hissedeceksiniz. Sabah kapıdan çıktığınızda karşınıza çıkan apartman görevlisi,
komşun, mahallenin kedisi ve hatta arabanız. İşte tüm bunlar sizi bir şekilde
iletişime geçmeye zorlayan etmenlerdir.
Bu güncede iletişimle ilgili teknik
bilgileri anlatmayacağım. Bunları seminerimde(*) zaten anlatıyorum. Ama iletişim
en basit ve güzel örneklerinden birini arıyorsanız, Ahmet Şerif İzgören’in “50
puanlık Sınav Sorusu”
nun ne olduğunu öğrenin.
İletişim ile ilgili aklınızda bulunması gereken en önemli şey, hayatımızı bakış açısı
ve 5 duyu organımızın algısı ile yaşamamızdır. Dr. Zerrin Başer’in 2014 yılındaki eğitimlerinden
birinde söylediği aşağıdaki cümle aslında bana bu semineri oluşturma fikrini vermişti.
“Aynı gezegende yaşayıp, iletişim
kazası yaşamamak bir mucize! Algılayış davranışı etkiler. Algılayış değişince
davranış da değişir.” 

Evet. Aslında hepimiz renkleri farklı
tonlarda algılarız. Hepimizin farklı farklı davranış kalıpları vardır. Dünyayı
algılayışımız açısından da tıpkı bir elin parmakları gibiyiz. Ah bir de şu
bizim evrensel adı altında topladığımız öğrenilmişliklerimiz yok mu?
Rahmetli babam hep “Ağzından çıkanı
kulağın duysun!” derdi. Dilimize hâkim miyiz? Dilimizden çıkanı karşı taraf duyuyor ve dinliyor mu? Sahi biz dinliyor muyuz ki, karşı taraf da bizi
dinlesin
. Buyur şimdi buradan yak! J
Sağlıklı bir iletişimi tanımak ve kendinizde küçük bir karınca adımı
ilerleme kaydetmek isterseniz, beklerim
Son söz: “Nefes alış dedik de neden
nefes veriş yok” diyenlere. Önce temiz havayı içimize çekip kendimizin farkına
varalım, gerisi zaten akışın içinde…
Kemal Başaranoğlu


(*) Hayatımın en önemli değerlerinden
birkaçını eğlenmek, keyif almak ve katkı sağlamak oluşturmaktadır. 2012
yılından beri atölye çalışması içeren seminerler vermekteyim. Seminer diyorum,
çünkü benim derdim her konuşmanın, sohbetin ya da çalışmanın arkasında katkı da
sağlamaktır. Seminerime gelenler neler ile karşılaşacak: “Katılımcılara bir
taraftan bilgi verirken, diğer taraftan kendilerini sorgulatıp, üzerinde çalışması
gereken noktayı/noktaları kendisine tespit ettiriyorum. Uğurlama faslımızda eylem
planını yine katılımcıya tanımlattırıyorum. 

Elbette bunu yaşamak isteyerek gelenlere ve buna niyet edenlere…



Seminer, 14 Mart Pazartesi günü, Bursa Nilüfer Dernekler Yerleşkesi’nde:
https://www.facebook.com/events/1172841342749700/


Kemal BASARANOGLU

İnsan potansiyelinin ötesine geçmek için araştırmalar, çalışmalar yapıyorum.

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.