Ormana iki buçuk metre uzunluğunda tahta bir çit kurun.
Tuzak olarak bir miktar yem koyup bir haftalığına ortadan kaybolun.
Tilki basit bir tuzağa düşmeyecek kadar kurnazdır ve sizi koklayıp çitten günlerce uzak duracaktır. Ama eninde sonunda gelecek ve yemi yiyecektir.
Haftanın sonunda birincisine dik açıda ikinci bir çit döşeyin ve yine yem bırakın.
Tilki birkaç gün çitten uzak duracak, sonra bir kez daha yemi alacaktır.
İkinci haftanın sonunda üçüncü bir duvar ile bir de kapı inşa edin. Tekrar yem bırakın.
Bir ay sonunda geri geldiğinizde tilki güvenli alanı içinde hoplaya zıplaya neşeyle oynuyor olacaktır ve artık yapmanız gereken tek şey kapıyı kapatmaktır. Tilki kapana kısılacaktır.
(İkarus YanılgısıSeth Godin)

Kariyer planlaması, X ve Y jenerasyonun üzerinde en çok koçluk aldığı konulardan biridir. Zira bu jenerasyondakiler yıllarca iyi meslek, iyi üniversite, iyi iş, iyi şirket, iyi maaş, iyi primler,… vb. gibi, içinde iyi sıfatını içeren cümlelerle yetiştirildi. Aslında bu iyi yıllardır bilinen, Maslow piramidinde de var olan ve hikayemizdeki tilkinin de güle oynaya yaşadığı kapalı güvenli alanın tanımıdır.
Kimi zaman farkındasınızdır doğru yerde olmadığınızın. Ama bir türlü de güvenli alanınızdan çıkamazsınız. Bu güvenin konforla tam olarak üst üste örtüşmüş halidir.  Güvenlik ve konfor arayışı aslında memeli hayvanların ikinci seviye beyin kapasitesi olan duygusal beyninin kullanılmasıdır. Bir araya gelme, korunma ve mevcut durumu korumak için.
Mevcut işinizde mutlu da olabilirsiniz, mutsuz da… Neden kurum içi farklı bir pozisyona geçmek için çaba harcamıyorsunuz? Ya da farklı bir kurumda şansınızı denemiyorsunuz? Ya da kendi işinizi kurarak yeni bir katma değer yaratmıyorsunuz? Eminim ki, Richard Beckhard’ın değişim formülünde yer alan tatminsizlik, vizyon ve ilk adımlara da sahipsiniz. Hatta belki de çok şiddetli bir şekilde. Peki neden o zaman bu değişim gerçekleşmiyor?
Hayvanları izleyin. Bir kedi yavrusunun başı belaya girince anne kedi gelip yavrusunu ensesinden tutarak korur. Öte yandan maymunlarda ise kurtuluşun anahtarı anne maymunun sırtına tutunmaktır. Kedi yavrusu kurtarılmaya muhtaç iken, maymun yavrusu kendini kurtarmak zorundadır. Siz kedi yavrusu rolünü mü alıyorsunuz? Yoksa maymun yavrusunu mu? Sorun bakalım kendinize kedi yavrusu rolünde kurtarılacağınıza inanıyor musunuz? Ya da maymun yavrusu olunca ne hissediyorsunuz. İçinizden gelen ve sizi korkutan duygu ve seslerin mi farkına vardınız? Ya da daha önceden sizlere anlatılan hikayelerdeki kişiler mi gözünüzün önünden geçti?
Şunu artık kendinize itiraf etmediyseniz, itiraf etmeye ne dersiniz? Bulunduğunuz ortamın üzerinizde bıraktığı konfordan dolayı kedi yavrusu olmayı seçiyor olmayasınız? Ne de olsa, çalıştığınız yerde tatminsiz ya da mutsuz olsanız bile, oradaki kişileri avucunuzun içi gibi biliyorsunuz. Sahip olduğunuz koşullar da sizi orada tutuyor olabilir. Kimin ne tepki vereceğini, kimi nasıl idare edebileceğinizi ve belki de sahip olduğunuz imkanların (sosyal statü, maaş, yan haklar, hatta ailenin övündüğü veya çevrenin hayranlıkla baktığı bir sorumluluk…vs.) verdiği güven ve konfor duygusu.
Aklıma bir hikâye geldi tam da şu an.  Bir kümeste iki tavuk kendi arasında konuşuyormuş. Büyük yumurta yumurtlayan tavuk böbürleniyormuş: “Biliyor musun? Benim yumurtam pazarda 1,5 lira ediyor”. Diğer tavuk da gayet alaycı bir şekilde, “Kardeş valla 50 kuruş için o kadar yırtınmaya değmez!”.
İş değişikliği bir proje olarak alırsanız, bu projeyi yapmanın maliyetini yapmanın yanında nasıl görüyorsunuz? Cevap birçok kişi için yapmamak oluyor. Zira güvenli limanların konforu da çok oluyor. Bir de düşüncelerinizi şu noktaya taşıyabilir misiniz? Ya ilk baştaki hikayedeki tilki gibi yıllar içinde etrafımızda çitler örülmüşse! Hatta bu çitler bizlere daha öncekilerden aktarılmışsa ve sadece bu alanda hayatımızı geçiriyorsak?
Bilim insanlarının maymunlar üzerinde yaptığı deneyi bilirsiniz. Bir kafese 3 maymun alınır. Kafesin ortası bir merdiven ve merdivenin üzerine de tavandan asılmış ve elektrik verilmiş muzlar. Her bir maymun muza gittiğinde elektrik akımına kapılır. Bir süre sonra maymunlar muza gitmekten vazgeçerler. Kafesteki maymunlardan biri alınır ve yerine yeni bir maymun konur. Bu maymun da muza doğru harekete geçer. Geçer geçmesine de diğer 2 maymun çok kötü bir şekilde yeni gelen maymunu döverler. Bu arada maymun neden dövüldüğünü bilmediği gibi, muzlara doğru gitmekten artık vazgeçer. Daha sonra ilk maymunlardan biri daha alınır ve yeni bir maymun daha kafese gönderilir. Senaryo aynıdır, yeni maymun da muza doğru atılır ve diğer iki maymun tarafından bir güzel benzetilir. İşin ilginci neden dayak yediğini bilmeyen ilk yeni maymun en sert tokadı atıyordur. Daha sonra kafeste kalan ilk maymunlardan sonuncusu da (elektriğe kapılan) alınır, yerine yeni maymun konur. Bu sırada muzlara verilen elektrik de kesilir. Senaryo tıpkı bir önceki gibidir. Son maymunda muz yerine dayağa doyar. Kafeste 3 maymun ve elektrik olmayan muzlar olmasına rağmen, hiçbiri bu muzlara gitmeyi bir daha akıl etmez.
Yaptığınız işlerdeki örüntülere (patern) dikkat edin. Bakın bakalım ne fark edeceksiniz? Aynı şeyleri mi tekrar ediyorsunuz? Aynı zaman dilimlerinde sabahı akşam, akşamı sabah etme, yıllardır farklılıklar olsa dahi benzer işler yapma, işler değişse bile benzer çalışma metodolojisini uygulama, alışkanları devam ettirme, kariyerine belki de hayatına bilinen şekilde devam etme. Yani birilerinin yıllar önce tanımladığı ve bizlerinde başarılı (!) bir şekilde uyguladığımız güvenli alan ile konfor alanını üst üste örtüştürmek.  Sizi, iş tanımı standartlaştırılmış her gün, her saat, her dakika defalarca aynı işi yapan bir çalışandan ayıran şey nedir?  
Kendinizi hikayedeki tilki olarak (ya da bir kedi ya da bir maymun olarak) hayal edin. Yıllarca aynı çitler arasında güle oynaya koşuşturduğunuzu, beslendiğinizi ve zamanınızı geçirdiğinizi gözünüzün önüne getirin. Bir an için o güvenliğiniz olan çitlerin orada olmadığını ve hatta uzun yıllar önce oradan kaldırılmış olduğunu öğrenir ya da fark ederseniz, kendinizi nasıl hissederdiniz?
Siz hala iyi …” diye tanımlanmış şeylerle kendinizi avutarak yaşadığınızı sanıyor olmayasınız?


Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Koç

Kemal BASARANOGLU

İnsan potansiyelinin ötesine geçmek için araştırmalar, çalışmalar yapıyorum.

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.