Arabanız var mı?  Arabanız
yoksa bile, mutlaka arabası olan birini tanıyorsunuzdur. Ve onların araçları
ile olan iletişimlerini…
Türkiye’nin otomobil üreten en büyük fabrikalarından birinde
yıllarca çalıştım. Üretime destek veren görevlerde yer alarak aracın nasıl
yoktan var edildiğini defalarca gözlemledim. Her bir arabanın binlerce parçadan
oluştuğunu ve bu parçaların ciddi bir özen ve dikkatle birleştirildiğini ve bu
birleşen parçaların ortaya çıkardığı mekanik şaheserin günlük yaşantımızdaki
önemi tartışılmaz.  Peki bu mekanik
şaheser bir kere oluşturulduktan ve onu satın aldıktan sonra onu olduğu gibi mi
kullanıyorsunuz?
Aracın mükemmelliğinin korunması için onu günlük, haftalık,
aylık kontroller  ya da belli
kilometrelerde bakıma aldırtıyoruz. Lastiklerin hava basıncını, yağını, suyunu
kontrol ettiriyoruz. Zamanı geldiğinde eskiyeni (lastik, polen filtresi, ..vs)
değiştiriyor ya da tamamlıyoruz (yağ, klima gazı). Bu sayede, aracın ilk günkü
performansının korunmasını ve fiziksel durumunun iyi olmasını garanti altına
alıyoruz. Bu aracı alanın ona verdiği değerle ilişkili olduğu gibi, aynı
zamanda üreten firmaların da önerisi…
Şimdi insanı düşünün, bir şekilde yetişiyor, eğitiliyor ve bir
takım kurumlarda akademisyen, kamu ya da özel sektör çalışanı oluyor. Bu
noktaya kadar sahip olduklarını önce aldığı sorumluluğa yansıtıyorlar, daha
sonra kendi becerilerine yeni beceriler ekleyerek sahip olduğu kalitesini daha üst seviyelere taşıyor. İnsan gelişen, değişen bir canlı olduğuna göre,
kurumlar ve bu kurumlardaki yöneticiler bu gelişen ve değişen canlıya ne kadar
değer veriyor? Onun psikolojik ve fizyolojik ihtiyaçlarını ne kadar düşünüyor?
Yoksa onun yerine onun meydana getireceği ürüne mi odaklı?

Bu arada, size dair bir şeylerin uygun olmadığını ya da
yolunda gitmediğini düşünüyorsanız, öyle sessiz sessiz durmamanızı öneririm,
tıpkı arabalar gibi. Arabalarda bir sıkıntı olursa gösterge paneline önce bilgi
düşer. Genellikle şoför bu mesajı alıp, gereğini yapar. Şayet yapmazsa araç tamamen
çalışamaz hale gelir. Bu da daha büyük bir maliyet olarak geri
döner. Tıpkı kurumların çalışanlarının mesajlarını doğru yönetemediğinde
çalışanı kaybedip, daha büyük maliyetlere katlandığı gibi.

Artık, eski tip performans ve karlılık düşüncesinin önüne
insanı koyduğunuzda elde edeceğiniz performans ve karlılığın değerini ve bu
değerin kapsayıcılığını fark edebilir musunuz?
Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Koç

Kemal BASARANOGLU

İnsan potansiyelinin ötesine geçmek için araştırmalar, çalışmalar yapıyorum.

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.