Back

Sıkışmışlık Potansiyel için Fırsattır!

Günümüz iş dünyası profesyonellerinin en büyük sıkıntısı içinde bulunduğu “sıkışmışlık”!

“Sıkışmışlık” aynı zamanda en büyük fırsatları da.

Nasıl oluyor da en büyük sıkıntı aynı zamanda en büyük fırsat oluyor? Anlatayım.

Öncelikle iş hayatında yaşanabilecek “sıkışmışlıklar” ya içerden ya da dışardan gelir.

Dışardan gelen sıkışmışlıkları kurumlardaki yönetimler, ekip arkadaşları yaratabileceği gibi kimi zaman eşten ya da ebeveynlerden de gelebilir.  

İçerden gelen sıkışmışlık ise kişinin kendi dürtülerinin onu zorlamasıdır. Bu durumu potansiyelini kullanamayan çalışanlar yaşar. Daha fazlasını yapabileceğini bilirken, içinde bulunduğu organizasyon ona bu fırsatını vermez. Uzunca bir süre bunu kabullenen kişi, artık bir yerden sonra kabullen(e)memeye başlar. Ve hikaye o gün orada başlar.

22 yıllık iş dünyası deneyimime önce iş süreçleri analisti olarak başladım. Sonra proje yöneticisi ve daha sonra hiyerarşik yöneticilik ile devam ettim. Son 6 yıldır kendi işimi, profesyonel koçluk ve koç meslektaşlarıma mentorluk yaparak devam ediyorum. Ben bahsettiğim bu sıkışmışlıkları defalarca deneyimledim. Yaptığım çalışmalarda çok bocalayan insan gördüm. Gördüğüm şeylerin bir kısmı çok tanıdıktı, ben de yaşamış bir şekilde çözmüş ya da kabule geçmiştim.

Sıkışmışlık nereden geliyor biliyor musunuz?

  1. Ne yapacağını bilememek,
  2. Biliyor olsa da o kararı alamamak ya da alırsa kararın arkasında duramayacağına inanmak,
  3. Cesaret edip hareket geçmek yerine, düşünme süreçleri içinde kendini kaybetmek, ürkmek – far gören tavşan haline gelmek,
  4. Diğerlerinin ne dediğini gereğinden çok daha fazla önemsemek.

Hepimiz tekiz-özeliz. Hepimizin farkındalıkları, becerileri ve inançları var. Ve aynı zamanda başkalarının inançlarını da sahibiz. Farkında olsak da olmasak da başkalarının inançlarını kendimizde barındırıyor ve kendi inançlarımızı onlarınkilerin kontrolünde yönetiyoruz. Kimi zaman onların inançlarını bir şekilde de satın alıyor kendimize ait sanıyoruz. İnançlar olumlu ise, sıkıntı yok aksine bizi destekler. Peki ya olumsuzsa, işte o zaman çok ciddi sıkıntı. olur. Zira “potansiyeli deneyimlenmemiş” bir yaşamla karşı karşıya kalırız.

İşin kötü tarafı kendimizi bir arkeolog gibi kazımadığımız kendimizle ilgilenmediğimiz sürece, içimizde bulunan o gerçek potansiyeli görme şansımız da yok. Dikkatli, özenli bir çalışma yapmaya ihtiyacımız var. Yapmazsak ne olur, sahip olduğunuz hazineye rağmen sefil hayatı yaşarız.

Profesyonel koçluk hizmeti, öz değerlendirme becerisi geliştiren ve kişinin kendisini – kaynaklarını sorgulaması için kullanılan güçlü ve sonuç veren metodoloji. Kurumsal kariyerimde yaşadığım sıkışmışlıkta 2,5 yıl boyunca aldığım koçluk hizmeti ile,

  • Önce kendi sınırlarımı gördüm,
  • Sonra ne istediğimi netleştirdim,
  • Daha sonra harekete geçip kendimi sağlıklı ifade ettim,
  • Ve en sonunda ise kurumsal kariyer yol haritamda bir mihenk taşı olan hiyerarşik bir sorumlulukla yönetici pozisyonuna geçtim.

Yöneticiyken aldığım koçluk hizmetleri,

  • Vizyonumun değişmesine,
  • O vizyona giden yolda içimdeki cesaret tohumlarının patlayıp fidana dönüşmesine,
  • Ve yeni kariyerimin ayaklarının yere sağlam basmasına yardımcı oldu.

Bugün hala koçluk hizmeti almaya devam ederek üstü örtülü henüz bilmediğim farklı potansiyellerimin arayışındayım. Daha fazlasının olduğuna inanıyor ve sürekli onu arıyorum. Bu arada sonuçlar da beni hiç şaşırtmıyor. Biliyorum ki, keşfettiğim her potansiyelim yeni bir hazinem. Bunun için harcadığım her kaynağım bana bazen zaman bazen para bazen iç huzur ve tatmin olarak bana geri dönüyor.

Şimdi hep “BEN” dedin diyebilirsiniz. Özür dilerim, kariyer yolculuğunun dikenli yollarında kolu bacağı kanayarak ilerleyip, kendi işini yapmak üzere okyanusa atlayan ve aynı zamanda bugün farklı kariyer yolculuklarına da eşlik eden benim amacım neler deneyimlediğimi size kısaca aktarmak.

Ama bir şeyi itiraf edeyim mi? Yukarıda yazdığım aslında sadece benim hikayem değil, bugün çalıştığım birçok dostumun da hikayesi. Aslında bu “Senin Hikayen”, istesen de istemesen de.

2019-2020 yılında Amerika’da bulundum. Ve orada Türkiye’nin dışındayken Türkiye’deki iş dünyası profesyonellerini düşündüm. Elimde çok fazla veri vardı. O güne kadar yaptığım koçluklar, atölye çalışmaları ve iş dünyasındaki dostlarım ile görüşmelerim sonucunda, insanları harekete geçmekten alı koyan, atalete sokan hipnozun “ACABA YAPABİLİR MİYİM?” olduğunu fark ettim.

“Acaba yapabilir miyim?” aslında bugünün birçok iş dünyası profesyonelinin (en alt kademesinden en üst kademesine) yaşadığı acı sendromu ifade ediyor. Aslında birçok başarısı olan profesyoneller nedense yine de “Yapabilirlik”leri konusunda şüpheli.

Kimisi buna yaş diyor, kimisi içinden geldiği aileyi – coğrafyayı suçluyor, kimisi diğerlerinin görüşlerine kendi görüşlerinden çok daha fazla değer veriyor. Halbuki bunlar kişiyi olması gereken yere götüren yolda sadece birkaç parametre olabilir. O zaman şöyle bir soru aklıma geldi: “İnsanların potansiyelini nasıl harekete geçirebilirim?”

Amerika’da araç kullanırken bir an gözüme “SPARKS” tabelası çıktı. O an aslında hayatımda benim için çok önemli bir kelimeyi fark etmiştim. “Spark” kıvılcım demekti, “sparks” kıvılcımlar. Potansiyelini fark et, harekete geç sloganını kullanan çok kişi vardır. Hatta benim eski programımın da adıdır. Amerika’da 20 yıllık iş dünyası deneyimimi gözden geçirdiğimde çok net fark ettiğim bir şey var ki; insanlar kendi potansiyellerinin olduğunu çoğu zaman biliyor ya da hissediyor. Ama dışardaki uyaranlar o kadar çok ki, kendilerine ait olmayan iç sesleri (bazen de en yakınlardan gelmek üzere dış sesleri) daha baskın bir şekilde duyuyor.

Sparks, aynı zamanda insanların kendilerine ait- öz seslerini duyması için de bir fırsat. Yani potansiyelin bir kıvılcım ile buluşması. Kıvılcımın o büyük ateşi oluşturması. Potansiyelini Ateşle bu şekilde doğdu aslında.

Potansiyelini Ateşle, sıkışmışlık içinde zihni bunalan ve artık bir şey yapmak isteyen dostlar için var!

Potansiyelini Ateşle, kendi sınırlarını zorlamak isteyenler için var.

Potansiyelini Ateşle, yeniye giderken yol arkadaşlığı arayanlar için var.

Bugün bu yazıyı burada bitirirken, potansiyel ateşlenirse “ne olur”un da cevabını vermek istiyorum.

1,5 yıldır Potansiyelini Ateşle programıma katılan katılımcılarımın elde ettikleri sonuçlara bakınca,

  • Kurumsal kariyerde daha sağlam adımlar atıp liderlik pozisyonlarını elde etmeyi,
  • Girişimcilikte vizyon genişlemesi ile büyümeyi,
  • Bırakılamayacak kariyerlerin, bırakılamayacak kurumların olmadığını fark etmeyi ve bunları bırakılarak hem psikolojik hem de zihinsel özgürlük elde etmeyi,
  • Daha farklı kurumlarda önü açık pozisyonlar ve daha iyi koşullar elde etmeyi,
  • Girişimciliğe adım atmayı başardık.

5 ay sürecek “koçluk – mentörlük” iç içe programımda bizimle olmak istersen bana ulaşabilirsin.

Ama öncesinde şu linkten programı ve katılımcı görüşlerini okumanı-izlemeni ve hatta ön koşullara uygun olup olmadığını da kontrol etmeni rica ediyorum.

Potansiyelini ateşlersen senin hikayen olur.

Yaşamın anlamı da “senin hikayen”de saklı!

Kemal Başaranoğlu
Kemal Başaranoğlu
https://www.kemalbasaranoglu.com

2 comments

Leave a Reply