HBR Türkiye – Mayıs: Görüşmelerde Başarılı Olmak İçin 3,5 Kuralı

İş dünyasında kariyer basamaklarını bir bir çıkmanın verdiği heyecan ve tatmin tadından yenmez.  Normalde hayatlarında başarı, tatmin ve denge kavramlarını iyi bilen kariyer avcıları, alacakları görev ve sorumluluk yükseldikçe ve sosyal olarak önem atfedilenler oldukça (üst düzey liderlik gibi), görüşme öncesinde agresifleşip panikleyebiliyor. 

İş dünyasında kariyer basamaklarını bir bir çıkmanın verdiği heyecan ve tatmin tadından yenmez.  Normalde hayatlarında başarı, tatmin ve denge kavramlarını iyi bilen kariyer avcıları, alacakları görev ve sorumluluk yükseldikçe ve sosyal olarak önem atfedilenler oldukça (üst düzey liderlik gibi), görüşme öncesinde agresifleşip panikleyebiliyor. 

Görüşmelerde Başarılı Olmak İçin 3,5 Kuralı’nın devamı için

https://hbrturkiye.com/blog/gorusmelerde-basarili-olmak-icin-3-5-kurali

Kemal Başaranoğlu, MSc,PCC, NLP MP

Profesyonel Koç

www.kemalbasaranoglu.com

 

HBR Türkiye – Nisan: Küçük Albert’lara Dönüşmeyin

Bugünlerde birçok profesyonel, iş hayatı ile ilgili kaygılar yaşıyor.

Bugünlerde birçok profesyonel, iş hayatı ile ilgili kaygılar yaşıyor. 

Fasit Döngüden Nasıl Çıkılabilir?

Yazının tamamını okumak için 

https://hbrturkiye.com/blog/kucuk-albert-lara-donusmeyin

Kemal Başaranoğlu, MSc,PCC, NLP MP

Profesyonel Koç

www.kemalbasaranoglu.com

HBR Şubat: Koçluk Almanın Liderler İçin 3 Cezbedici Nedeni

….

Bugün düne göre daha kompleks, öngörülemez ve değişken bir dünyada yaşıyoruz. Bunun sonucunda anlamak ve anlaşılmak, dinlemek ve dinlenmek, karar almak ve karar aldırmak, madalyonun iki yüzü gibi duruyor. 

Bugün düne göre daha kompleks, öngörülemez ve değişken bir dünyada yaşıyoruz. Bunun sonucunda anlamak ve anlaşılmak, dinlemek ve dinlenmek, karar almak ve karar aldırmak, madalyonun iki yüzü gibi duruyor. 

“İnsanlar ne zaman gerçekten yaşamaya başlar? Ölümle yüz yüze geldiklerinde” Anthony Robbins – TED 2006 – Why we do what we do?

…..

Ian McDermott ve Wendy Jago, Koçluğun Kutsal Kitabı’nda yönetici ve liderlerin profesyonel koçluk hizmeti alarak,

Ian McDermott ve Wendy Jago, Koçluğun Kutsal Kitabı’nda yönetici ve liderlerin profesyonel koçluk hizmeti alarak,

  • Düşüncelerini berraklaştırdıklarını,
  • Kısıtlayıcı inançlarını değiştirdiklerini,
  • ….

Devamı https://hbrturkiye.com/blog/kocluk-almanin-liderler-icin-3-cezbedici-nedeni adresinde..

Kemal Başaranoğlu, PCC

Profesyonel Koç

HBR Türkiye- Şubat: Koçluk Almanın Liderler İçin 3 Cezbedici Nedeni

İş dünyası liderleri bu kompleksliği basitleştirmek, öngörülemez olanı öngörülebilir kılmak ve değişkenliği değer yaratan fırsatlara dönüştürmek için yaşamlarına profesyonel koçları dahil ediyor.

Ian McDermott ve Wendy Jago, Koçluğun Kutsal Kitabı’nda yönetici ve liderlerin profesyonel koçluk hizmeti alarak kazanılacak becerileri şöyle sıralar….

Yazının devamı HBR Türkiye’de..

https://hbrturkiye.com/blog/kocluk-almanin-liderler-icin-3-cezbedici-nedeni

Kemal Başaranoğlu, MSc,PCC, NLP MP

Profesyonel Koç

www.kemalbasaranoglu.com

Koçluk Neye Benzer ?

Bahçeli bir evinizin olduğunu hayal edin. O kadar yoğun bir tempo içindesiniz ki, o bahçeye yeterince ilgi göstermiyorsunuz.  Zamanla bahçenizde ağaçlar, çiçekler yetişmiş ancak, bir terslik var, aynı zamanda yabani otlar belirmiş. Siz bahçe ile yeterince ilgilenemediğiniz ya da yetemediğiniz için ağaçlar istediğiniz gibi değil, fidanlar sağlıksız otlar da tüm bahçeyi sarmış durumda.. Öyle ki bahçenin en büyük ağacının üç adım önüne gömdüğünüz hazine sandığı bile artık aklınızda değil.

Bir gün bir şekilde bu bahçeye bakım yapma kararı verdiniz. Önce yabani otlarını temizlediniz. Sonra sağlıksız fidanları budadınız. Toprağı çapaladınız ve yeni çiçekler, fidanlar diktiniz. Toprağın ihtiyaç duyduğu gübre ve mineraller ile suyu toprakla buluşturmaya başladınız. Bahçeniz artık sizin gözünüze daha bir güzel görünmeye başladı ve siz de artık bu bahçede oturup keyifle kahvenizi içmeye başladınız. Ortamın istediğiniz hale gelmesi size bir anda bahçedeki hazinenizi hatırlattı. O an içeri küreğinizi almaya giderken, o hazinenin farkındalığının hayatınızın bütününe katacağı değeri hayal etmeye başladınız.

Günümüzde her yerden uyaranlar alıyoruz. Bu uyaranlar kimi zaman bizi gündemimizden uzaklaştırabiliyor. Gündemden uzaklaşmak da aslında zihnimizde oluşan yabani otlar gibi. Odak ve niyetin zihne kattığı farkındalık, kaynaklarınıza ulaşmanızı yani hazinenizi bulmanızı sağlıyor. O hazineyi artık istediğiniz şekilde kullanmak sizin tercihiniz.

Tıklayıp formu doldurun size ulaşayım.

Profesyonel Koç Olma Yolundakilere Öğütler…

Deneyimli Bir Profesyonel Koç’un, Koçluk Yolculuğuna Çıkan Profesyonel Koç’a Öğüdü!

Deneyimli Bir Profesyonel Koç’un, Koçluk Yolculuğuna Çıkan Profesyonel Koç’a Öğüdü! (*)

 

 

Ey Profesyonel Koç!

Artık “Profesyonel”sin,

Bundan sonra konuşmak koçluk alanlarına; dinlemek sana…

Dırdırlanma onlara; onları tam zamanında bölmek, yola koymak sana…

Hikâye yazmak onlara; “hikâyeye değil onlara koçluk yapmak” sana…

Kopmak, dağılmak onlara; toparlamak, gündeme getirmek sana…

 

 

Ey Profesyonel Koç!

Bundan sonra “geçmiş” onlarda; ana getirmek ve geleceğe götürmek sende,

“Harekete geçmek” onlarda, “bunun değerini fark ettirmek, yol arkadaşlığı yapmak” sende,

Geçmişte dolanmak onlarda, geleceğin mucize anlarına taşımak sende.

 

 

Ey Profesyonel Koç!

Sabır çok önemlidir.

Bir profesyonel koç sabrederek, odaklanarak ve azimle koçluk alanlarını oluşturur,

Vaktinden önce çiçek açmaz, ham armut yenmez;

Yense bile bağrında kalır.

Yetkin olmayan, sabırsız bir koç da tıpkı ham armut gibidir.

 

 

Ey Profesyonel Koç!

Yaptıkların, insanlığa yarar getirsin,

Işığını parıldatsın.

Uzaklardakilere de dalga dalga ulaştırsın.

Sana kendini geliştirebileceğin niş alanlar,

Farkındalık katabileceğin insanlar getirsin.

 

 

Ey Profesyonel Koç!

Yükün ağır, işin çetin, gücün “Kararlı, Odaklı, Çalışkan Olmana” bağlı.

Aldığın eğitimlerin,  aldığın koçluklar, yaptığın koçluklar,

Mentörlükler ve süpervizyon en büyük yardımcındır,

Profesyonel Koç’luğunun başarısının garantisidir.

Sen ve diğer gelişime açık profesyonel koç arkadaşların,

İnsana ve insanlığa farkındalık katmak istediğinde,

Yetkin koçlar, mentörler, süpervizörler her zaman destek olmaya hazırdır

 

Ey Profesyonel Koç!

Bir Profesyonel Koç bir hafta koçluk yapmadı mı,

Allah korusun, huzursuz olur!

Koç kişi harekete geçmezse uyuşur.

Uyuşunca laflamaya başlar, laf atalete dönüşür.

Atalet başlayınca da gayri iflah etmez.

Profesyonel KOÇ Olmaz!

Sen sen ol!

Her hafta en az 4 koçluğun olsun.

Olsun ki, PROFESYONEL KOÇ Ol!

Koç Olan, koçluğunu yapar,

Geriye farkındalığı, gelişen, değişen ve dönüşen bir insan bırakır.

 

 

Ey Profesyonel Koç!

En büyük zafer nefsini tanımaktır.

Bir Profesyonel KOÇ olarak OLDUM deme,

Hep Olmak üzerine kendini geliştir.

Her koçluğunun arkasından kendini değerlendir!

Düşman, insanın kendisidir.

Dost ise, nefsi tanıyanın kendisi.

 

Ey Profesyonel Koç!

İnsana dokun ki insan içindeki olumluyu ortaya çıkarsın.

Ona her zaman kucak aç! Varlığını duy!

İnsanı harekete geçiren de diri tutan da, insanın içindeki iyi taraftır.

 

Ey Profesyonel Koç!

Her anın insan, odağın insanlık için olsun!

Muhtaç olduğu kudret, kendi iç kaynaklarında saklıdır!

 

Kemal Başaranoğlu, PCC

30.12.2018

(*) Şeyh Edebali’nin Osmangazi’ye nasihatından esinlenilmiştir.

2019 Yılı Mahsulünü Bugünkü Hedefleriniz ile Oluşturun!

“Modern hayatın güzelliği ve tehlikesi şudur: Kendi yönünüzde hareket etmeniz gerekir, yoksa başkaları sizi kendi yönlerinde hareket ettirir. Eğer ne istediğinizi bilmiyorsanız, size, sizden ne yapmanızı istediğini söyleyecek ve bunu size yaptırmaya çalışacak birilerini kolayca bulursunuz”.

2019 yılı mahsülünü en iyi şekilde almak için;

1. Kendinize 2019 yılı için bir ajanda alın.

2. Ajandanıza öncelikle 2019 yılı için hedeflerinizi SMART bir şekilde yazın.

3. Hedeflerinizin değerini sorgulayın.

4. Kendinize, tıpkı işletmelerin yaptığı gibi, yıllık bir gelişim bütçesi oluşturun ve bu bütçeyi nasıl kullanacağınıza karar verin.

5. Sosyal sorumluluk projelerinde yer alın!

6. Tatil planlarınızın yanına kültürel öğrenme ekleyin.

7. Öngördüğünüz şeyleri gerçekleştirmek üzere bir plan oluşturun.

Detayları ve sizi yolda tutacak diğer adımları, Harvard Business Review’de

Kemal Başaranoğlu, PCC, NLP MP

Profesyonel Koç

Küçük Bir Farkındalıkla Büyük Taşları Oynatın

80-20 Kuralı adlı kitabında Richard Koch Harvard’da filoloji profesörü olan George K. Zipf’tin bu kuralı yeniden keşfi ve detaylandırılmış hali olan “En az çaba kuralından” bahseder.

“Kaynaklar (insan, mal, zaman, beceri ya da üretken olan her türlü şey) kendilerini işi minimize etmek üzere düzenlemeye eğilimlidirler, ki böylece herhangi bir kaynağın yaklaşık yüzde 20-30’u o kaynakla ilintili aktivitenin yüzde 70-80’ine tekabül eder.” George K. Zipf

Bill Gates’in “Zor işleri hep tembel birine veririm. Çünkü o mutlaka o işi yapmanın kolay bir yolunu bulur” sözü En Az Çaba Kuralı’nın bir uygulaması olabilir mi?

Aktif koçluk ve danışmanlık yapan, yöneticiler ve çalışanlarla çokça zaman geçiren biri olarak bugüne kadar “farkındalığım yok” diyen birini görmedim. Aksine her seferinde “benim farkındalığım diğerlerine göre çok yüksek” cümlesini defalarca işittim. Bu cümlelerin, içine girilen çalışmalarla beraber “farkındalığım yavaş yavaş artıyor” cümlesine dönüştüğüne de defalarca şahit oldum.

…….

80-20 oranından farkındalık yaşamak denildiğinde zihin perdenizde neler canlanıyor?

Bu, İtalyan ekonomist Pareto’nun bulduğu bir oran. Pareto, yaptığı çalışmalarda, İtalya’daki servetin yüzde 80’ine nüfusun yüzde 20’sinin sahip olduğunu görür. Daha sonra yaptığı birçok gözlem sonucunda, ‘bir çıktının yüzde 80’ini bir girdinin yüzde 20’si oluşturmaktadır’ ya da ‘sonuçların yüzde 80’i nedenlerin yüzde 20’sinden gelir’ fikrini ortaya koyar.  Bugün özellikle iş dünyası bunu aktif bir şekilde süreçlerinde kullanıyor. Bu 80-20 kimi zaman 90-10 ya da 70-30’da olabiliyor. Ama 50-50 değil.

…..

Bill Gates’in “Zor işleri hep tembel birine veririm. Çünkü o mutlaka o işi yapmanın kolay bir yolunu bulur” sözü En Az Çaba Kuralı’nın bir uygulaması olabilir mi?

……..

Farkındalık çok değerlidir. 2 Dakikalık keşfe çıkmak, farkındalığın en önemli tetikleyicisidir.

……

Devam HBR Blog’da..

Kemal Başaranoğlu, PCC

Yeni Mezunun İş Ararken Sahip Olması Gereken 6 Önemli Farkındalık

Bugünlerde,”Yeni mezunum iş arıyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.” mesajları sadece İnsan Kaynakları işe alım sorumlularına değil her seviyede profesyonele ulaşıyor. Bir tarafta iş arayanlar diğer tarafta iş verenler. Bunu ekonomideki arz – talep ilişkisine benzetiyorum.

Bir pazar alanı düşünün; bu pazar alanında birçok farklı meyve bulunsun, hepsi de birbirinden kaliteli olsun. Burada meyvelerin bolluğu arz miktarının yani pazardaki ürün miktarının çokluğunu gösterir. Şayet bu pazara gelen kişi sayısı bu meyvelerin tamamını alabilecek düzeydeyse, pazarcılar memnun bir şekilde ürünlerini değerlerinde satabilecektir. Herhangi bir sebepten dolayı talebi karşılayacak kadar alıcı olmazsa (ekonomik alım gücü kaybı, o dönem içinde pazarın bulunduğu bölgede yaşayan kişi sayısında azalma vb gibi…), meyvelere olan talep düşük olacaktır. Yani bir anlamda arz – talep dengesinde dengesizlik oluşacaktır. Bunun sonucunda ucuza satılan ya da kasalara geri konan ve belki sonra da satılamadığı için çürüyen meyveler olacaktır.

Her geçen gün artan yeni mezun sayısı, sosyal medya iş platformlarında, “Aktif İş Arayışında / İş Tekliflerine Açık” bilgilerini başlık haline getiren kişi sayısını artırıyor. Burada da aslında pazardaki gibi bir arz-talep dengesizliği söz konusu.

İş arayan bir kişinin bir pazarcı olduğunu düşünelim. Müşteriler de işveren olsun. Sizin ürünlerinizin diğer pazarcılar arasından seçilmesi için neler yapabilirsiniz?

Devamı HBR Türkiye’de… Tıklayın..

https://hbrturkiye.com/blog/yeni-mezunun-is-ararken-sahip-olmasi-gereken-6-onemli-farkindalik

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğimle..

 

Kral, Fakir İhtiyar Adam ve Beyaz At’ın Hikayesi

Zamanın birinde, bir köyde yaşayan  yaşlı bir adam varmış. Çok fakirmiş. Fakirliğine rağmen Kral bile onu kıskanırmış. Zira dillere destan bir beyaz atı varmış.

Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif vermiş ama ihtiyar bir türlü satmaya yanaşmamış. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep.

Bir sabah kalkmışlar at ortalarda yok. Köylü ihtiyara: “Seni ihtiyar bunak ihtiyar, bu atı sana bırakmayacakları ve çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.

İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin. Bildiğimiz sadece at kayıp, ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyara, “Babalık demişler, sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil, adeta bir devlet kuşuymuş senin için, şimdi bir at sürün var” diyerek özür dilemişler.

İhtiyar: “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz. Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu ve bu daha başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”.

Köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu adamın akli dengesi yerinde değil” diye alay etmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul, şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara ve “bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başka kimsen de yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler.

İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz, O kadar acele etmeyin, oğlum bacağını kırdı, gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size bildirilmez.”

Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almış. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini, ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı. Oğlunun bacağı kırık ama, hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla geri döneyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer.”

İhtiyar, “Siz erken karar vermeye devam edin. Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var, benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah bilir.” Acele karar vermeyin”.

 

Olacakların en hayırlısı olmuş olandır..