Yeni Mezunun İş Ararken Sahip Olması Gereken 6 Önemli Farkındalık

Bugünlerde,”Yeni mezunum iş arıyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.” mesajları sadece İnsan Kaynakları işe alım sorumlularına değil her seviyede profesyonele ulaşıyor. Bir tarafta iş arayanlar diğer tarafta iş verenler. Bunu ekonomideki arz – talep ilişkisine benzetiyorum.

Bir pazar alanı düşünün; bu pazar alanında birçok farklı meyve bulunsun, hepsi de birbirinden kaliteli olsun. Burada meyvelerin bolluğu arz miktarının yani pazardaki ürün miktarının çokluğunu gösterir. Şayet bu pazara gelen kişi sayısı bu meyvelerin tamamını alabilecek düzeydeyse, pazarcılar memnun bir şekilde ürünlerini değerlerinde satabilecektir. Herhangi bir sebepten dolayı talebi karşılayacak kadar alıcı olmazsa (ekonomik alım gücü kaybı, o dönem içinde pazarın bulunduğu bölgede yaşayan kişi sayısında azalma vb gibi…), meyvelere olan talep düşük olacaktır. Yani bir anlamda arz – talep dengesinde dengesizlik oluşacaktır. Bunun sonucunda ucuza satılan ya da kasalara geri konan ve belki sonra da satılamadığı için çürüyen meyveler olacaktır.

Her geçen gün artan yeni mezun sayısı, sosyal medya iş platformlarında, “Aktif İş Arayışında / İş Tekliflerine Açık” bilgilerini başlık haline getiren kişi sayısını artırıyor. Burada da aslında pazardaki gibi bir arz-talep dengesizliği söz konusu.

İş arayan bir kişinin bir pazarcı olduğunu düşünelim. Müşteriler de işveren olsun. Sizin ürünlerinizin diğer pazarcılar arasından seçilmesi için neler yapabilirsiniz?

Devamı HBR Türkiye’de… Tıklayın..

https://hbrturkiye.com/blog/yeni-mezunun-is-ararken-sahip-olmasi-gereken-6-onemli-farkindalik

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğimle..

 

Kral, Fakir İhtiyar Adam ve Beyaz At’ın Hikayesi

Zamanın birinde, bir köyde yaşayan  yaşlı bir adam varmış. Çok fakirmiş. Fakirliğine rağmen Kral bile onu kıskanırmış. Zira dillere destan bir beyaz atı varmış.

Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif vermiş ama ihtiyar bir türlü satmaya yanaşmamış. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep.

Bir sabah kalkmışlar at ortalarda yok. Köylü ihtiyara: “Seni ihtiyar bunak ihtiyar, bu atı sana bırakmayacakları ve çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.

İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin. Bildiğimiz sadece at kayıp, ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyara, “Babalık demişler, sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil, adeta bir devlet kuşuymuş senin için, şimdi bir at sürün var” diyerek özür dilemişler.

İhtiyar: “Karar vermek için gene acele ediyorsunuz. Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu ve bu daha başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”.

Köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden “Bu adamın akli dengesi yerinde değil” diye alay etmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul, şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara ve “bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başka kimsen de yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler.

İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz, O kadar acele etmeyin, oğlum bacağını kırdı, gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size bildirilmez.”

Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almış. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini, ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı. Oğlunun bacağı kırık ama, hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler belki asla geri döneyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer.”

İhtiyar, “Siz erken karar vermeye devam edin. Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var, benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah bilir.” Acele karar vermeyin”.

 

Olacakların en hayırlısı olmuş olandır..

HBR Türkiye Eylül: 3 Basit Adımda Katma Değerli Ürün Yaratmak

Bugün piyasa değeri yüksek bir işletmeniz olması için fabrikalara, uçak filolarına sahip olmanız gerekmiyor. Yenilikçi ve yaratıcı yanınızı harekete geçirmek sizi buna çok hızlı bir şekilde ulaştırabilir; bazen bu bir yazılım bile olabilir. Bugün Facebook dünyanın piyasa değeri en büyük 5. şirketi. Dünyada tüm ülkeler tıpkı Facebook örneğinde olduğu gibi, “Yükte Hafif ama Pahada Ağır Katma Değerli İş”yaratmak amacında. Türkiye’mizin böyle bir şey yaratması, bugün için çok daha değerli. Zira bu “döviz akışının” direkt ülkemize doğru olması anlamına gelecektir. Bugün ülkemizde de bu noktada neler yapabileceğimiz birçok girişimci tarafından sorgulanıyor.

“Her insan tamdır ve ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahiptir.” diyor Milton Erickson. Şu an, yerinde sessizce oturan bir Mark Zuckerberg de siz olabilirsiniz! Peki, yükte hafif ama pahada ağır ürünleri “yaratan” tarafta olmak için neye ihtiyacınız olduğunu biliyor musunuz?

 

 

https://hbrturkiye.com/yazar/kemal-basaranoglu

Kemal Başaranoğlu

Takım Olmanın 4 Temel Kriteri

Takım olma ya da takımlığı koruma sürecinde başarı için 4 temel kriter vardır: Güveni oluşturmak, şeffaflığı sağlamak, kendini sağlıklı ifade etmek, bireysel farklılıklara saygı duymak.

Dengede bir tahterevalli düşünün. Her iki tarafında en az ikişer kişi otursun. Bu tahterevallinin herhangi bir yerinden bir kişi ayrılırsa ya da yeni bir kişi bir tarafa eklenirse var olan denge bozulur. Dengenin tekrar sağlanması için diğer tarafta da bir şeyler yapmak gerekir.

Organizasyonlar da  tahterevalli gibidir.

Yazının devamı HBR Türkiye’de.. Tıklayın.

Güçlü Sorularla Keşfedilen Liderlik

Farkındalıktan Potansiyele Yolculuk

“Farkındalık” ve “denge” önümüzdeki yüzyılın en önemli iki kelimesi olacaktır. Günümüzde Uluslararası Koçluk Federasyonu (International Coach Federation) gibi çatı örgütlerin akredite ettiği okullar tarafından verilen eğitimler ve yetkin ünvanlı koçlar sayesinde farkındalıklar bugüne kadar hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılıyor. Koçluğun farkındalıklara yol vermesi, aynı zamanda insanın da bir noktada kendi potansiyelini keşfini sağlıyor. Dün tek tük liderden bahsedilirken, bugün aslında ihtiyaç halinde ortaya çıkan ve süreci başarı ile yönetip sonra geri çekilen birçok farklı alanda liderler görmeye başlıyoruz.

KalDer Önce Kalite Dergisi’nde Haziran 2018’de Yayınlanmıştır..

Farkındalıktan Potansiyele Yolculuk

“Farkındalık” ve “denge” önümüzdeki yüzyılın en önemli iki kelimesi olacaktır. Günümüzde Uluslararası Koçluk Federasyonu (International Coach Federation) gibi çatı örgütlerin akredite ettiği okullar tarafından verilen eğitimler ve yetkin ünvanlı koçlar sayesinde farkındalıklar bugüne kadar hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılıyor. Koçluğun farkındalıklara yol vermesi, aynı zamanda insanın da bir noktada kendi potansiyelini keşfini sağlıyor. Dün tek tük liderden bahsedilirken, bugün aslında ihtiyaç halinde ortaya çıkan ve süreci başarı ile yönetip sonra geri çekilen birçok farklı alanda liderler görmeye başlıyoruz.

Farkındalıkla Düşünün! Görsel Beynin Keşfi ve Farkındalıkla Kullanımı İle Yeni İnsana Giden Yolculuk

Beyin üzerine son yıllarda yapılan araştırmalar, insan potansiyelini keşfetmenin en önemli adımını oluşturdu. Beynin işleyişini bilmek aynı zamanda onu farkındalıkla yönetmek dengeli bir liderliğin de kapılarını bu yüzyılın insanına açtı.

Beyin üç bölümde incelenebilir.

1.    Sürüngen Beyin: İlkel bir beyin sistemidir. Yaklaşık 100 milyon yıldır canlıların varlığını sürdürmesine yardımcı olan, dürtü bazlı tepkiler oluşturan beyin bölümüdür. Kimse saldırgan bir köpek tarafından ısırılmak istemez değil mi? İşte bu bölüm, tehlike gördüğünde sizleri yaşamda tutmak için kaçar ya da saldırır.

2.    Duygusal Beyin: Bu beyin sistemi memeli hayvanlarla birlikte gelişip, sürüngen beynin üzerinde 50 milyon yıldır bulunmaktadır. Duygu merkezleri gelişimi ile duygu bazlı tepkiler oluşturur. Önemli özelliği size sadece iki alternatif sunmasıdır. Ya “O” ya “Bu”, “Siyah”-“Beyaz” gibi. Bir nevi ikilem yaratması nedeni ile ikilem beyni olarak da adlandırılabilir. Siyah ve beyaz arasındaki grinin tonlarını bilmeyen bu bölüm aynı zamanda değişimi kendisine bir tehdit olarak algılar, sevmez. Evcil hayvanların yerlerini değiştirdiğinizde, nasıl tepkiler verdiklerini hiç gözlemlediniz mi?

3.    Görsel Beyin Sistemi: Bu sistem en son gelişen sistemdir. Yaklaşık 2,5 milyon yıllık ömrü olup, aslında bizlere en az üç seçenek sunarak (Ya “O”, ya “Bu”, Ya “Şu” Ya da “Onlar”,… vb. gibi), duygusal beynin yarattığı ikilemi ortadan kaldırır. Bu sistemin bir özelliği de hayal gücü ile yaratmadır. Beyin boşluk tanımaz ve hayali bir defa  oluşturup, ona odaklandıktan sonra onu nasıl gerçekleştireceğinin yollarını arar. İnsana tüm içsel kaynaklarını sorgulatıp, o hayale ulaşmanın yollarını buldurur.

Adım Atın! Yolculuğa Başlamanın En Kritik Adımı

Görsel beyin kapasitenin kullanılması bir anlamda kişinin aslında istediği vizyona giden yolun ilk adımını oluşur. Liderler harekete geçmeden önce ağırlıklı olarak süreci gözlerinde canlandırırlar. Bu yazdığımdan “hayalperesttirler” anlamı çıkartmayın. Zira hayallerini gerçekleştirme ve ayakları yere basar hale getirme açısından oldukça gerçekçi ve yapıcı eleştirileri kendilerine yapmaktan kaçınmazlar. Zira niyetlerinin içinde gündemi gerçekleştirmenin yakıcı bir isteği ve bu yolda adım atmanın dayanılmaz heyecanını taşırlar. Bir dişli çark bir kere döndü mü diğerleri de onun etrafında döner.

Değerini Tanımlayın! Hayale Ulaşmak Neden Önemlidir?

Hayalin gerçekleştirilmesinin garantisi aslında o hayalin arkasınd yatan değerde ya da anlamda gizlidir. Şayet kişi o hayale derin bir anlam yüklemişse, onu bir tutku olarak gece gündüz yaşar. Gözü başka hiçbir şey görmez. Önce kendi kaynakları olmak üzere, etrafında ihtiyaç duyduğu tüm kaynakları sürecin gerçekleşmesi için araştırır, organize eder ve harekete geçirir ya da geçirilmesini sağlar. Hayalin sonunda erişeceği hazinenin ne olacağını çok iyi bilmektedir.

Kararlılıkla Süreci Devam Ettirin! Sonuç Süreçle Gelir: Pes Etmek Yok!

Konu ne olursa olsun aslında bir sürecin başarısı tamamı ile atılan adımların kararlılıkla devam ettirilmesi ile gerçekleşir. Süreç içinde her ne ile karşılaşılırsa karşılaşılsın bunun o an diliminde o duruma özel olduğu kabulü ile yola devam etmek gerekir. Hayatta karşılaşılan zorluklar bir fırsatın anahtarı da olabilmektedir. Hazineye giden yolda yeni hazineler keşfetmek, nasıl bir duygu olur?

Bütünü Tamamlamak! Hikayenizdeki Yeri Nedir?

Bütünsel insan dört farklı alanda tanımlanır: Hedefleri, İlişkileri, Ben’i ve Büyük Resmi. Sizin liderlik hikayeniz ne olursa olsun, bu dört alanda olan bütünsellik mutlu sonun da garantisidir. Bütünsellik aslında yaşamda da dengenin ana unsurudur. Doğada dengenin olmadığı bir şey var mı? Dengede olan bir yaşam sizin liderliğinizi nasıl destekler?

5 adımda kendi liderliğinizi oluşturmak üzere aşağıdaki sorulara cevap vermeye ne dersiniz?

1.    Odaklanın: Hayatınızın hangi alanında lider olacaksınız? Bu alanı net olarak belirleyin.

2.    Niyet edin: Liderliğinize niyet edin ve bununla ilgili olarak ilk adımlarınızı atmaya başlayın. Bu niyetinizi bir yere yazın ve etrafınızda sizi destekleyeceğine inandığınız insanlarla paylaşın.

3.    Anlamı Bulun: Liderlik sizin için neden önemlidir? Etrafınızdakilere ne sağlayacaktır? Topluma ve dünyaya ne gibi olumlu getirileri olacaktır? Her bir sorunun üzerine tek tek düşünüp, bunları somut yazılı hale getirin. Sizi heyecanlandırmayan cevaplar aynı zamanda harekete de geçirmeyecektir.

4.    Sürdürülebilir Olun:  Her ne olursa olsun, potansiyelinizi ortaya çıkarıp liderliğinizi ilan edene kadar nasıl kararlılıkla sürdüreceksiniz? Bu yolculuğu keyif içinde gerçekleştirmek için nelere ihtiyacınız var? Bu soruların cevabı sizleri süreçte yol boyu destekleyecek elemanları verecektir.

5.    Bütünsel Yaklaşın: Liderliğinizin sizin hedeflerinize, diğerleri ile olan ilişkilerinize, Ben dediğiniz kendinize ve hayalinizdeki vizyon ya da anlam yüklediğiniz büyük resminize olan etkilerini nelerdir? Bu bütünsel yaklaşım, dengenin ve geleceğin garantisidir.

Fısıltıdan Doğan Fırsatlar..

Koçluk mesleğinin özünde ya bir sorunu çözmek ya da bir potansiyeli ortaya çıkarmak yatar. Bu kapsamda genelde iki konu odağa alınır.

Potansiyel: Potansiyel nedir, nasıl ortaya çıkar?
Yetenek: Yetenek doğuştan mıdır, sonradan geliştirilebilir mi?

Potansiyeli görerek yeteneği hissetmek…

https://hbrturkiye.com/blog/fisiltidan-dogan-firsatlar

 

Farklı Kapıları Açacak 7 Anahtar

Bir parça balın ötesinde kovanı görebilmek, size kariyerinizde hangi adımları attırır?…

Ferrari’ye Yakıt Olarak LPG Sunulursa Ne Olur?

Geç Gelen Adaletin Çalışana Kaybettirdiği ve Hatta Kaybettireceği Fırsatlar Neler Olabilir?

Size Yeni Kapılar Açabileceğiniz Anahtarlar Versem, Hayatınızda Hangi Kapıları Açmak İsterdiniz?

HBR Türkiye’de yayınlanan Potansiyel ve Liderlik Odağından Kariyere Yolculuk yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz..

Mayıs ayının yazısı HBR Türkiye’de…

https://hbrturkiye.com/blog/farkli-kapilari-acacak-7-anahtar

 

Sürücü Koltuğunda Olmak Sizin İçin Ne Kadar Önemli?

Kariyer Yolculuğu Farkındalığı

Hangi tür mesajları şu son bir yıl içerisinde siz ve yöneticiniz karşılıklı olarak paylaştınız?…

HBR Türkiye’de yayınlanan Kariyer Yolculuğu  Mart Yazısına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz..

https://hbrturkiye.com/blog/surucu-koltugunda-olmak-sizin-icin-ne-kadar-onemli

HBR Türkiye 2 Mart – Yarının Dünyasını Şekillendirecek Tek Güç: Hayal

Modern hipnozun öncüsü Dr Milton Erickson’un kendisi ile ilgili hikâyesi, aslında hayal gücünün bir insana yaptırabileceklerinin sınırsızlığını gösterir (“Sesim Seninle Her Yerde – Milton H. Erickson’un Telkin Hikâyeleri”). Dr. Erickson, liseyi bitirdikten birkaç ay sonra çocuk felcine yakalanır. Doktorların annesine yaptığı açıklamaya göre sabahı göremeyecektir….

…….

Modern hipnozun öncüsü Dr Milton Erickson’un kendisi ile ilgili hikâyesi, aslında hayal gücünün bir insana yaptırabileceklerinin sınırsızlığını gösterir (“Sesim Seninle Her Yerde – Milton H. Erickson’un Telkin Hikâyeleri”). Dr. Erickson, liseyi bitirdikten birkaç ay sonra çocuk felcine yakalanır. Doktorların annesine yaptığı açıklamaya göre sabahı göremeyecektir….

HBR Türkiye’de yayınlanan Mart yazıma aşağıdaki linkten erişebilirsiniz…

https://hbrturkiye.com/blog/yarinin-dunyasini-sekillendirecek-tek-guc-hayal

 

Kemal Başaranoğlu
PCC – ICF

kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

HBR Türkiye – 09 Şubat: Güçlü Bir Soru Hayatınızda Hangi Kapıları Açabilir?

Joseph O’Connor, “Sorular sahne ışıkları gibidir, karanlık yerleri aydınlatır” derken aslında insanın yeni bilgilere giden süreçlerde, beyni düşünmeye ve arayışa sürüklediğini ima eder. Sorulan soruya cevabınız “Bilmiyorum” olsa dahi, beyin o soru için bir cevap arayışına devam eder.

Harvard Business Review Türkiye’de bu ay yayınlanan yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz…

https://hbrturkiye.com/blog/guclu-bir-soru-hayatinizda-hangi-kapilari-acabilir

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğimle..

  •  SON KATILIMCI ARANIYOR! Kariyerinizde Adım Adım İlerlemek ya da Sıçrama mı Yaşamak İstiyorsunuz? “Benim Hikayem” diyeceğiniz, Kariyer Farkındalık Programımın 3. Takımı, 5 Şubat Pazartesi saat 20:10’da açılıyor. Bilgi Almak İçin Kayıt Formu Aşağıdadır.

Benim Hikayem

 

Kemal Başaranoğlu
PCC – ICF

kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com