“Yıl Sonu Görüşmesi”nin Başarısı için İlk 4 Altın Kural

İş hayatının en zor günlerini yıl sonu değerlendirmelerinin yapıldığı şu günler oluşturmaktadır. Bu dönem aslında sizin bir yıllık süreç içerisinde yaptıklarınıza karşılık alacaklarınızdır; bir nevi hasat dönemi. Bunlar maaş artışı, prim gibi maddi değerler olduğu gibi gelecek kariyerinizde bir sonraki adım da olabilir.

 

 

Sene sonu değerlendirmelerinde genellikle çalışanlar sürece hazır gelmezler. Yöneticilerin onlarla ilgili geri beslemelerini dinler. Sonuçta görüşme gerginlik ya da küskünlük içinde geçer!

Sevgili çalışanlar bu yıl görüşmenizi aşağıdaki ilk dört altın kurala dikkat ederek kendi lehinize çevirebilirsiniz!

 

1. HEDEFLERİNİZİ KONTROL ALTINDA TUTUN! Size önerim, sene başı hedeflerinizi üçer aylık dilimler halinde takip etmenizdir. Bu sayede hedefi kontrol altında tutup onu aşma şansını da kendinize yaratabilirsiniz.

 

 

2. KİM OLDUĞUNUZU ÇOK İYİ BİLİN VE BİLDİĞİNİZİ GÖSTERİN! Görüşmeye giderken mutlaka kendi SWOT’unuzu (Güçlü –Gelişime Açık (*) – Fırsat – Tehdit) oluşturun. Mümkün olduğunca detaylı bir SWOT’unuz olsun.

Her bir SWOT elemanı içinse bir örneğiniz. En az 5 Güçlü, 3 Gelişime Açık, 3 Fırsat, 1 Tehdidinizi tanıyın. İhtiyacınıza göre bunları kullanmaktan çekinmeyin!

Özellikle güçlü yanlarınızı işinize ve içinde bulunduğunuz takıma nasıl yansıttığınızı anlatabilecek durumda olun!

 

 

3. KATMA DEĞERİNİZİ ORTAYA ÇIKARTIN! Yöneticilerin yazılı olan sene başı hedefleri dışında görüşmelerde atladığı çok önemli bir konu vardır. Bunlar yıl içinde gerçekleştirdiğiniz hedefler dışındaki farklı çalışmalardır. Bu nedenle yaptığınız önemli işleri listeleyin. Amacınız kurumunuza yaptığınız katkıyı net bir şekilde göstermektir.

Öncelikle MADDİ KATMA DEĞER varsa bunu gösterin. Aksi halde DİĞER KATMA DEĞERLİ İŞLERE odaklanın. Örneğin etkin işlemeyen bir süreci iyileştirmiş olabilirsiniz! Ya da bir başka çalışma arkadaşınızın probleminin çözümünde katalizör olarak bulunmuş olabilirsiniz. Bunları ifade etmekten çekinmeyin!

 

 

4. KARİYERİNİZİN KONTROLÜNÜN KENDİ ELİNİZDE OLDUĞUNU FARK ETTİRİN: Kendinize ait gelecek vizyonunuz olsun. Yani o gün itibari ile bir sonraki hatta iki sonraki pozisyonlarınızın hayali zihninizde net olsun. Tabii bunu nasıl gerçekleştireceğinizin adımları da.

Bu Arada Yıl Sonu Görüşmelerinde Bir Sonraki Pozisyonunuzu Mutlaka Yazılı Olarak Talep Edin! Bu yer içinde bulunduğunuz takımın sorumlusunun (yani yöneticinizin) yeri olsa bile! İnsan kaynakları yazılı olmayan hiç bir talebin farkında değildir!

 

 

Bunları Okuyarak Başarılı Bir Yıl Sonu Görüşmesi İçin

İlk Adımları Attınız!

Uyguladığınızda Sonuçlarını Da Göreceksiniz!

 

Diğer 4 Altın Kural, 14 Ekim Cumartesi saat 10:00’da günce adresimde…

www.kemalbasaranoglu.com 

Güzel bir pazar diliyorum.

 

(*) SWOT’ta W : Weakness zayıflık olarak geçer. Zayıflık olumsuz bir düşüncedir. Olumsuz bir düşünce üzerinden insanı geliştiremezsiniz. Ben bu nedenle Zayıflık yerine Gelişime Açık diyorum.

 

Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Erickson Koçu
kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

Background image created by Luis_molinero – Freepik.com

Liderliğinize Giden Yolda İlk Adımı Nasıl Atabilirsiniz?

Herkes bulunduğu ortamda aşağıdaki altı adımlık merdiveni tırmanarak etki alanı oluşturabilir ve ortamın lideri haline gelebilir.

1. Etkin dinleyin: Dinlerken elinizde cep telefonu ya da önünüzde laptop mı var! Bunlar olmasa bile, aklınızdan başka şeyler mi geçiyor! Ya da konuşan kişiye karşı iç sesleriniz mi harekete geçiyor! Etkin dinlemiyorsunuz. Dinliyormuş gibi yapıyorsunuz. İnsanları odaklanarak dinlemek için anda olmak size neler kazandırır?

2. Güçlü sorular sorun: Karşınızdaki kişiye soru sorduğunuzda hemen cevap mı veriyor? Cevabı “evet” ya da “hayır”, “o” ya da “bu” gibi iki seçenekle mi sınırlı? O zaman sorularınız güçlü olmayıp, basit bir bilgi elde etme ya da bir onay-teyit alma amaçlı soruyorsunuz. Soru dağarcığınıza “Ne, Nasıl, … vb. gibi.” kelimeleri eklemekle sizce hangi fırsatlarla karşılaşabilirsiniz?

3. Öğrenmeye açık olun: Herhangi bir konuşmada ya da katıldığınız toplantıda duyduğunuz şeyleri hemen beyninizde geçmiş kayıtlarla kıyaslayıp, bilip bilmediğinizi mi sorguluyorsunuz? Bunu sorgularken mutlaka en az bir kayıt mı buluyorsunuz! Biliyor musunuz, bir tek şeyde dahi “evet bunu ben biliyorum” dediğinizde kulaklar dinlemeyi, beyin de algılamayı kesiyor! Sonuçta öğrenmiyorsunuz ve kendinizi bilinçli olarak kapatıyorsunuz! Her şeyi ilk kez dinliyormuş gibi dinlerseniz, neleri keşfedebileceğinizi hayal edebiliyor musunuz?

4. Olduğu gibi kabul edin: Olduğu gibi kabul etmek aslında önyargısız olmanın karşılığıdır. Kendinizle olan iletişiminiz de dahil olmak üzere; “Ben zaten hep böyleyim”, “O her zaman hep böyle şeyler yapar”,… vs. dediğiniz oluyor mu? Kendiniz başta olmak üzere bir takım etiketlere ya da peşin yargılara sahipseniz, “olduğu gibi kabul” etmiyorsunuz. Önyargılarınızı devreye alıyorsunuz. Önyargıları çöp kutusuna atarsanız, o insanın hangi güzel ve sadece ona özgü olan taraflarını görebilirsiniz?

5. Odağınızı bugüne alın: Konu ne olursa olsun; aklınızdan geçmişte yapamadıklarınıza karşı bir üzüntü ya da gelecek olacaklara karşı kaygılar mı taşıyorsunuz. Şu an geçmişe dönme şansınız olmadığına göre, geçmişi değiştirme şansınız da yok. Evet, geleceği oluşturma şansınız var. Ama… Geleceğiniz tamamen bugün yaptıklarınız ile oluşacak. Kendinizi pişmanlıklar ve kaygılar içinde buluyorsanız, odağınız bugün hariç her yerdedir. Bugün şu saat itibari ile neleri yapıyor olursanız, hayatınızda bir dönüm noktası oluşturabilirsiniz?

Tüm bunları yaptıktan sonra son bir merdiven adımı kalıyor. Bu adım tam da sıçrama noktasınız…

6. Adım atın: Çok mu konuşuyorsunuz? Her konuda fikriniz var değil mi? Bunları nasıl sonuca dönüştürüyorsunuz? Yani  yazıyor musunuz? Çiziyor musunuz? Üretiyor musunuz? Kısaca adım atmıyorsanız olduğunuz yerde dönüyorsunuz. Artık bildiklerinizi, duyduklarınızı, istediklerinizi eyleme dökerseniz, hayatınıza daha başka neleri katabilirsiniz?

Bir an için tüm bunları yapan bir siz olsanız, en yakın çevrenizden en uzak çevrenize kadar neler dalga dalga gelişmeye, değişmeye ya da dönüşmeye başlar?

 

Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Erickson Koçu
kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com