Peyniriniz gerçekten isteğiniz lezzette mi?…

2.
Bölüm: 

26 Nisan günü
başlatmış olduğum peynir hikâyesine bugün farklı bir açıdan yaklaşmak
istiyorum. Konuya girmeden önce, geçen bu süre içinde, sizlerin de en azından kendi peynirinizi düşünmüş
olmanızı ümit ediyorum.
Aslında peynir
arayışı arkasında her zaman değişim ihtiyacı bulunmaktadır. Peki, DEĞİŞİM nedir? Daha iyiye ulaşma ve
güçlenme mi? Yoksa mevcut konfor alanımızdan vazgeçmek mi?
Şimdi gözlerinizi
kapatın ve derin bir nefes alın; okul yıllarınıza  (lise, üniversite..)  gidin.

Birkaç dakika gözünüz kapalı olarak düşünün. Gözünüzü açmadan aşağıdaki
sorulara o günden cevap verin…
–         
Ne
görüyorsunuz?
–         
Siz
ne (ya da neler) yapıyorsunuz?
–         
Düşünceleriniz,
hedefleriniz nelerdir?
–         
Yaşadığınız
ortamı düşünün. Aileniz, arkadaş çevreniz …vs açısından bakınız.
Soruları sizler de
arttırabilirsiniz. Şimdi gözünüzü açınız ve bugüne geliniz… Aşağıdaki sorulara cevap
veriniz.
–         
Bugün,
o zamanki görüntüde gördüklerinize ne kadar ulaştınız?
–         
Nelere
ulaşamadınız?
–         
Bunlardan
hangileri sizler için hala önemli/değerli ve yapılabilir? Ve bunlara tekrar
ulaşmak isterseniz, neleri yapmalısınız?
Sizin için de  “YAŞAM OKULDA İKEN DÜŞLEDİKLERİMİZDEN ÇOK
FARKLI ŞEYLER GETİRDİ”
  mi?
Basit bir şekilde
yaşayabilecekken; inançlarımız, duygularımız ve düşüncelerimiz, yaşamımızı,
karmaşık hale getirmektedir. Şimdi bu noktada dikkat edilmesi gereken,
aşağıdaki cümlelerin üzerine yoğunlaşıp, cevabını bulmaktan geçmektedir.
–         
Hayatta
hiçbir şey sonsuz değildir. Bunun farkında mısınız?
–         
Hayatta
karşılaşılan durumlar ile yüzleşmek mi,yüzleşmemek mi daha iyi?
–         
Hayattaki
peynirinizi tespit ettiniz; gerçekten bu sizin için doğru peynir mi? Bundan emin
misiniz?
–         
Hayatta
yeni arayışlara çıkmak gerçekten güvenli mi? Konfor alanınızı bozmaya değer mi?
–         
Konfor
alanını bozacak kadar cesur musunuz ya da korkmasaydınız ne yapardınız?
–         
Bu
sorular istenildiği kadar arttırılabilir. Amacım bu noktada sizleri düşündürmekti..
Bu
kitap bireysel farkındalık yaratma konusunda sizler için bulunmaz fırsat…
Son söz: Hayatınızda küçük değişimlerin
farkında olun. Büyük değişimlere giden yolun küçük değişimlerden geçtiğini
unutmayın.

KB

Koçluk Yolculuğu ile Nereye Gitmek İstersiniz…

Günümüzde herkes, her yerde koçluk kelimesini kullanmaktadır. Peki ama gerçekten koçluk ne demektir, biliyor musunuz?

KOÇLUK aslında, sizinle beraber, sizin isteğiniz ile, sizin sorumluluğunuzda yapılan bir YOLCULUKTUR. Bu yolculuğun YOLCU‘su (Koçluk alan) olarak yolculuğun nereye olacağını siz söyleyeceksiniz. KOÇ‘unuz ise bu yolda sizin YOLDAŞ‘ınız(KOÇ) olacaktır. 

Yol güzergahını, molaları, bir sonraki seyahatinizi, yani sizin bu yolculuğunuzu(yolculuklarınızı) siz belirleyecek, planlayacaksınız. KOÇ’unuz ise size bu yolculukta, ulaşmak istediğiniz yere varmanız için gereken motivasyon ve bireysel farkındalığı kazandıracaktır. 

İŞTE KOÇ’unuz size BU GÜCÜ FARKETTİREN KİŞİDİR…


Bu yolculuk sizin yolculuğunuzdur ve bu yolculuğu sadece siz ve koçunuz bilecektir. 

Yolda iken şayet vazgeçer, FARKLI BİR YOLCULUĞA geçmek isterseniz, her zaman YÖNETİM ve SORUMLULUK SİZDEDİR, değiştirebilirsiniz

KOÇ‘unuzun görevi sizlere DOĞRU SORULAR sorarak, kendi doğrunuzun ne olduğunu bulmanızda yardımcı olmaktır

Sonuç olarak; KOÇ’unuz yolculukta her zaman sizinle beraberdir ama sizin ARKADAŞINIZ, DANIŞMANINIZ, AKIL HOCANIZ OLMAYACAKTIR ve sizlere hiçbir zaman ve hiçbir şekilde, yolculuk boyunca yönlendirme yapmayacaktır. 


BU YOLCULUK SİZİN SORUMLULUĞUNUZ ALTINDADIR, GEREKLİ DİSİPLİNİ  SİZ SAĞLAYACAKSINIZ. İHTİYACINIZ OLAN HER ŞEYE KENDİ İÇİNİZDE SAHİPSİNİZ.


Yeni bir yolculuk başladı…

Merhaba,

Dün itibari ile bir yolculuğa çıktım… Yolculuğun adı: KOÇLUĞUN BİLİMİ ve SANATI…

İlk öğrendiğim, herkesin yolculuğunun farklı olduğu. İlerleyen günlerde konu ile ilgili yazılarıma ulaşacaksınız.

Benimle bu yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?

KB

Peynirinizin peşinden koşma zamanı…

1. Bölüm: 

 
Bugün sizleri hem düşündürecek hem de
eğlendirecek bir kitaptan bahsetmek istiyorum: “Peynirimi Kim Kaptı”; Dr.
Spencer Johnson’ın akıcı bir dil ile yazmış olduğu kısa bir öyküden. 
Hayatımızda hepimizin bir amacı vardır. Bu
amaçlar kişiden kişiye değişmektedir. Kimimiz için, başını sokabileceği bir ev,
kullanacağı bir araba iken, kimimiz için çetrefilli kariyer yolunda emin
adımlar ile ilerleme ya da mutlu bir ilişki olabilir.
Dr. Johnson,  bu kitabı ile hayatımızdaki amacımız
sorgulatmakta ve bu amaçlar ile ilgili olarak davranışlarımızın, hayatımız
üzerindeki etkilerini göstermek istemektedir.
Kitaptaki karakterleri insan ve fareler
oluşturmaktadır. İnsan, düşünen,
duyguları ile hareket eden, planlayan organize olan canlıyı; fare: İçgüdüleri
ile hareket eden canlıyı simgelemektedir.
Peynir yaşamda
elde etmek istediğimiz şeyleri simgeler iken; Labirent bu peynire erişmek için
içinde olduğumuz yerdir.
 
Hem insanlar hem de fareler için yaşamın
amacı, peynire ulaşıp, peynire sahip olmaktır. Ama peynire ulaşmak mı zor?
Yoksa onu elde ettikten sonra muhafaza edebilmek, elde tutmak mı? Peki, hiç
peynirsiz kalabileceğinizi düşündünüz mü? Ya da kalırsanız ne yapacağınızı?
Her bölümün sonunda sorularım olacak. Bu
bölüm ile başlarsak:
Hayatınızın GERÇEK PEYNİR’ini biliyor musunuz?

KB
Yazar:Spencer Johnson
Çevirmen:Nazlı Uzunali
Sayfa Sayısı: 79
Baskı Yılı: 2009
Dili: Türkçe
Yayınevi: Epsilon Yayınları

merhaba…

Merhaba;


Paylaşımın hem kolay hem de zor bir şey olduğunu anladığımda, bu günlüğü oluşturmaya karar verdim… Yayınlanmasının kısmeti de bugün oldu…


Amacım, bu günlüklerle, kişisel gelişim konularında paylaşımda bulunmak….


İlginizi çekmesi ve faydalı olması dileğimle


Kemal Başaranoglu
(KB)