HBR Türkiye – 09 Şubat: Güçlü Bir Soru Hayatınızda Hangi Kapıları Açabilir?

Joseph O’Connor, “Sorular sahne ışıkları gibidir, karanlık yerleri aydınlatır” derken aslında insanın yeni bilgilere giden süreçlerde, beyni düşünmeye ve arayışa sürüklediğini ima eder. Sorulan soruya cevabınız “Bilmiyorum” olsa dahi, beyin o soru için bir cevap arayışına devam eder.

Harvard Business Review Türkiye’de bu ay yayınlanan yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz…

https://hbrturkiye.com/blog/guclu-bir-soru-hayatinizda-hangi-kapilari-acabilir

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğimle..

  •  SON KATILIMCI ARANIYOR! Kariyerinizde Adım Adım İlerlemek ya da Sıçrama mı Yaşamak İstiyorsunuz? “Benim Hikayem” diyeceğiniz, Kariyer Farkındalık Programımın 3. Takımı, 5 Şubat Pazartesi saat 20:10’da açılıyor. Bilgi Almak İçin Kayıt Formu Aşağıdadır.

Benim Hikayem

 

Kemal Başaranoğlu
PCC – ICF

kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

 

Herkes Profesyonel Koç Olabilir Mi?

 Nasıl ICF Unvanlı Bir Koç Olabilirsiniz?

Bir PCC’nin Keyifli Çetin Yolculuğu -1-

Bu yazıyı şayet okuyorsanız ya mesleğe olan merakınızdan ya da profesyonel koç olmayı düşünmekten ya da zaten bir koç olduğunuz ve kendinize nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğinizi öğrenmek için okuduğunuza inanıyorum.

Öncelikle Koçlar Dünyasına hoş geldiniz. Amacım aslında “Profesyonel Koç Kimliğini” nasıl üzerinize giyebileceğinizi adım adım birkaç günce yazısı ile sizlere hap şeklinde aktarmaktır. Herhangi bir sorunuz olursa ya da yardım edebileceğim bir şey, lütfen bana iletişim bilgilerimden ulaşın.

Yazının devamı Denge Merkezi Blogunda….

  •  Kariyerinizde Adım Adım İlerlemek ya da Sıçrama mı Yaşamak İstiyorsunuz? “Benim Hikayem” diyeceğiniz, Kariyer Farkındalık Programımın 3. Takımı, 5 Şubat Pazartesi saat 20:10’da açılıyor. Bilgi Almak İçin Kayıt Formu Aşağıdadır.

Benim Hikayem

 

Kemal Başaranoğlu
PCC – ICF

kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

Tree image created by Kjpargeter – Freepik.com

Affetmek – Hakkınızı Helal Etmek Size Hangi Kapıları Açar?

Kimlerde Hakkınız Olduğunuzu Düşünüyorsunuz?
Gece tam uyumadan önce yatağa uzandığınızda derin bir nefes aldıktan sonra “Seni Affediyorum ve Hakkımı Helal Ediyorum” sözünü yirmi bir defa tekrar edin. Her söylediğinizde ya da yirmi birinciyi tamamladığınızda, gözünüzün önünden kimlerin geçtiğine dikkat ettiniz mi? Nasıl hissetmeye başladınız?   Kızgın mı? Öfkeli mi? Kırılmış mı? Üzülmüş mü? Bedeninize odaklandığınızda, karnınız mı ağrıdı, başınız mı? Ya da mideniz mi bulandı?…

EGO denen BEN’in Yaptıkları?
Herkesin “EGO” denilen bir “BEN” hali vardır. Kimi zaman bu BEN öyle noktalara gelir ki, kendisini tatmin etmek üzere başkalarına da zarar verir. Yani kendi ihtiyaçlarını, isteklerini, arzularını, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde bir başkasının önünde tutar. Ama sonuçta kişi kendisini tatmin eder ve istediğini elde ederken (kimi zaman da elde edemezken), bir başkasını üzebilir, incitip kırabilir ve en kötüsü canını yakabilir.

Hakkımı Helal Ediyorum Dediğinizde
-Kalpten İstemiyor Olsanız da- Kimler Geçti Aklınızdan?
Eşiniz mi? Çocuğunuz mu? Anne –Babanız mı? Kardeşler mi ?
Akrabalar mı?

Hakkını Ediyor musun Ey Cemaatı Müslimin?
Müslümanlıkta cenaze namazları sonrasında “Helallik” istenir. Diğer bazı dinlerde ise isteyen cenazenin başına giderek ona dua eder ya da konuşur. Sizce “helallik istemenin” ya da “konuşup dua etmenin” nedeni nedir?

Bunu yapmak aslında ölen kişiye karşı bir sorumluluk, onun ölüm ve sonrası yolculuğunun tamamlanması olarak görülmektedir. Helallik gerçekten ölünün yolculuğu için mi yapılıyor?

Hakkımı Helal Ediyorum Dediğinizde
-Kalpten İstemiyor Olsanız da- Kimler Geçti Aklınızdan?
İş Arkadaşlarınız mı? Patronlarınız mı?
Öğretmenleriniz mi? Hocalarınız mı? Yaşadığınız İlişkiler mi?

Asaletin Eylemi Olarak Affetmek!
Aslında dünya üzerinde her birimiz diğer insanlarla bir şekilde bağlıyız. Bu bağlar ölüm ile de kopmuyor. Olumlu ve iyi duygular hayat yolculuğunda kişiyi desteklerken, tüm olumsuz duygular bir yük haline geliyor. Bu yüklerin koparılmasının tek bir yolu var ve bunu yapacak tek kişi yaşayan olarak sizsiniz. Özgürleşmek için bağışlayıcı olun. “Seni Affediyorum – Hakkımı Helal Ediyorum” diyebilmeyi hayatınıza geçirerek, ruhunuzu asil duygularla taçlandırabilirsiniz.

Hakkımı Helal Ediyorum Dediğinizde Aklınızdan Peki “KENDİNİZ” de Geçtiniz mi?
Geçmişte yaşadıklarınız ve yaptıklarınızdan mı pişmansınız? Eksiklikleriniz ve yetersizliklerinizden ötürü kendinize kızgın mısınız? Zamanı mı iyi kullanmadınız? Milton Erickson’un dediği gibi; “Her İnsan O Anda Var Olan En İyi Seçimi Yapar ve Her Davranışın Altında Pozitif Bir Niyet Vardır”. Yani geçmişe dönme şansınız olsa bile, o gün yine o bildikleriniz ile aynı şeyi yapacaksınız!

Hayatınızda yeni kapıların açılması için içtenlikle, “Başta Kendiniz Olmak Üzere Diğerlerini de Affetmeye ve Hakkınızı Helal Etmeye” Ne Dersiniz?

Sizi şaşırtacak sonuçları karşılaşmaya ve onları kucaklamaya hazır olun!

Not: Ben “Hakkımı Herkese Helal Ediyorum!”. Kimsenin yükünü almak istemiyorum! Herkes ile olan ve benim bu dünyaya vermem gerekeni vermemi engelleyen tüm bağları müsaadenizle koparıyorum. Kimse sizi hiçbir bir şeye zorlayamaz ama “Hakkınızı Helal Ederseniz, Siz de Kendinize Yeni Kapılar Açarsınız”.

 

Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Erickson Koçu
kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

Designed by Freepik

 

Her Şeyi Yapabilecek Yeterlilikte Olduğunuzu İddia Ediyorum!

Hiç aranızda meyve veren bir ağacın meyvesini koparmayan oldu mu? Ya da dokunmasanız bile, meyve veren bir ağacın resmini görmeyeniniz var mı? Elma ağacı, armut ağacı, asma, muz, ananas, ..vs ne güzel ağaçlardır değil mi? İnsanlığın sağlıklı devamı için bizi varlıkları ile büyüten…

Tohumdan Meyve Veren Ağaca Giden Yolculuk

Tohumdan meyve veren ağaca giden yolculuğu izlemek isterseniz, şimdi derin bir nefes alın ve nefes verirken ayaklarınızı yere daha sağlam basın. Yeniden bir nefes alın ve nefesinizi verirken ayaklarınızın topraklandığını hissedin, gözünüzün önüne getirin.

Zamanın birinde bir adam insanlığı beslemek için önce toprağı güzelce havalandırdı. Oraya büyüteceği ağaçları düşünerek toprağı vitaminle besledi, mineralle doyurdu.  Daha sonra toprak tohumu karşılayacak duruma geldiğinde özenle seçtiği o tohumu toprağa kendi elleri ile ekti. Tohumun fidan haline dönüşmesi yolculuğunda her gün toprağı suladı. Yabani otların fidanını sarmasını engellemek için etrafını temiz tuttu. Doğa da bu tohumdan bereketini ve kudretini esirgemedi. İhtiyacı olan güneşin ışığını ve yağmuru bu tohumun gelişerek fidan ve ağaç olması için sınırsız bir şekilde sundu. Fidan büyürken toprak ana minerallerini kendi elleri ile onun köklerine taşıdı. Güneşin yakıcılığında susuz kaldığında yine toprak ana yeraltından aldığı suyu köklere ulaştırarak, fidanın susuzluğunu gidermesine ve onun ağaç olma yolculuğunda sağlıklı yol almasına yardımcı oldu. Gün geldi artık fidan güçlü bir ağaç oldu. Öyle ki kökleri ile ihtiyaç duyduğu mineralleri ve suyu kendisi çekiyordu. O kadar güçlendi ki, eskiden yağmur, kar gibi mevsim değişikliklerinde adam tarafından korunurken, artık buna ihtiyacı kalmamıştı. O kendi haşmeti ile kendisine yeter durumda idi. İlk meyvesini verdiğinde kendisi bile bu duruma önce şaşırmış, sonra da gurur duymuştu. Aslında içinde var olanı gün ışığına çıkarıyordu. Hatta o meyvelerin başka insanlara ulaşması ve insanların yaşamlarında beslenmek gibi önemli bir yeri doldurması da varlığını taçlandırıyordu.

İnsan da Tohum Gibidir

Kim bu meyve veren ağaç hiç düşündünüz mü?  Tam olarak sizsiniz! Aslında daha bir tohum halinde iken her şeye sahiptiniz. O adam sadece yolculuğunuzda sizin kendi kaynaklarınızı fark etmenize ve onları harekete geçirmenize yardım etti. Zamanı geldiğinde sizi kendi halinize bırakmayı bildi.

Bu hikayeyi sevgili koç arkadaşlarıma ithaf ediyorum. Zira yaptığımız “İnsanın Tohumdan Meyve Veren Ağaca Dönüşüm Yolculuğunda” onlara eşlik etmek. İnsan keşfedilmeyi bekleyen büyük bir potansiyel. Biz koçluk yaptığımız kişilere karşı nötr ve onların kaynaklarının bilincindeyiz. Onlara farkındalıklar deneyimlettirip harekete dönüşecek yolculuklarında yol arkadaşlığı yapıyoruz.

Yeni, Gelişen ve Değişen Bir Başlangıca Ne dersiniz?

Her şey içinizde. Onu görün! Onu duyun! Onu artık hissedin!

Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Erickson Koçu
kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

Not: Bu yazının yazılmasında bana ilham olan sevgili koçluk alanıma teşekkür ederim.

<a href=’https://www.freepik.com/free-photo/powerful-man-celebrating-his-winning_1305181.htm’>Designed by Freepik</a>

Benim Hikayem, Senin Hikayen, Onun Hikayesi: KARİYER YOLCULUĞUNDA FARKINDALIK

O bildiğiniz evrende, o bildiğiniz zaman diliminde, yine o bildiğiniz kişi olarak her zamanki gibi o bildiğiniz işime doğru gidiyorum. Günlerin ayları, ayların yılları hızlıca peşine taktığı o günlerde senenin sonuna doğru gelinirken, yeni yıla bir umut olmak üzere, derin düşüncelere daldım birden.

Gözümün önüne yıllar önce ilk girdiğim işletmem geldi. Nasıl da tatlı bir heyecan ile kapıdan girmiş, masama oturmuş ve iş yapmayı hevesle beklemiştim. İlk günlerin verdiği çömezlik ile üstüme almadığım, yapmadığım hamallık kalmadığı gibi, yapılan şakaların ya da arkamdan söylenen dedikoduların da sesi sol kulağımda hala çınlıyor. Bu ses beni bir anda aldı başka bir yolculuğa, bu sefer başka bir işletmede bir başka yeni çalışana yaptığım şakaya doğru götürdü. Ne kadar da eğlenmiştim o gün. Halbuki bugün baktığımda bu eğlence, o ilk iş yerinde yaşadıklarımın bir nevi intikamı idi. Oldukça saçma bir intikam. Zihin kameramdan yaptığım bu yolculuk, aslında kariyerimin yolculuğu idi, kimi zaman kariyerim etrafında dönen hayatımın diğer alanlarını da içine alan. Canlı renklerde ve gayet gözümün önünde oynayan kendi hikayemin görüntüsü, sesleri ve duygularıydı.

Tüm filmi ve filmin içindeki yerler, kahramanlar ve olayları izleyip bugüne döndüğümde şunu fark ettim. Her bir yerde farklı bir yaşam vardı, vardı da sahi “Kariyer” denen şey neydi, diye kendimi düşünmekten de alamadım.

Tertemiz bir A4 kağıdının ortasının en üst noktasına büyük harflerle “BENİM HİKAYEM” yazdım. Zira bu benim yolculuğum benim hikayemdi. Sonra da altına kariyer yolculuğumda önemli gördüğüm kelimeleri döktüm.

  • Yönetici Olmak
  • Para Kazanmak
  • Güçlü İnsanlarla Olmak
  • Etki Alanı Yaratmak
  • Sosyal Statü Elde Etmek
  • Beğenilmek
  • Örnek Gösterilmek
  • Güç Kazanmak
  • İstediklerime Rahat Ulaşmak
  • Huzurlu Olmak
  • Tatmin Olmak
  • Mutlu Olmak

Yıllar geçtikten sonra geldiğim bu noktada yukarıdakilerden hangilerini elde ettiğimi sorguladığımda gözlerimden kimi zaman tatmin ve mutluluk, kimi zamansa kırgınlıkların ve kızgınlıkların hayal kırıklıkları ile süslendiğini deneyimledim.

Sonra bazı inançlarımla karşılaştım; beni yolculuğumda yalnız bırakmayan:

  • Önceliğini her zaman işine vermelisin!
  • Birilerinin adamı olmadığın için çok çalışman gerek!
  • Her zaman canını sıkan insanlar etrafında olacaktır! Bu nedenle bulunduğun ortamda savaşacaksın!
  • Savaştıkça başaracaksın! Terfi, iyi ücret zammı, iyi prim alacaksın!
  • Savaş kimi zaman seni yorabilir!
  • Sağlığımı kaybetmemek elde değil!
  • İnsanlar da her zaman dürüst ve şeffaf değil!
  • Torpilin olmadan bir yere kadar!
  • Korkuyorum!
  • Ben bu işletmeye uygun bir adam değilim!

Buradan başka ne yapabilirim ki! Sesini çıkartmadan devam etmek en güzeli!

İnançların olumludan olumsuza gidişini gördüğümde, düşüncelerimin üzerinde oluşturduğu o güçlü BEN duygusunu zayıf bir BEN’e doğru ittiğini fark ettim.

Bir karar almanın zamanı artık gelmişti ve hatta geçmişti. Geçmişimde kendime yaptıklarımdan ötürü kendimi ve geçmişimde diğerlerinin bana yaptıklarından ötürü de diğerlerini affediyorum. Temiz ve yeni bir beyaz sayfa elime alıp, yeni bir keşfe çıkmanın zamanı geldi dedim. İlk satıra şunu yazdım;

 

“BENİM YENİ HİKAYEM”

…………………………………………………………………………

 

Yüklerinizden arınmaya, yolculuğunuza dışardan bir göz ile bakmaya ve/veya yeni bir yolculuğa cesaretiniz var mı?

 

Yolunuz ve yolculuğunuz keyifli, rahat ve huzur dolu geçsin.

Güzel bir hafta sonu dileklerimle.

 

Kariyer konusunda şu iki yazım Sene Sonu Görüşmenizde Yol Gösterici olabilir. Okumak İster misiniz?

“Yıl Sonu Görüşmesi”nin Başarısı için İlk 4 Altın Kural

“Yıl Sonu Görüşmesi”ni Rahatlıkla Başarmak için 4 Altın Kural

Kemal Başaranoğlu
Profesyonel Erickson Koçu
kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

Business image created by Freepik