2020’de Yeni Bir Kariyere Daha Kolay Geçiş Yapmanın 9 Adımı

Bu hayatta zaman sınırlı. O sınırlı zamanı başkasının yaşamını yaşayarak harcamayın. Başka kişilerin düşünceleriyle yaşam, dogmaların tuzağına düşmek demektir.

  1. Hemen kredi kartı ekstrenizi elinize alın. Ve oradaki bazı kalemlerin gerçekten hayatınızda olması gerekip gerekmediğine karar verin. Küçük rakamlar gibi görünüyor olabilirler. Toplamda o rakamlar büyür. Yeni bir hayata adım atıyorsunuz bunun için eski düzeni bozmaya ilk buradan başlamak iyi olur.
    • “Netflix, Digiturk, Youtube, Sportify,…gibi aylık sabit giderleri bir süre hayatınızdan çıkarırsanız yaşayabilir misiniz?” , bunu düşünün.
    • Telefon ve Internet paketleriniz o kadar geniş ve pahalı olması gerekir mi?
    • Size kendinizi değerli hissettirecek abonelikleriniz var mı? Mesela, spor salonu? Onun yerine dışarda gerçek havada sporunuzu yapsanız, ne kazanırsınız? Bunları bir düşünün bakalım.
  2. Dışarda arkadaş buluşmalarınızı, yediğiniz yemekleri içtiğiniz kahveleri bir süreliğine iptal edin, evde buluşun daha sıcak ve içten sohbetler gelişecek göreceksiniz.
  3. Gardırobunuza göz atın. Eminim sizi 1-2 yıl götürecek kadar eşya vardır. Size satın aldıran şey ya içinizdeki tatminsizlik duygusu ya da cep telefonunuza gelen bildirimler, e-mailler. Uygulamaları silmeye, e-mail aboneliklerinden çıkmaya ne dersiniz?
  4. Evliyseniz, eşinizin sizi kararınızda sürekli olarak destekleyeceğinden emin olun. Bu sayede yeni kariyer geçişinizde potansiyel yaşayacağınız bir sıkıntıdan kaçınmış olursunuz.
  5. Eşinizin sabit bir maaşı olsun. Bu sayede sabit giderlerin garantisini sağlarsınız.
  6. Bekarsanız ailenizin yanına taşının. Böylece birçok sabit giderleriniz ortadan kalkacak, boşa gider yaratmayacaksınız.
  7. Birden fazla araca sahipseniz, hemen diğerini(lerini) elden çıkartın. Vergiler, sigortalar ve benzinden süper bir tasarruf yapacaksınız.
  8. Yürüyerek gidebileceğiniz yerlere yürüyerek, diğer yerlere de toplu taşıma ile gidin. Bu sayede hem zaman kazanın hem ekonomi yapın hem de çevrenizin farkında olun. Kim bilir, belki bir iş fırsatı düşüncesi yaratabilirsiniz bindiğiniz metroda ya da otobüste.
  9. Ayrılmadan önce almanız gereken bir meslek sertifikası varsa, mutlaka bunu çalışırken tamamlayın.

Yeni bir hayata adım attığınızın farkında olun. Bu nedenle geçmiş alışkanlıklarınızı ve beklentilerinizi yeniden çerçeveleyin.

Unutmayın, çalıştığınız kurumlar elinizdeki birçok imkânı alıp, sizi çalıştırmaya devam edebiliyor.

Siz de gerçekten bir kurum gibi düşünerek, kendinizde gelecek vaat eden bir durum için “gereksizleri” kısa-orta vadede feda edin. Geri dönüşün daha büyük olacağını hayal ederek, adım atın.

 Sonuç olarak küçük küçük geri dönüşlerin biriktikçe büyük sonuçlara dönüştüğünü göreceksiniz

“2020 yılında tam da istediğiniz gibi bir gelecek,

tatmin, huzur ve başarı ile sizin olsun.”

Okuduğundan keyif aldıysan, okuduğun sana hitap ediyorsa ve yardıma ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan; internet sitemi ziyaret et, benimle bağ kurmak üzere iletişime geç.

Benimle 2020 yılını oluşturmak ve bir ormanda da yer almak istiyorsan;

1. Önce aşağıdaki linkten formu doldur. https://lnkd.in/gJujZkd

2. Tema Vakfı’nın online fidan bağışı sayfasına git ve 7 adet fidanı kendi adına (programa katılacak kişinin adı olması önemlidir) bağışla. https://lnkd.in/gjMtgXj Sertifika İstiyor musunuz kısmında mutlaka elektronik bir sertifikanızı talep edin.

3. Adınıza gelen sertifikayı bana email ile gönderin:

4. Ve benim sizinle iletişime geçmemi bekleyin. Son sertifikanızı bana göndereceğiniz tarih: 2 Ocak 2020.

Geleceğini bir ormanla beraber oluşturmanın tadını gel beraber çıkaralım.

Kemal Başaranoğlu, Potansiyelini Keşfet!

 

Kelebek Etkisi ve Gelecekteki Siz…

İnsanı
diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği düşünme kabiliyeti ve
duygusallığıdır. 
Başınıza
iyi bir şey geldiğinde, daha başka ne tür iyi şeylerin geleceğini düşünür,
hayal ederiz. Tam tersi durumda da (kötü bir şey geldiğinde) geçmiş
kötü anıları hatırlar, hatta tüm canlılığı ile tekrar yaşarız. Duygusal beynin(*) insanın hayatındaki etkinliği işte bu noktada ortaya çıkmaktadır. Beynin bu
bölümü aslında hayatımızı belli sınırlar içinde geçirmemizi destekler. Zira
onun dışına çıkmak, bilinmezdir. Bilinmezliğin riskleri, getirilerini
görmememize neden olur.
Geçenlerde
bir koçluk alanımla yaptığım görüşme beni bu yazıyı yazmaya itti. Hiç beklemediği
bir anda aldığı bir telefon, 7-8 yıl önceki bir olayı hatırlatmış. Aslında
yazının başında bahsettiğim duygusallık bu noktada devreye giriyor. Ve kişinin
bir anda ruh halinde değişmeler başlamış. Neşesi kaçmış, geçmiş hayallere
dalmış ve yaşadığı tüm süreci ve bu süreçteki karın ağrılarını yine aynı
şekilde yaşamaya başlamış. İşte duygusal beyin ve geçmiş tecrübelerin
hatırlanması.  Aslında sorun o geçmiş
yaşanmışlıklardan ziyade, konuşmada konuşulanlardan istenen eylem adımlarıymış.
Zira bir takım şeylere karar vermesi ve uygulaması gerekmekte, ama bunun
hayatında yaratacağı etkinin sonucunu görememekte, ya da geçmiş tecrübeleri ile
tahmin etmeye (yeni olumsuz sonuçlar) sürüklemekteymiş.
Kelebek
Etkisi filmini duymuşsunuz, belki de izlemişssinizdir. Hayatta attığımız her
adım bir tercihtir. Her tercihimizin arkasında bir şeylere ulaşmak için ya da
bir şeylerden kaçınmak için bir seçim yaparız. Bu seçimler küçük seçimler olsa
da, zaman içinde bu yaptığımız küçük seçimler, bizlerin hayatındaki o büyük
fotoğrafı değiştiren büyük adımlar olabilir. Hayatınızın fotoğrafını bir
çerçevede görmek isterseniz, o fotoğrafa ulaşma yolunda önünüze çıkan engel ve
fırsatları ona göre değerlendirmeniz, kelebek etkisini kendi lehinize doğru
çevirmeniz gerekmektedir.
Sizin
geçmişinizde canınızı sıkan bir şeyler varsa ve bunu bir şekilde zaman içinde
hatırlıyorsanız, kendinize bir şans verin ve şu soruyu sorun:  “Ben bu konu ile ilgili olarak ne yapmak
istiyorum?”
.
Bu sorunun
cevabı;
  1. Bu durum sizi bir şekilde rahatsız etse bile üzerine
    aksiyon almıyorsanız veya almak istemiyorsanız, lütfen bu durumdan gerçekten
    hoşnutsuz olup olmadığınızı kendi kendinize sorun. Bu durum sizi besliyor
    olabilir mi?
  2. Durumdan rahatsızsanız ve bu durum ile ilgili olarak,
a.  
 geçmişi konuşmak ve geçmiş ile ilgili duruma
(örneğin, sıkıntı veya acıya) çözüm getirmek (bir nevi kanayan bir yarayı
durdurmak) istiyorsanız, lütfen konusunda uzman bir psikoloğa danışınız.
b.  
birilerinden
destek/akıl almak istiyorsanız, konusunda uzman bir danışmandan destek alınız.
c.   
geçmiş sizin için
önemli değil, bugün ve bugünden sonraki gelecek önemli ise, konusunda uzman bir
koç ile çalışınız.
Temelde
önemli olan soru şu: “NE İSTİYORSUNUZ?” Çözüm üretmek mi? Mevcut durumda yaşamaya mı
devam etmek?

Doğu
toplumlarının ortak özelliği “Geçmişi düşünüp üzülmek ve geleceği düşünüp
kaygılanmaktır. İşte bu noktada bugün unutulur”. Oysa unutulan bugün de “yarın” geçmiş olacaktır. Yani üzülünecek yeni bir geçmiş.
Önünüze
bir fotoğraf çerçevesi konulsa ve bu çerçevede sizin gelecek fotoğrafınız olsa
idi, nasıl bir şey olurdu? Sizin fotoğrafınıza erişmek için, “kelebek
etkisi”
yaratacağını düşündüğünüz, eylem adımları neler olurdu? 
Kemal BASARANOGLU

kemal.basaranoglu@kemalbasaranoglu.com


(*)
http://kemalbasaranoglu.com/?p=93
http://kemalbasaranoglu.com/?p=88

Sosyal Medya ve Meslek Seçimi

Bu
haftaki yazımı sosyal medyada hayatının mesleğini/işini arayan arkadaşlar için
yazma kararı aldım.

Sosyal
medyada hayatının mesleğini/işini aramak ne demektir? Üniversite tercihi yapan
ya da ömrünü adayacağı işi belirlemek isteyen bir kişinin, sosyal paylaşım siteleri
üzerinden hangi mesleğin/işin ne olduğunu sorma ve onu anlamaya çalışmasıdır?

Bu
gruplardan bir kaçını takip ettim ve genellikle herkes tecrübesini aktarmak
için birbiri ile yarış halindedir. Temelde herkes iyi niyetle bir şeyler
anlatıyor ve görüşler iki grup altında toplanıyor.

1.     
Grup: Bu gruba ben
olumlu yaklaşımcılar, yaptığı tercihten mutlu olan kesim diyorum. Bu kişiler
genellikle olumlu geri bildirimler vermektedir. Söylemleri pozitif, geleceğe
yönelik hedefler barındıran, harekete geçiren ve bizzat tecrübe ile ispatlanmış
cümlelerden oluşuyor: “Süper tercih, iş imkânları çok geniş, okul yıllarında
bile iş bulmak/yarı zamanlı çalışmak garanti, daha birinci sınıftan çalışmaya
para kazanmaya başlayabilirsin”.

 

2.   
Grup: Bu grup ise
olumsuz yaklaşımcılar, diğer bir ifade ile yaptıkları tercihler nedeni ile
mutsuz olan, beklentileri ile karşılaştıkları sonuçlar arasında farklara sahip
olan gruptur. Söylemleri, doğrudan negatif, karamsarlık ve hayal kırıklığı ifadeleri
yanında, insanın kafasında “bit yeniği” oluşturacak cümleler de içeriyor.
Çekilecek dert değil, bir kere tutturamazsan kariyeri unut, sadece o mesleğe
sahip olman bir şey ifade etmez, kendini geliştirmen şart, torpil şart yoksa
unut, maaşı umduğun gibi değil, peşinen söyleyeyim, sen bunun yerine şunu
düşünür müsün?,…vs

 

Bu olumlu
ve olumsuz fikirler karşısında alınan kararları çok merak ediyorum.

Şimdi
hangi meslek size en uygun bunu bulmak için öncelikle kendinizi yaptığınız
meslekte görmek ister misiniz? Şimdi mesleği tanımadan bu nasıl olacak
derseniz, şöyle bir alıştırma yapmaya ne dersiniz? Kendinizi varsayın ki,
tercih ettiğiniz o mesleğin eğitimini, o istediğiniz üniversitede okudunuz.
Size bir sihirli bir değnek dokunsun ve tut ki, o mesleğinizde çalışma hayatına
da atıldınız. Şimdi gözlerinizi kapatıp, mesleğinizde geçirdiğiniz günlere bir
göz atar mısınız? (Yeterince düşünecek ve bunu görebilecek vaktiniz var rahat
olun…).Daha sonra şu sorulara cevap verin;

1.     
Nasıl bir ortamda
çalışıyorsunuz?

2.   
Çalışma saatleriniz
nasıl? Hafta sonu çalışıyor musunuz?

3.   
Mesainiz var mı?

4.   
İş arkadaşlarınız
kimler?

5.    
Hangi sosyali
imkânlarınız var?

6.   
Kendinizi
ne kadar geliştirebiliyorsunuz?

7.    
Ne kadar kazanıyorsunuz?
Ve bu kazandıklarınız ile neler yapıyorsunuz?

8.   
Neler yapıyorsunuz?

9.   
Ne tür yetkinlikleriniz
var?

10.  Mesleğinizi ne kadar
gerçekleştirebiliyorsunuz?

11.  ….

12.Yukarıdaki
sorulara verdiğiniz cevapları gözden geçirdiğinizde kendinizi ne kadar
mesleğinizde/ işinizde tatmin olarak görüyorsunuz? Bu meslek sizin için ne
kadar değerli?

Şayet
tatmin seviyeniz veya mesleğin değeri sizin için yetersiz ise, lütfen tekrar
başa dönüp, o istediğiniz mesleği ve o işte neler yaptığınızı tekrar hayal
ediniz. Aksi halde tebrik diyorum: nasıl bir koşulda çalışmak istediğinizi ve mesleğinizin
nasıl bir şey olduğunu tanımladınız bile.

Bundan
sonra yapılacak şey bu bakış açısı ile meslekleri irdelemeniz. Hangisi sizin
istediğinize tam ya da en çok uyandır? İşte bu noktada bu meslekten kişilere
danışmaya ne dersiniz?

Sorularında
ücret konusuna giren kişiler için bir uyarı yapmak istiyorum. Özellikle özel
sektörde bulunan kurum sayısının fazlalığı ve bu kurumlar arasındaki güç
farklılıkları nedeni ile elde edilen maaş ödemeleri arasında ciddi farklılıklar
olabilir. Aynı zamanda iş imkânlarına karşılık, iş arayan ya da işsiz kesimin
çokluğu ücretsel açıdan farklı kurumlar arasında uçurum yaratabilir. İş bulmak
ve gerçekten mesleğinizi idame ettirmek istiyorsanız, sizleri diğerlerinden
farklı kılacak bir yanınız olması gerekiyor. Bu, dil bilmek, bilgisayara hâkim
olmak, iletişim gücü vs., olabileceği gibi yüzünüzdeki bir tebessüm ya da
olumlu yaklaşım ve olumlu bir dil de olabilir.

 

Koçluk Yolculuğu ile Nereye Gitmek İstersiniz…

Günümüzde herkes, her yerde koçluk kelimesini kullanmaktadır. Peki ama gerçekten koçluk ne demektir, biliyor musunuz?

KOÇLUK aslında, sizinle beraber, sizin isteğiniz ile, sizin sorumluluğunuzda yapılan bir YOLCULUKTUR. Bu yolculuğun YOLCU‘su (Koçluk alan) olarak yolculuğun nereye olacağını siz söyleyeceksiniz. KOÇ‘unuz ise bu yolda sizin YOLDAŞ‘ınız(KOÇ) olacaktır. 

Yol güzergahını, molaları, bir sonraki seyahatinizi, yani sizin bu yolculuğunuzu(yolculuklarınızı) siz belirleyecek, planlayacaksınız. KOÇ’unuz ise size bu yolculukta, ulaşmak istediğiniz yere varmanız için gereken motivasyon ve bireysel farkındalığı kazandıracaktır. 

İŞTE KOÇ’unuz size BU GÜCÜ FARKETTİREN KİŞİDİR…


Bu yolculuk sizin yolculuğunuzdur ve bu yolculuğu sadece siz ve koçunuz bilecektir. 

Yolda iken şayet vazgeçer, FARKLI BİR YOLCULUĞA geçmek isterseniz, her zaman YÖNETİM ve SORUMLULUK SİZDEDİR, değiştirebilirsiniz

KOÇ‘unuzun görevi sizlere DOĞRU SORULAR sorarak, kendi doğrunuzun ne olduğunu bulmanızda yardımcı olmaktır

Sonuç olarak; KOÇ’unuz yolculukta her zaman sizinle beraberdir ama sizin ARKADAŞINIZ, DANIŞMANINIZ, AKIL HOCANIZ OLMAYACAKTIR ve sizlere hiçbir zaman ve hiçbir şekilde, yolculuk boyunca yönlendirme yapmayacaktır. 


BU YOLCULUK SİZİN SORUMLULUĞUNUZ ALTINDADIR, GEREKLİ DİSİPLİNİ  SİZ SAĞLAYACAKSINIZ. İHTİYACINIZ OLAN HER ŞEYE KENDİ İÇİNİZDE SAHİPSİNİZ.