Hayat da bir okuldur. Öğrenmeye hazırlanın! “Gerçeklerden Farkındalık ve Değişim”

Her an ve her dakika algılarımızla
bir şeyleri görüyor, duyuyor, hissediyor, anlıyor ve hatta bazen seziyoruz.
Hayat denen bu sonsuz yolculuklar bütününde aslında farkındalıklarımızla öğreniyoruz.
 Hayat biz düşünen varlıklar için o kadar
büyük bir öğretmen ki, acısı ve tatlısı ile bize sürekli bir şeyler öğretiyor.
Hayatta bir şeyleri elde etmenin
bence üç aşaması var:
  •        Hayal
    kurarak gerçeği zihinde yaratmak
  •        Zihinsel
    gerçeklikten, farkındalık kazanmak ve değişimi yaratmak
  •        Farkındalık
    ve değişimden hayali gerçekleştirmek

Sağlıklı bir şekilde 3 aşamayı gerçekleştiren
aslında istediği her neyse ona er ya da geç ulaşacaktır.
Birinci aşama neyi içerir?
Öncelikle kişinin ne istediğini bilmesidir. Bunu net olarak ifade ettikten
sonra odağını bunun üzerine yönlendirmesidir. Daha sonra istediğine eriştiğinin
hayalini oluşturması ve bu hayale inanarak, o anın başarı tatminini tatmasıdır.
Bu tatmin için olumlu düşünce ve özgüveni tazelemek esastır. Sonuçta ilk
aşamanın sizi götüreceği yer gelecek görüntüsüdür. Unutmamak gerekir ki, “Umutsuz
durum yoktur, Umutsuz insanlar vardır”.
İkinci aşamada ise; zihinsel
başarının harekete dönüşmesidir. Bu kapsamda kişinin kendisini tanıması
esastır. Bakış açısı(ları)nın kişinin düşünceleri üzerindeki etkisini fark etmek,
en büyük farkındalıktır. Değişim için olmazsa olmaz üç eleman yani
tatminsizlik, geniş görüşlülük (vizyon) ve adım atma göz önünde bulundurulmalı, buna karşılık
direnç faktörlerini de unutmamalıyız! Bu noktada insan zihni nasıl hayal
kurmada en önemli dost ise, aynı zihin kişiyi içten çökertebilecek en tehlikeli
düşmandır. Kimi zaman bir farenin bir insandan üstün olabileceğini de göz
önünde bulundurmalıdır. (*)

Üçüncü ve son aşama, artık hayali
gerçekleştirmedir. Ama hayali gerçekleştirirken, yola çıkan taşlara da takılmamak gerekir.
Bunlar inanç ve kısıtlarımızdır. Olumlu bakış açısı, isteklilik
(motivasyon) ve kararlılık bizi bu yolculukta sürekte ayakta tutacak tek
şeydir!

Haydi! Öğrenmeye var mısınız? 

Kemal BAŞARANOĞLU

(*) Geçen yazımda da belirttiğim üzere; hayatımın en önemli değerlerinden
birkaçını eğlenmek, keyif almak ve katkı sağlamak oluşturmaktadır. 2012
yılından beri atölye çalışması içeren seminerler vermekteyim. Seminer diyorum,
çünkü benim derdim her konuşmanın, sohbetin ya da çalışmanın arkasında katkı da
sağlamaktır. Seminerime gelenler neler ile karşılaşacak: “Katılımcılara bir
taraftan bilgi verirken, diğer taraftan kendilerini sorgulatıp, üzerinde
çalışması gereken noktayı/noktaları kendisine tespit ettiriyorum. Uğurlama
faslımızda eylem planını yine katılımcıya tanımlattırıyorum. 
Elbette bunu yaşamak
isteyerek gelenlere ve buna niyet edenlere…


“Hayat da bir okuldur. Öğrenmeye hazırlanın!” adlı seminer dizisinin
ikincisi “Gerçeklerden Farkındalık ve Değişim” 28 Mart Pazartesi günü, Bursa
Nilüfer Dernekler Yerleşkesinde:

Ey Değişim Söyle.. Fiyatın ne?

ESAS GÜÇ; BEYNİN 3 BÖLÜMÜNÜ,
DOĞRU ZAMANDA, DOĞRU YERDE KULLANMAYI ÖĞRENMEKTİR…
—————————————————————————————————————–
Geçen hafta “NE İSTİYORUM?” sorusuna özgürce cevabınızı verdikten sonra, şu an neredesiniz? 

İstediğinize erişmek için neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?

Karşınıza çıkacak engellerle boğuşmaya hazır mısınız?
Şayet, DEĞİŞECEĞİM ve İSTEDİĞİME ERİŞECEĞİM diyorsanız, tebrik ederim, eminim bu konuda başarıya ulaşacaksınız…
—————————————————————————————————————–
Bugün değişim konusunda sizleri, farklı bir bakış açısı ile tanıştırmak istiyorum.
Öncelikle sizi Richard Beckhard (*)’ın Değişim Formülu ile tanıştırmak istiyorum.
D x V x FS > R 

Bu formüldeki harflerin tanımları aşağıdaki gibidir:

D = Dissatisfaction/ Tatminsizlik
V = Vision / Vizyon
FS = First Steps / İlk adımlar
R = Resistance to Change / Değişime karşı direnç

Değişim için;
1. Öncelikle D yani konunuz ile ilgili tatminsizliğiniz,
2. İkinci olarak V yani kendinizi görmek istediğiniz yer, yani vizyonunuz,
3. Son olarakta FS’iniz yani erişmek istediğiniz size ulaşmak  için, ilk küçük adımların (bebek adımlar),
olması gerekmektedir.
Değişimin gerçekleştirilebilmesi için, yukarıda bahsedilen değişimin 3 ön koşulunun oluşturacağı global etkinin R’den, yani Değişime Karşı Dirençten daha büyük olması gerekmektedir.

Değişime Karşı Direnç nedir?

Geçen haftaki yazı ile beynimizin 3 önemli bölümünü tanımıştık. (Beyninizi yeterince kullanıyor musunuz?) Hadi küçük bir sınav ile hafızalarımızı tazeliyelim mi? Aşağıdaki cümleler beyninizin hangi bölümünün sizi yönetmesidir?
“Geçmiş tecrübeler ile geleceğe yönelik uzun dönemli davranışların oluşturulduğu, birlikte yaşamın örgütlendirildiği, rutinliğin bir noktadan sonra yaşam biçimi haline getirildiği bölümdür
xxxxxxxx Beyin (cevabı geçen haftaki yazıda), sizi değişime karşı örgütleyecek, ve elinden geldiğince sizin Tatminsizlik x Vizyon x İlk Adımlar’ınızdan daha büyük bir değerde tutmaya çalıştıracaktır. Bunu nasıl mı yapacak;

  • Geçmişte yaşadığınız korkuları hafızanızda tekrar yaşatarak,
  • Yarına kaygı ile baktırarak,
  • Zaman ve parasal maliyetleri düşündürerek,
  • Duygusal tarafınızdan baktırarak
  • veya sizlerin bu listeye ekleyeceği bir çok sınırlayıcı inancı, hatırlatarak, yapacaktır.

Aşağıdaki cümlelerden kendiniz ile ilgili olduğunu düşündüklerinizin yanına bir tık atın;

  • Ekonomik olarak dip yaptım, çıkış yolu şart
  • Araba almak istiyorum, ama param günü yaşamama yetiyor
  • Gelirimi arttırmak istiyorum ama çok istememe rağmen iş değiştiremem
  • Ailevi sorunlarım var ama suçlusu ben değilim.
  • İşimde mutsuzum ama başka da alternatifim yok
  • Çok kiloluyum, ama bir türlü kilo veremiyorum. Binlerde defa denedim,
  • Karar almak istiyorum ama alamıyorum, sonuçlarından korkuyorum
  • ……

Lütfen,  yukarıdaki cümleleri kendinize göre arttırınız. Daha sonra aşağıdaki tabloyu kendiniz için doldurunuz 

Konuyu kafanızda netleştirmek için, bir örnekle detaylandıralım.

GELİRİMİ ARTTIRMAK İSTİYORUM;


1. Tatminsizlik açısından bakarsak; Tatminsizliğinizin seviyesi nedir? Dipte misiniz? Dipte olduğunuzu nasıl ifade edersiniz? Örnek: gelirim sadece temel sabit giderleri(ev kirası, elektrik, su, doğalgaz,…vs) ödemeye yetiyor. 10 TL kazanıyorum, 10TL (Belki 15 TL) sabit giderim var. Kendime harcayabileceğim 1 kuruşum yok, diye ifade edebilirsiniz.

2. Vizyon açısından bakarsak; Ekonomik olarak neye ulaşmak istiyorsunuz? “Lütfen kendinize, rahat hissedebileceğim bir gelir” diye kolaya kaçar bir cevap vermeyin. Bunun yerine şöyle bir hesaba girişin: 20 TL sabit giderlerim var,  5 TL kişisel gelişimime, 10 TL sosyal yaşama, 5 TL hobilerime, 2oTL de tasarruf yapmak istiyorum, toplamda en az 60TL kazanacağım” diye cevaplayınız.

3. İlk adımlar açısından bakarsak; Size 60 TL kazandırmaya götürecek ilk adımı gerçekten attınız mı? Bu adımlar neler olabilir?Daha iyi gelirli bir iş mi? Ya da kendi işinizi kurmak mı? Yaratıcılığınızı paraya çevirebilir misiniz? (Bunun gerçekten cevabı sizde.. Sizi en iyi Siz-Kendiniz tanır)…vs

4. Son olarak, sizi bu değişimden alı koyan nedir (Direç Faktörleri)? Yeni adım atacağınız yolun belirsizliği mi? Riskler mi? Geçmiş tecrübelerinizin (ya da çevrenizin) üzerinizde oluşturduğu korkunun, geleceğe kaygı ile baktırması mı?

Şimdi yukarıdaki, 1-2-3. Maddelere göz atın.. Sizler bu sorulara nasıl cevap verdiniz.

Değişim İstemenize Rağmen,
 Sizde Değişimin Tetikleyicisi 
3 Elemandan Herhangi Biri Eksikse 
(“Tatminsizlik / Vizyon / İlk Adımlar” ), 
Değişimi Gerçekleştirme Olasılığınız Düşüktür. 
Gerçekleşse Bile, Kalıcı Olmayacaktır. 
Yukarıdaki cümlenin gerekçesi, yine Duygusal Beyniniz. En ufak durum değişikliğinde geçmiş, durağan haline geçmek istemesi…
Peki bu ilk 3 elemanın globalde oluşturacağı etkinin, değişim karşısındaki gücü nedir? Değişim İsteği (DxVxFS) ile Değişime Karşı Direnç karşılaştırıldığında ne fark ediyorsunuz?
Cümlelerime son vermeden küçük bir anekdotu aktarmak istiyorum. Geçenlerde bir arkadaşım ile veremediğimiz kilolardan bahsediyorduk. Ben bir türlü verememekten yakınırken; kendisi ise henüz daha kötü durumda olmadığımızı gösterir örnekler verdi bana (Daha kilolular, zayıf ama daha az sağlıklılar,…vs)… İkimiz de ulaşmak istediğimiz yeri biliyorduk ve defalarca öğünlerimizden kısıp, spora başlamıştık… Peki, neydi bizim sorunumuz?
Her değişimin bir maliyeti vardır? Siz bu maliyeti ödemeye hazır mısınız?

Kemal Basaranoglu
kemal.basaranoglu.com

(*)Organizasyonel Gelişimin (1950-60) kurucularındandır.