• Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
12 Mart 2025

"Peynirimi Kim Kaptı?" (Who Moved My Cheese?), Spencer Johnson tarafından yazılmış kısa bir hikayedir ve değişimle başa çıkma üzerine bir metafor içerir. Hikaye, bir labirentte yaşayan iki fare (Koşarca ve Koklarca) ve iki insan (Mırın ve Kırın) karakteri üzerinden anlatılır. Bu dört karakter, labirent içinde sürekli peynir arar. Peynir, insan hayatında mutluluk, başarı, kariyer, ilişki veya herhangi bir hedefi simgeler. Başlangıçta karakterler bol miktarda peynir bulur ve oraya alışırlar. Ancak bir gün peynirleri ortadan kaybolur. • Fareler (Koşarca ve Koklarca): Hemen değişime adapte olup, yeni peynir arayışına girerler. • Mırın: Değişime direnç gösterir, eski peyniri geri getirmeye çalışır, şikayet eder ama harekete geçmez. • Kırın: İlk başta korkar ve direnç gösterir, ama sonra değişimin gerekli olduğunu fark eder ve yeni peynir arayışına katılır.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
26 Ocak 2025

Ve Hayatın Anahtarını Dopamini Keşfettim. Bir gün, dopamin denen "tam bir anahtar" kavramla tanıştım. Dopamin, bizi harekete geçiren, imkansızı başarmamızı sağlayan bir nörotransmitter (Bilimsel tarafını başka bir yazıda ya da sohbette anlatırım; sadece sinir hücreleri arasında aktarım sağlayan kimyasal olarak bilin). Dopamin de beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlıyor ve hayatımızın pek çok alanını da doğrudan etkiliyor. Ancak bu mucizenin de dengesini tutturmak çok ama çok önemli.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
19 Aralık 2021

2022'yi A’dan Z’ye Gelişip-Değişerek Karşılamak isteyenlere 29 öneri.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
14 Kasım 2021

Günümüz iş dünyası profesyonellerinin en büyük sıkıntısı içinde bulunduğu “sıkışmışlık”! “Sıkışmışlık” aynı zamanda en büyük fırsatları da. Nasıl oluyor da en büyük sıkıntı aynı zamanda en büyük fırsat oluyor? Anlatayım. Öncelikle iş hayatında yaşanabilecek “sıkışmışlıklar” ya içerden ya da dışardan gelir. Dışardan gelen sıkışmışlıkları kurumlardaki yönetimler, ekip arkadaşları yaratabileceği gibi kimi zaman eşten ya da ebeveynlerden de gelebilir. İçerden gelen sıkışmışlık ise kişinin kendi dürtülerinin onu zorlamasıdır. Bu durumu potansiyelini kullanamayan çalışanlar yaşar. Daha fazlasını yapabileceğini bilirken, içinde bulunduğu organizasyon ona bu fırsatını vermez. Uzunca bir süre bunu kabullenen kişi, artık bir yerden sonra kabullen(e)memeye başlar. Ve hikaye o gün orada başlar.

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
17 Ekim 2021

Terfi, unvan ve para kariyerli olmanızı sağlar mı? Evet diyenleri duyuyorum. O zaman şu soruma cevap verin. Bunlara sahip olan sen ya da sahip olan kişilere baktığında “neden bu insanlar bu kadar tatminsiz, huzursuz veya mutsuz?”. Kariyer kavramı toplumsal yargılar çerçevesinde 3 kelimeye indirgenmiştir. İnsan gibi düşünen bir varlık için bu kelimelerle tanımlanan kariyere erişilsin ya da erişilmesin “mutsuzluk – tatminsizlik ve huzursuzluk” ile karşılaşmamak imkansız gibi. Neden mi? Durun önce bu 3 kelimeyi biraz deşelim!

Read More
  • Kemal Başaranoğlu
  • Posted by Kemal Başaranoğlu
26 Eylül 2021

Bileylenmiş Çalışan Sendromu İş hayatında yöneticileri tarafından görülmeyen ihtiyacı karşılanmayan çalışanların yaşadığı sendromdur. Bu sendromu üst yönetim ya da patronlar tarafında yeterince görülmediğini düşünen yöneticiler de yaşar. Nedenleri ve çözümleri yazının içinde..

Read More