Satranç tahtasında bir taş olsaydım….

Yaşam satranç tahtasında olmaya benzer.

Herkes için farklı bir cevabı var bu sorunun..

Ben satranç tahtasında bir taş olsaydım KALE olurdum, Çünkü korunaklı aynı zamanda atağa geçebilir bir alan sunar kale. 

Ben satranç tahtasında bir taş olsaydım AT olurdum, Çünkü hareket esnekliğim ile çok kişiyi şaşırtabilir özgür davranabilirdim.

Ben satranç tahtasında bir taş olsaydım FİL olurdum, Çünkü gözüm diğerlerine göre daha uç noktalarda gezebilir.

Ben satranç tahtasında bir taş olsaydım VEZİR olurdum, Çünkü hareket esnekliğimle tahtaya hükmederdim.

Ben satranç tahtasında bir taş olsaydım ŞAH olurdum, Çünkü ben oyun bitti demeden oyun bitmezdi.

Ben satranç tahtasında bir taş olsaydım PİYON olurdum, Çünkü …… 

Çok az kişi piyon olmayı seçiyor. Zira “piyon olmak, yavaş hareket etmek, tek yönde gitmek, hatta çoğunlukla korunmaya ihtiyaç duymak, başkası için kendini feda etmek diye anlaşılıyor” genellikle

Oysa satranç tahtasında piyon olmak, gelişim sürecinde olmak demek. Attığımız adımlarla olmak istediğimize doğru ilerlemek demek. Doğru zamanda doğru adım atarak en üst kareye geldiğinizde, ne olmak istiyorsanız o olmak demek. 

Zaman ilerledikçe tahtadaki oyuna göre ihtiyaç duyulan taş değişebilir. 

Zaman ilerledikçe değişen koşullarda ihtiyaca uygun olmak, hazır olmak gelecekte var olabilmek demek.

Piyon olmak demek aynı zamanda doğru zamanda doğru taş olabilmek demek.

Dün Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nde, bir satranç taşından kendi hikayemize giden yolda ilk adımı atmak üzere buluştuk. Katılımcıların farkındalıklarını, eylem adımlarına dönüştürdüğü bir çalışma oldu. 

 

Önümüzdeki çalışmalarda sizleri de aramızda görmekten memnuniyet duyarım.

HBR Türkiye – Mayıs: Görüşmelerde Başarılı Olmak İçin 3,5 Kuralı

İş dünyasında kariyer basamaklarını bir bir çıkmanın verdiği heyecan ve tatmin tadından yenmez.  Normalde hayatlarında başarı, tatmin ve denge kavramlarını iyi bilen kariyer avcıları, alacakları görev ve sorumluluk yükseldikçe ve sosyal olarak önem atfedilenler oldukça (üst düzey liderlik gibi), görüşme öncesinde agresifleşip panikleyebiliyor. 

İş dünyasında kariyer basamaklarını bir bir çıkmanın verdiği heyecan ve tatmin tadından yenmez.  Normalde hayatlarında başarı, tatmin ve denge kavramlarını iyi bilen kariyer avcıları, alacakları görev ve sorumluluk yükseldikçe ve sosyal olarak önem atfedilenler oldukça (üst düzey liderlik gibi), görüşme öncesinde agresifleşip panikleyebiliyor. 

Görüşmelerde Başarılı Olmak İçin 3,5 Kuralı’nın devamı için

https://hbrturkiye.com/blog/gorusmelerde-basarili-olmak-icin-3-5-kurali

Kemal Başaranoğlu, MSc,PCC, NLP MP

Profesyonel Koç

www.kemalbasaranoglu.com

 

HBR Türkiye – Nisan: Küçük Albert’lara Dönüşmeyin

Bugünlerde birçok profesyonel, iş hayatı ile ilgili kaygılar yaşıyor.

Bugünlerde birçok profesyonel, iş hayatı ile ilgili kaygılar yaşıyor. 

Fasit Döngüden Nasıl Çıkılabilir?

Yazının tamamını okumak için 

https://hbrturkiye.com/blog/kucuk-albert-lara-donusmeyin

Kemal Başaranoğlu, MSc,PCC, NLP MP

Profesyonel Koç

www.kemalbasaranoglu.com

2019 Yılı Mahsulünü Bugünkü Hedefleriniz ile Oluşturun!

“Modern hayatın güzelliği ve tehlikesi şudur: Kendi yönünüzde hareket etmeniz gerekir, yoksa başkaları sizi kendi yönlerinde hareket ettirir. Eğer ne istediğinizi bilmiyorsanız, size, sizden ne yapmanızı istediğini söyleyecek ve bunu size yaptırmaya çalışacak birilerini kolayca bulursunuz”.

2019 yılı mahsülünü en iyi şekilde almak için;

1. Kendinize 2019 yılı için bir ajanda alın.

2. Ajandanıza öncelikle 2019 yılı için hedeflerinizi SMART bir şekilde yazın.

3. Hedeflerinizin değerini sorgulayın.

4. Kendinize, tıpkı işletmelerin yaptığı gibi, yıllık bir gelişim bütçesi oluşturun ve bu bütçeyi nasıl kullanacağınıza karar verin.

5. Sosyal sorumluluk projelerinde yer alın!

6. Tatil planlarınızın yanına kültürel öğrenme ekleyin.

7. Öngördüğünüz şeyleri gerçekleştirmek üzere bir plan oluşturun.

Detayları ve sizi yolda tutacak diğer adımları, Harvard Business Review’de

Kemal Başaranoğlu, PCC, NLP MP

Profesyonel Koç

Küçük Bir Farkındalıkla Büyük Taşları Oynatın

80-20 Kuralı adlı kitabında Richard Koch Harvard’da filoloji profesörü olan George K. Zipf’tin bu kuralı yeniden keşfi ve detaylandırılmış hali olan “En az çaba kuralından” bahseder.

“Kaynaklar (insan, mal, zaman, beceri ya da üretken olan her türlü şey) kendilerini işi minimize etmek üzere düzenlemeye eğilimlidirler, ki böylece herhangi bir kaynağın yaklaşık yüzde 20-30’u o kaynakla ilintili aktivitenin yüzde 70-80’ine tekabül eder.” George K. Zipf

Bill Gates’in “Zor işleri hep tembel birine veririm. Çünkü o mutlaka o işi yapmanın kolay bir yolunu bulur” sözü En Az Çaba Kuralı’nın bir uygulaması olabilir mi?

Aktif koçluk ve danışmanlık yapan, yöneticiler ve çalışanlarla çokça zaman geçiren biri olarak bugüne kadar “farkındalığım yok” diyen birini görmedim. Aksine her seferinde “benim farkındalığım diğerlerine göre çok yüksek” cümlesini defalarca işittim. Bu cümlelerin, içine girilen çalışmalarla beraber “farkındalığım yavaş yavaş artıyor” cümlesine dönüştüğüne de defalarca şahit oldum.

…….

80-20 oranından farkındalık yaşamak denildiğinde zihin perdenizde neler canlanıyor?

Bu, İtalyan ekonomist Pareto’nun bulduğu bir oran. Pareto, yaptığı çalışmalarda, İtalya’daki servetin yüzde 80’ine nüfusun yüzde 20’sinin sahip olduğunu görür. Daha sonra yaptığı birçok gözlem sonucunda, ‘bir çıktının yüzde 80’ini bir girdinin yüzde 20’si oluşturmaktadır’ ya da ‘sonuçların yüzde 80’i nedenlerin yüzde 20’sinden gelir’ fikrini ortaya koyar.  Bugün özellikle iş dünyası bunu aktif bir şekilde süreçlerinde kullanıyor. Bu 80-20 kimi zaman 90-10 ya da 70-30’da olabiliyor. Ama 50-50 değil.

…..

Bill Gates’in “Zor işleri hep tembel birine veririm. Çünkü o mutlaka o işi yapmanın kolay bir yolunu bulur” sözü En Az Çaba Kuralı’nın bir uygulaması olabilir mi?

……..

Farkındalık çok değerlidir. 2 Dakikalık keşfe çıkmak, farkındalığın en önemli tetikleyicisidir.

……

Devam HBR Blog’da..

Kemal Başaranoğlu, PCC

Güçlü Sorularla Keşfedilen Liderlik

Farkındalıktan Potansiyele Yolculuk

“Farkındalık” ve “denge” önümüzdeki yüzyılın en önemli iki kelimesi olacaktır. Günümüzde Uluslararası Koçluk Federasyonu (International Coach Federation) gibi çatı örgütlerin akredite ettiği okullar tarafından verilen eğitimler ve yetkin ünvanlı koçlar sayesinde farkındalıklar bugüne kadar hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılıyor. Koçluğun farkındalıklara yol vermesi, aynı zamanda insanın da bir noktada kendi potansiyelini keşfini sağlıyor. Dün tek tük liderden bahsedilirken, bugün aslında ihtiyaç halinde ortaya çıkan ve süreci başarı ile yönetip sonra geri çekilen birçok farklı alanda liderler görmeye başlıyoruz.

KalDer Önce Kalite Dergisi’nde Haziran 2018’de Yayınlanmıştır..

Farkındalıktan Potansiyele Yolculuk

“Farkındalık” ve “denge” önümüzdeki yüzyılın en önemli iki kelimesi olacaktır. Günümüzde Uluslararası Koçluk Federasyonu (International Coach Federation) gibi çatı örgütlerin akredite ettiği okullar tarafından verilen eğitimler ve yetkin ünvanlı koçlar sayesinde farkındalıklar bugüne kadar hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılıyor. Koçluğun farkındalıklara yol vermesi, aynı zamanda insanın da bir noktada kendi potansiyelini keşfini sağlıyor. Dün tek tük liderden bahsedilirken, bugün aslında ihtiyaç halinde ortaya çıkan ve süreci başarı ile yönetip sonra geri çekilen birçok farklı alanda liderler görmeye başlıyoruz.

Farkındalıkla Düşünün! Görsel Beynin Keşfi ve Farkındalıkla Kullanımı İle Yeni İnsana Giden Yolculuk

Beyin üzerine son yıllarda yapılan araştırmalar, insan potansiyelini keşfetmenin en önemli adımını oluşturdu. Beynin işleyişini bilmek aynı zamanda onu farkındalıkla yönetmek dengeli bir liderliğin de kapılarını bu yüzyılın insanına açtı.

Beyin üç bölümde incelenebilir.

1.    Sürüngen Beyin: İlkel bir beyin sistemidir. Yaklaşık 100 milyon yıldır canlıların varlığını sürdürmesine yardımcı olan, dürtü bazlı tepkiler oluşturan beyin bölümüdür. Kimse saldırgan bir köpek tarafından ısırılmak istemez değil mi? İşte bu bölüm, tehlike gördüğünde sizleri yaşamda tutmak için kaçar ya da saldırır.

2.    Duygusal Beyin: Bu beyin sistemi memeli hayvanlarla birlikte gelişip, sürüngen beynin üzerinde 50 milyon yıldır bulunmaktadır. Duygu merkezleri gelişimi ile duygu bazlı tepkiler oluşturur. Önemli özelliği size sadece iki alternatif sunmasıdır. Ya “O” ya “Bu”, “Siyah”-“Beyaz” gibi. Bir nevi ikilem yaratması nedeni ile ikilem beyni olarak da adlandırılabilir. Siyah ve beyaz arasındaki grinin tonlarını bilmeyen bu bölüm aynı zamanda değişimi kendisine bir tehdit olarak algılar, sevmez. Evcil hayvanların yerlerini değiştirdiğinizde, nasıl tepkiler verdiklerini hiç gözlemlediniz mi?

3.    Görsel Beyin Sistemi: Bu sistem en son gelişen sistemdir. Yaklaşık 2,5 milyon yıllık ömrü olup, aslında bizlere en az üç seçenek sunarak (Ya “O”, ya “Bu”, Ya “Şu” Ya da “Onlar”,… vb. gibi), duygusal beynin yarattığı ikilemi ortadan kaldırır. Bu sistemin bir özelliği de hayal gücü ile yaratmadır. Beyin boşluk tanımaz ve hayali bir defa  oluşturup, ona odaklandıktan sonra onu nasıl gerçekleştireceğinin yollarını arar. İnsana tüm içsel kaynaklarını sorgulatıp, o hayale ulaşmanın yollarını buldurur.

Adım Atın! Yolculuğa Başlamanın En Kritik Adımı

Görsel beyin kapasitenin kullanılması bir anlamda kişinin aslında istediği vizyona giden yolun ilk adımını oluşur. Liderler harekete geçmeden önce ağırlıklı olarak süreci gözlerinde canlandırırlar. Bu yazdığımdan “hayalperesttirler” anlamı çıkartmayın. Zira hayallerini gerçekleştirme ve ayakları yere basar hale getirme açısından oldukça gerçekçi ve yapıcı eleştirileri kendilerine yapmaktan kaçınmazlar. Zira niyetlerinin içinde gündemi gerçekleştirmenin yakıcı bir isteği ve bu yolda adım atmanın dayanılmaz heyecanını taşırlar. Bir dişli çark bir kere döndü mü diğerleri de onun etrafında döner.

Değerini Tanımlayın! Hayale Ulaşmak Neden Önemlidir?

Hayalin gerçekleştirilmesinin garantisi aslında o hayalin arkasınd yatan değerde ya da anlamda gizlidir. Şayet kişi o hayale derin bir anlam yüklemişse, onu bir tutku olarak gece gündüz yaşar. Gözü başka hiçbir şey görmez. Önce kendi kaynakları olmak üzere, etrafında ihtiyaç duyduğu tüm kaynakları sürecin gerçekleşmesi için araştırır, organize eder ve harekete geçirir ya da geçirilmesini sağlar. Hayalin sonunda erişeceği hazinenin ne olacağını çok iyi bilmektedir.

Kararlılıkla Süreci Devam Ettirin! Sonuç Süreçle Gelir: Pes Etmek Yok!

Konu ne olursa olsun aslında bir sürecin başarısı tamamı ile atılan adımların kararlılıkla devam ettirilmesi ile gerçekleşir. Süreç içinde her ne ile karşılaşılırsa karşılaşılsın bunun o an diliminde o duruma özel olduğu kabulü ile yola devam etmek gerekir. Hayatta karşılaşılan zorluklar bir fırsatın anahtarı da olabilmektedir. Hazineye giden yolda yeni hazineler keşfetmek, nasıl bir duygu olur?

Bütünü Tamamlamak! Hikayenizdeki Yeri Nedir?

Bütünsel insan dört farklı alanda tanımlanır: Hedefleri, İlişkileri, Ben’i ve Büyük Resmi. Sizin liderlik hikayeniz ne olursa olsun, bu dört alanda olan bütünsellik mutlu sonun da garantisidir. Bütünsellik aslında yaşamda da dengenin ana unsurudur. Doğada dengenin olmadığı bir şey var mı? Dengede olan bir yaşam sizin liderliğinizi nasıl destekler?

5 adımda kendi liderliğinizi oluşturmak üzere aşağıdaki sorulara cevap vermeye ne dersiniz?

1.    Odaklanın: Hayatınızın hangi alanında lider olacaksınız? Bu alanı net olarak belirleyin.

2.    Niyet edin: Liderliğinize niyet edin ve bununla ilgili olarak ilk adımlarınızı atmaya başlayın. Bu niyetinizi bir yere yazın ve etrafınızda sizi destekleyeceğine inandığınız insanlarla paylaşın.

3.    Anlamı Bulun: Liderlik sizin için neden önemlidir? Etrafınızdakilere ne sağlayacaktır? Topluma ve dünyaya ne gibi olumlu getirileri olacaktır? Her bir sorunun üzerine tek tek düşünüp, bunları somut yazılı hale getirin. Sizi heyecanlandırmayan cevaplar aynı zamanda harekete de geçirmeyecektir.

4.    Sürdürülebilir Olun:  Her ne olursa olsun, potansiyelinizi ortaya çıkarıp liderliğinizi ilan edene kadar nasıl kararlılıkla sürdüreceksiniz? Bu yolculuğu keyif içinde gerçekleştirmek için nelere ihtiyacınız var? Bu soruların cevabı sizleri süreçte yol boyu destekleyecek elemanları verecektir.

5.    Bütünsel Yaklaşın: Liderliğinizin sizin hedeflerinize, diğerleri ile olan ilişkilerinize, Ben dediğiniz kendinize ve hayalinizdeki vizyon ya da anlam yüklediğiniz büyük resminize olan etkilerini nelerdir? Bu bütünsel yaklaşım, dengenin ve geleceğin garantisidir.

Fısıltıdan Doğan Fırsatlar..

Koçluk mesleğinin özünde ya bir sorunu çözmek ya da bir potansiyeli ortaya çıkarmak yatar. Bu kapsamda genelde iki konu odağa alınır.

Potansiyel: Potansiyel nedir, nasıl ortaya çıkar?
Yetenek: Yetenek doğuştan mıdır, sonradan geliştirilebilir mi?

Potansiyeli görerek yeteneği hissetmek…

https://hbrturkiye.com/blog/fisiltidan-dogan-firsatlar

 

Sürücü Koltuğunda Olmak Sizin İçin Ne Kadar Önemli?

Kariyer Yolculuğu Farkındalığı

Hangi tür mesajları şu son bir yıl içerisinde siz ve yöneticiniz karşılıklı olarak paylaştınız?…

HBR Türkiye’de yayınlanan Kariyer Yolculuğu  Mart Yazısına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz..

https://hbrturkiye.com/blog/surucu-koltugunda-olmak-sizin-icin-ne-kadar-onemli

HBR Türkiye – 09 Şubat: Güçlü Bir Soru Hayatınızda Hangi Kapıları Açabilir?

Joseph O’Connor, “Sorular sahne ışıkları gibidir, karanlık yerleri aydınlatır” derken aslında insanın yeni bilgilere giden süreçlerde, beyni düşünmeye ve arayışa sürüklediğini ima eder. Sorulan soruya cevabınız “Bilmiyorum” olsa dahi, beyin o soru için bir cevap arayışına devam eder.

Harvard Business Review Türkiye’de bu ay yayınlanan yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz…

https://hbrturkiye.com/blog/guclu-bir-soru-hayatinizda-hangi-kapilari-acabilir

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğimle..

  •  SON KATILIMCI ARANIYOR! Kariyerinizde Adım Adım İlerlemek ya da Sıçrama mı Yaşamak İstiyorsunuz? “Benim Hikayem” diyeceğiniz, Kariyer Farkındalık Programımın 3. Takımı, 5 Şubat Pazartesi saat 20:10’da açılıyor. Bilgi Almak İçin Kayıt Formu Aşağıdadır.

Benim Hikayem

 

Kemal Başaranoğlu
PCC – ICF

kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

 

Herkes Profesyonel Koç Olabilir Mi?

 Nasıl ICF Unvanlı Bir Koç Olabilirsiniz?

Bir PCC’nin Keyifli Çetin Yolculuğu -1-

Bu yazıyı şayet okuyorsanız ya mesleğe olan merakınızdan ya da profesyonel koç olmayı düşünmekten ya da zaten bir koç olduğunuz ve kendinize nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğinizi öğrenmek için okuduğunuza inanıyorum.

Öncelikle Koçlar Dünyasına hoş geldiniz. Amacım aslında “Profesyonel Koç Kimliğini” nasıl üzerinize giyebileceğinizi adım adım birkaç günce yazısı ile sizlere hap şeklinde aktarmaktır. Herhangi bir sorunuz olursa ya da yardım edebileceğim bir şey, lütfen bana iletişim bilgilerimden ulaşın.

Yazının devamı Denge Merkezi Blogunda….

  •  Kariyerinizde Adım Adım İlerlemek ya da Sıçrama mı Yaşamak İstiyorsunuz? “Benim Hikayem” diyeceğiniz, Kariyer Farkındalık Programımın 3. Takımı, 5 Şubat Pazartesi saat 20:10’da açılıyor. Bilgi Almak İçin Kayıt Formu Aşağıdadır.

Benim Hikayem

 

Kemal Başaranoğlu
PCC – ICF

kemalbasaranoglu@gmail.com
Facebook
Linkedin
www.tykocluk.com

Tree image created by Kjpargeter – Freepik.com