Mesajınız var.. İletişim 1…

Hadi ufak bir test ile bugünkü yazıma başlayayım; aşağıda gördüğünüz sayı kaçtır?

Düşündüğünüz,
Söylemek istediğiniz,
Söylediğinizi sandığınız,
Söylediğiniz,
Karşınızdakinin duymak istediği,
Duyduğu,
Anlamak istediği,
Anladığını sandığı, 
Anladığı… arasında farklar vardır.
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması
için en az 9 ihtimal var.
                                                                                 Sylviane Herpin

Bugünkü yazımı “İletişim”imiz üzerine yazmak istedim.

Türk Dil Kurumu İletişimi : “Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına
aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon” şeklinde tanımlamaktadır
.
Ben ise iletişimi : “Karşımızdakine sözlü ya da
sözsüz olarak geçtiğimiz mesajlar bütünü” olarak tanımlıyorum.
Örnek vermek gerekirse; çocuğunuz ile iletişime geçecekseniz; siz gönderici
olarak mesajınızı bir şekilde alıcısı olan çocuğunuza aktarırsınız. Çocuğun
ise, sizin gönderdiğiniz mesajı anlayıp anlamadığını, size gönderdiği geri
bildirim ile anlayabilirsiniz.
Etkin iletişimin temel prensiplerini;
–      Kendimizi net
bir şekilde ifade etmek
–      Gönderilen
mesajı takip etmek
–      Karşı tarafa ön yargılı bakmamak (iyi niyet)
–      Zamanlamaya
dikkat etmek
–      Uyuşmazlık
durumlarında tolerans gösterebilmek
–      Doğru
iletişim araçları ile doğru metotları seçmek oluşturmaktadır.
Sabah uyandığınızda ilk karşılaştığınız kişiye (eş, çocuk, apartman
görevlisi, komşu, iş arkadaşı.. vs) , “GÜNAYDIN” dediğinizde (ki günün ilk
iletişimini bu şekilde gerçekleştirmektesiniz), bunu güzel bir günün
başlangıcı olması temennisi ile mi söylüyorsunuz? Yoksa alışkanlık nedeni ile mi? 
Yarın sabah uyandığınızda karşılaştığınız
ilk kişiye “Günaydın” deyin ve daha sonra durumu gözlemleyip, aşağıdaki
sorulara cevap verin. 
1.       Öncelikle
güne iyi bir başlangıç yapmış mıydınız?
2.      Günaydın dediğinizde,
gönderici olarak siz; bu kelimeyi
a.      Nasıl bir ruh hali ile
b.      Nasıl bir
fiziksel duruş ile
c.       Nasıl bir ses
tonunu ile
d.      …..,                                 söylediniz.
3.      Alıcı ise, bu kelimeyi duyduğunda,
a.      Ne yaptı?
b.      Cevap verdi
mi?
c.       Cevap verdi
ise; nasıl verdi?
d.      Ses tonu
nasıldı?
e.      ….
Soğuk çay ve pilavı kabul edebiliriz ama asık
suratlılığı asla. (Çin Atasözü)
Tüm bu yukarıdaki soruların cevaplarından sonra, günün bu ilk iletişiminize bir not verin (10
üzerinden..)
İletişime geçtiğinizde ya da sizinle iletişime geçildiğini gördüğünüzde
lütfen;
–      Kalıplaşmış
düşüncelerinizden
–      Zihninizdeki
genellemelerinizden
–      Bir kişinin
diğerine sözünü kabul ettirme çabasında olduğunu düşünmekten
–      Bir kişinin
diğerini değiştirmeye çalıştığını düşünmekten
–      Bir kişinin
diğerine geçtiği mesajların arasındaki taleplerden ötürü, diğerinin aşırıya
kaçan boyutlarda özverili olması gerektiği
–      ……
düşüncelerinden, kendinizi kurtarın… Zira yukarıda ifade edilen cümleler
sizleri “İletişim Kör Kuyuları”na çekecek inançlarınızdır.
Geçmişte yaşadığınız bir iyi bir de kötü tecrübeyi düşünüp, zihninizde
tekrar tecrübe ediniz. Sizi kötü tecrübenizde “İletişim Kör
Kuyulara” ne çekmişti? peki iyi tecrübenizde neden sizleri yolunuzdan alı koyamadılar?
Etkin bir iletişimi kısıtlayacak bir çok engel olabilir. Bunlar fiziksel olabileceği
gibi;
–      Zaman kısıtı
–      Ortam
sıcaklığı (aşırı soğuk/sıcak)
–      Ortamdaki gürültü
–      Yorgunluk
–      …..
psikolojik ;
–      Önyargılar
–      Moralsizlik
–      İsteksizlik
–      Tatminsizlik
–      …
ya da semantik (anlam üzerine);
–      Aynı şekilde
ifade edilen kelimelerin farklı anlamlarda algılanması
–      Yoğun bir
şekilde jargon kullanılması
–      …
olabilir.                                                                                              
Az önceki kötü tecrübelerinizde gördüğünüz engelleri, yukarıda bahsedilen
gruplardan hangisine/hangilerine koyabilirsiniz?  

Peki, iyi tecrübenizde hiçbir engel ile karşılaşmadınız mı?
Karşılaştıysanız bunu nasıl ortadan kaldırdınız da, iletişim doğru bir şekilde
gerçekleşerek mesaj alıcısına ulaştı.
Son söz: Kaliteli bir iletişim için kişi öncelikle kendisini tanımak
zorundadır.

Haydi bugün bir adım atıp kendinizi tanımaya ne dersiniz?
KB
kemalbasaranoglu@gmail.com

Suyun akışını yönetmek ister misiniz?

Gecen hafta Erickson Coaching International’da katıldığım,
Koçluğun Sanatı ve Bilimi Sertifika Programı sonrasında, bugün KOÇLUK üzerine yazmak istiyorum.

KOÇLUK
Nedir?
KOÇLUK; Hayatınızdaki önemli konuları (hatta en
önemlilerini) tespit etmenize ve bunları gerçekleştirmenize yardımcı olan süreçtir.

Diğer bir ifade ile, aşağıdaki 3 temel sorunun cevabını bulma sürecidir:
– Hayatınızda sizin için neler önemlidir?
– Hayatta neyi hak ettiğinizi düşünüyorsunuz? Ve bunların ne
kadarına sahipsiniz?
– Hayallerinizi neler süsler? Bunlara erişmek sizin için önemli
midir?
KOÇLUK, kişinin yaşamı boyunca yapacağı,
sonu olmayan yolculuklar bütünüdür. 



KOÇLUK, bugün ulaşmak istediğiniz SİZ’in
ötesinde bir SİZ’e
ulaşmanıza yardımcı olacak sistematiktir. 



KOÇLUK, geçmişinizle değil; yarınınız ve bu yarında olmak istediğiniz siz ile ilginir.
Milton Erickson’ın söylediği gibi “Her
insan tam ve bütündür ve kendi içinde gereksinim duyduğu kaynaklara sahiptir”.
KOÇLUK Ne Değildir?
KOÇLUK hizmeti veren kişiye KOÇ denir. KOÇLUK; kesinlikle KOÇ’unuz ile arkadaşlık
kurmak değildir. Akıl hocalığından faydalanmak ya da danışmana danışmakta değildir.

KOÇLUK’tan
Ne Beklenmelidir?
KOÇLUK alan kişi kendisi tanır (bireysel
farkındalığa erişme), kendi zenginliğini  fark eder (Duygularını, Değerlerini ve İnançlarını
tanıması) , potansiyelini keşfeder, hedeflerini belirler (ya da var
olan hedeflerini net bir şekilde tanımlar). 

KOÇ, kişinin motivasyonu üst seviyelere getiren ve o noktada tutandır.

KOÇLUK’tan Ne Beklenmemelidir?
KOÇ, sizlere yönlendirme yapmayacak, akıl vermeyecektir.
KOÇ ne
yapar?
Doğru sorular sorarak, kişinin kendi değerleri
çerçevesinde, kendi doğrularını
keşfetmesine yardım eder.
Hangi
konularda KOÇLUK alınur?
Gelecekte erişilmek istenen her türlü konu olabilir. KOÇLUK’ta
geçmiş üzerinde durulmaz; patalojik (hastalık) durumlar ile ilgilenmez. Şayet,
durumunuz KOÇ’luk almak için uygun değilse, etik olarak KOÇ’unuz sizi bir
uzmana (psikolog, psikiyatrist, ..vs) yönlendirir.  
KOÇLUK
Süreci Nasıl İşler?
Başarılı KOÇLUK sürecinin arkasında; samimiyet ve güven
yatar. Temelde müşterinin getireceği konular üzerine odaklanılır. Konusu ile ilgili olarak, müşterinin kendisini tanıması ve içindeki potansiyelini kullanarak
kendi eylem planlarını oluşturması sağlanır. 

KOÇ’un görevi, kişinin kendi
zenginliğini keşfetmesinde aracı olmaktır.
KOÇ, yaşanılacak süreç içerisinde
müşterisinin yaşam alanlarını tespit eder. Ve bu alanlar üzerine müşterinin
farkındalığını arttırarak, müşterisini istediği gelişim ve değişime hazırlar.

Genellikle KOÇLUK seansları; haftada 1 gün, 1
saat şeklinde yapılır. Gerçek anlamda değişim 3-4. seanslardan sonra başlar. Sürecin verimli
ve başarılı olması için minimum 3 aylık bir süreç önerilmektedir.
KOÇLUK alan kişi, kendi bireysel farkındalığına
vararak bir süre sonra konularına kendi kendine yön verebilir hale gelir.
KOÇLUK’ta
Gizlilik?
KOÇLUK görüşmelerinde konuşulanlar, müşterinin
izni/rızası olmadan 3. kişilere aktarılamaz
. Kurumsal olarak alınan KOÇLUKlarda, kurum ile KOÇ arasında geribildirim konusunda baştan anlaşılır. Kurumsal KOÇLUK’larda geri bildirimler, KOÇLUK alan müşterinin istediği ölçüde ve/veya müşterinin kendisi ile verilmektedir.  
Kimden
KOÇLUK Alınmalı ?
Uluslar arası KOÇLUK Federasyonu’ndan (ICF)
onaylı kurumlarda (*) eğitim görmüş koçlar ile ICF onaylı koçlar tercih
edilmelidir.
Bugünlük, Koçluk konusuna ufak bir nokta koymak istiyorum. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylar için tarafıma ulaşabilirsiniz.

kemalbasaranoglu@gmail.com

KB
(*) Türkiye için;
http://www.icfturkey.org/index.php?option=com_content&view=article&id=82&Itemid=68