Motivasyon Sağlamanın En Kolay Yolu

Bu haftaki yazımı değerler
üzerine ayırmak istedim. Zira yaklaşık 1 aydır, özel sebeplerden ötürü günce
yazmaya ara vermiştim. Şu sıra tekrar başlamanın tam vakti olduğu düşündüm. Bu
haftaki konuyu düşünürken, “neden kaldığım yerden başlamak istediğimi, bu
konuda beni neyin motive ettiğini”
sorgulamak istedim. Aşağıda az sonra okuyacağınız, kendimle yapacağım
konuşmaya hoş geldiniz.

Günümüzde bir takım
inançları ya kendimize yakıştırarak ya da dışarıdan satın alarak yaşıyoruz. Oysa,
inançlar yerine değerlerimize bağlı olarak yaşarsak, hayatı kendimiz için cennete çevirebiliriz
Değer nedir?
1.    Bizlerin
tek kelime ile ifade ettiği, o andaki duygularımızdır.
Ör: mutluluk, huzur, eğlence, sağlık, sevgi, sanat, …vb gibi.
2.    Bu nedenle zamandan zamana, kişiden kişiye,
toplumdan topluma değişir. Düşünün bir kere, onlu yaşlardaki sevgiyi tanımlamanız ile yirmili yaşlardaki
tanımlamanızı. Ya da otuz-kırklı yaşlarda sevgiye nasıl anlam
yüklediğinizi. Ya da içinde yaşadığınız toplum için sanat nedir? Bir Avrupalı ve bir
Ortadoğulu için sanat nedir? Aradaki farklara dikkat edin. 
3.    Önemlidir ve bir anlamı ifade eder. Sağlık; anlamı
istediğin gibi hareket edebilme, istediğin gibi yiyebilme, … vb gibi.
4.    Değerler pozitiftir ve bu nedenle kişileri motive
eder. Spor yapmak önemlidir. Zira spor yaparak sağlığımı korurum
İnanç nedir?
1.   
Geçmiş veya da
gelecek ile ilgili olup, deneyim ve neden-sonuç ilişkisi içindedir. Dün çok
çalıştığım için başarmıştım, eğer yarın başarmak istiyorsam, yine çok
çalışmalıyım. Bu inancı ya siz oluşturdunuz ya da atalarınızdan size miras
kaldı. Bir kere bunun gerçekleştiğini gördüyseniz, zaten bunu tüm benliğiniz
ile hissediyorsunuzdur. Şu soruyu kendinize sorabilir misiniz? ”Etrafınızda hem
okul yıllarında hem de iş hayatında çok çalışmadan da başarılı olanlar var mı?
Onların farkı nedir?”
2.   
İnançların hepsi
değerler gibi motive etmez. Yıkıcı veya demotive inançlar da (gerekçeler)
vardır. Yeni sorumluluğunu yerine getirmesi için mutlaka çok iyi derecede
yabancı dil bilmesi gerekir. Bu inancı satın alan kişinin öz güveni yetersiz
ise, başarsızlık kaçınılmadır.
 
Bugün, bu yazıyı yazmadan
önce kendimle aşağıdaki diyalogu yaşadım. Not tuttuğum kâğıttan buraya aktarıyorum.
–      
Bu günceleri oluşturmanın benim için değeri
nedir?
o  
Çok önemli
–      
Çok önemli ile ne anlatmak istiyorum?
o  
Paylaşım değerlidir: Paylaşım
–      
Paylaşım arkasında aslında ne var?
o  
Güç
–      
Gücün daha gerisindeki niyetim nedir?
o  
Daha fazla kişiye erişmek: Erişim
–      
Daha fazla kişi ne anlam ifade eder?
o  
Tanınmışlık
–      
Tanınırsan ne olur?
o  
Kişisel tatmine erişirim: Tatmin
–      
Kişisel tatminin daha derinlerinde ne
buluyorsun?
o  
Mutluluk
–      
Mutluluktan bir adım daha ileri gidersen,
orada seni ne bekler?
o  
Huzur
–      
Huzurun hemen arkasından ne gelir?
o  
BEN varım: Varlık
 
Çok basit bir çalışma ile
kendim için gerekli değerleri buldum (kırmızı ile yazılanlar). Bendeki yazma
motivasyonu 9 farklı değerimden kaynaklanmaktadır.
Güncelerimle ilgili
olarak pozitif geri dönüşler aldığım gibi, çok çok az negatif geri dönüşler de
aldım. Negatif geri dönüşlerin arkasında bir ihtiyaç olduğuna inandım. Bunları tespit edip, pozitife çevirmenin yollarını aradım. Aslında her türlü geri bildirimim, beni benden alıp daha ilerilere götüreceğine inandım.
Sizin için önem ifade eden
bir konuyu, benim yaptığım gibi irdeleyip, sizin motivasyon kaynaklarınızı
tespit etmeye ne dersiniz?
Bunun karşılığında size;
MOTİVASYON, İŞİ SAHİPLENME, ADANMIŞLIK, ODAKLANMA, İSTEKLİLİK. DEĞİŞİM vaad ediyorum.
Her türlü soru veya bilgi
edinmek için bana ulaşabilirsiniz.
Güzel bir hafta sonu
geçirmeniz dileğimle
Kemal Basaranoglu



Ey Değişim Söyle.. Fiyatın ne?

ESAS GÜÇ; BEYNİN 3 BÖLÜMÜNÜ,
DOĞRU ZAMANDA, DOĞRU YERDE KULLANMAYI ÖĞRENMEKTİR…
—————————————————————————————————————–
Geçen hafta “NE İSTİYORUM?” sorusuna özgürce cevabınızı verdikten sonra, şu an neredesiniz? 

İstediğinize erişmek için neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?

Karşınıza çıkacak engellerle boğuşmaya hazır mısınız?
Şayet, DEĞİŞECEĞİM ve İSTEDİĞİME ERİŞECEĞİM diyorsanız, tebrik ederim, eminim bu konuda başarıya ulaşacaksınız…
—————————————————————————————————————–
Bugün değişim konusunda sizleri, farklı bir bakış açısı ile tanıştırmak istiyorum.
Öncelikle sizi Richard Beckhard (*)’ın Değişim Formülu ile tanıştırmak istiyorum.
D x V x FS > R 

Bu formüldeki harflerin tanımları aşağıdaki gibidir:

D = Dissatisfaction/ Tatminsizlik
V = Vision / Vizyon
FS = First Steps / İlk adımlar
R = Resistance to Change / Değişime karşı direnç

Değişim için;
1. Öncelikle D yani konunuz ile ilgili tatminsizliğiniz,
2. İkinci olarak V yani kendinizi görmek istediğiniz yer, yani vizyonunuz,
3. Son olarakta FS’iniz yani erişmek istediğiniz size ulaşmak  için, ilk küçük adımların (bebek adımlar),
olması gerekmektedir.
Değişimin gerçekleştirilebilmesi için, yukarıda bahsedilen değişimin 3 ön koşulunun oluşturacağı global etkinin R’den, yani Değişime Karşı Dirençten daha büyük olması gerekmektedir.

Değişime Karşı Direnç nedir?

Geçen haftaki yazı ile beynimizin 3 önemli bölümünü tanımıştık. (Beyninizi yeterince kullanıyor musunuz?) Hadi küçük bir sınav ile hafızalarımızı tazeliyelim mi? Aşağıdaki cümleler beyninizin hangi bölümünün sizi yönetmesidir?
“Geçmiş tecrübeler ile geleceğe yönelik uzun dönemli davranışların oluşturulduğu, birlikte yaşamın örgütlendirildiği, rutinliğin bir noktadan sonra yaşam biçimi haline getirildiği bölümdür
xxxxxxxx Beyin (cevabı geçen haftaki yazıda), sizi değişime karşı örgütleyecek, ve elinden geldiğince sizin Tatminsizlik x Vizyon x İlk Adımlar’ınızdan daha büyük bir değerde tutmaya çalıştıracaktır. Bunu nasıl mı yapacak;

  • Geçmişte yaşadığınız korkuları hafızanızda tekrar yaşatarak,
  • Yarına kaygı ile baktırarak,
  • Zaman ve parasal maliyetleri düşündürerek,
  • Duygusal tarafınızdan baktırarak
  • veya sizlerin bu listeye ekleyeceği bir çok sınırlayıcı inancı, hatırlatarak, yapacaktır.

Aşağıdaki cümlelerden kendiniz ile ilgili olduğunu düşündüklerinizin yanına bir tık atın;

  • Ekonomik olarak dip yaptım, çıkış yolu şart
  • Araba almak istiyorum, ama param günü yaşamama yetiyor
  • Gelirimi arttırmak istiyorum ama çok istememe rağmen iş değiştiremem
  • Ailevi sorunlarım var ama suçlusu ben değilim.
  • İşimde mutsuzum ama başka da alternatifim yok
  • Çok kiloluyum, ama bir türlü kilo veremiyorum. Binlerde defa denedim,
  • Karar almak istiyorum ama alamıyorum, sonuçlarından korkuyorum
  • ……

Lütfen,  yukarıdaki cümleleri kendinize göre arttırınız. Daha sonra aşağıdaki tabloyu kendiniz için doldurunuz 

Konuyu kafanızda netleştirmek için, bir örnekle detaylandıralım.

GELİRİMİ ARTTIRMAK İSTİYORUM;


1. Tatminsizlik açısından bakarsak; Tatminsizliğinizin seviyesi nedir? Dipte misiniz? Dipte olduğunuzu nasıl ifade edersiniz? Örnek: gelirim sadece temel sabit giderleri(ev kirası, elektrik, su, doğalgaz,…vs) ödemeye yetiyor. 10 TL kazanıyorum, 10TL (Belki 15 TL) sabit giderim var. Kendime harcayabileceğim 1 kuruşum yok, diye ifade edebilirsiniz.

2. Vizyon açısından bakarsak; Ekonomik olarak neye ulaşmak istiyorsunuz? “Lütfen kendinize, rahat hissedebileceğim bir gelir” diye kolaya kaçar bir cevap vermeyin. Bunun yerine şöyle bir hesaba girişin: 20 TL sabit giderlerim var,  5 TL kişisel gelişimime, 10 TL sosyal yaşama, 5 TL hobilerime, 2oTL de tasarruf yapmak istiyorum, toplamda en az 60TL kazanacağım” diye cevaplayınız.

3. İlk adımlar açısından bakarsak; Size 60 TL kazandırmaya götürecek ilk adımı gerçekten attınız mı? Bu adımlar neler olabilir?Daha iyi gelirli bir iş mi? Ya da kendi işinizi kurmak mı? Yaratıcılığınızı paraya çevirebilir misiniz? (Bunun gerçekten cevabı sizde.. Sizi en iyi Siz-Kendiniz tanır)…vs

4. Son olarak, sizi bu değişimden alı koyan nedir (Direç Faktörleri)? Yeni adım atacağınız yolun belirsizliği mi? Riskler mi? Geçmiş tecrübelerinizin (ya da çevrenizin) üzerinizde oluşturduğu korkunun, geleceğe kaygı ile baktırması mı?

Şimdi yukarıdaki, 1-2-3. Maddelere göz atın.. Sizler bu sorulara nasıl cevap verdiniz.

Değişim İstemenize Rağmen,
 Sizde Değişimin Tetikleyicisi 
3 Elemandan Herhangi Biri Eksikse 
(“Tatminsizlik / Vizyon / İlk Adımlar” ), 
Değişimi Gerçekleştirme Olasılığınız Düşüktür. 
Gerçekleşse Bile, Kalıcı Olmayacaktır. 
Yukarıdaki cümlenin gerekçesi, yine Duygusal Beyniniz. En ufak durum değişikliğinde geçmiş, durağan haline geçmek istemesi…
Peki bu ilk 3 elemanın globalde oluşturacağı etkinin, değişim karşısındaki gücü nedir? Değişim İsteği (DxVxFS) ile Değişime Karşı Direnç karşılaştırıldığında ne fark ediyorsunuz?
Cümlelerime son vermeden küçük bir anekdotu aktarmak istiyorum. Geçenlerde bir arkadaşım ile veremediğimiz kilolardan bahsediyorduk. Ben bir türlü verememekten yakınırken; kendisi ise henüz daha kötü durumda olmadığımızı gösterir örnekler verdi bana (Daha kilolular, zayıf ama daha az sağlıklılar,…vs)… İkimiz de ulaşmak istediğimiz yeri biliyorduk ve defalarca öğünlerimizden kısıp, spora başlamıştık… Peki, neydi bizim sorunumuz?
Her değişimin bir maliyeti vardır? Siz bu maliyeti ödemeye hazır mısınız?

Kemal Basaranoglu
kemal.basaranoglu.com

(*)Organizasyonel Gelişimin (1950-60) kurucularındandır.