Rüzgârınızdan Akışınıza

Hiç balona binme deneyimi yaşadınız mı? Öncelikle yanmaz
kumaştan yapılan balonun içi sıcak hava ile doldurulur. Balonu yükseltmek için
tüpleri ateşleyen mekanizma bir ip vasıtası ile harekete geçirilir. Mekanizma
açılınca sıcak hava balona verilir ve balon yükselir, mekanizma kapatılınca
balon alçalır. Balonun uçabilmesi için öncelikle pilotun onu uçurmak istemesi
gerekmektedir (NİYET). Ortam
koşulları pilot tarafından kontrol edilir ve rüzgârın uygunluğuna karar verirse
(KABUL) balona sıcak hava
gönderilir. Balon yavaşça yükselirken süzülerek rüzgârın kabulü içerisinde
kendi bulur. Daha sonra salınarak rüzgârın yönlendirdiği yöne yolculuğuna devam
eder (AKIŞ). Balonun içindeki hava
soğudukça alçalma başlar. Bu durumu fark eden pilot tekrar ateşleme
mekanizmasını açar (UYUM). Sonuçta
balonun yönünü tek bir şey belirler rüzgâr. Aslında balonu bir mecaz (Metafor)
olarak düşünürseniz, bizlerin şu hayat yolculuğunun en güzel özetidir. Akış
zihni, bedeni ve duyguları aynı düzlem üzerine düşürmektir. Akış hali büyük bir
farkındalıktır ve bu farkındalıkların içerisinde fırsatlar gizlidir. Aslında
gözümüzün, burnumuzun dibinde olanı görmeyi becerebilmektir (*)
            


Akışa Nasıl Girersiniz?
NİYET: Öncelikle niyet edin! En saf, en temiz duygularınız ile
niyetinizi kalbinizden gönderin. Niyetinizde içtenlik ve inanç olması, sadece
kendinize değil yayılan dalgalar şeklinde çevrenize de iyilikler, güzellikler
getirmesini eklemeniz, en kısa zamanda gerçekleşme olasılığını yükseltecektir.
Akışa Girdiğimi Nasıl
Anlarım?
KABUL: Niyetinizin içeriği ve yaydığınız o içten olumlu yaklaşımın
sonucunu kimi zaman basit kimi zaman zor isteklerinizin karşılanmasıyla elde
edeceksiniz. Bunları almaya başladığınızda akışa girdiğinizi fark edeceksiniz.
Aceleci olmayın. Sabrınız sizin en büyük mükâfatınız olacaktır. Olumlu
niyetlerinizi gökyüzüne bırakmaya devam edin. 
Akışa Uyumumu Nasıl
Ölçerim?
UYUMLU BİR AKIŞ: Balonu havada dansına kabul eden rüzgâr, akışın
belirleyicisidir. Niyetinizin karşılığında elde edeceğiniz sonuçlar ve bunların
sürdürülebilirliği ya da farklı niyetlere dönüşümü balonun havada aşağı ya da
yukarı süzülmesidir.

Uyumu Kim Belirler?
Anadolu’nun engin bilgeliği ve kukumav derinliğindeki
olumlu düşüncelerinizdeki siz! Bu düşünceler ki rüzgâr olup çevresinden
istediklerini içine alıp, istediği yere götürecektir.
Kendinize izin verip, şunun hayalini kurar mısınız?


Rüzgâr olup, esmeye
başlar ve dansınızla en içten ve temiz niyetlerinizi gönderirseniz
(cesaret, doğallık, gönüllülük, sevgi, aşk, neşe, barış, aydınlanma gibi), sizce kendi
yaşamınızdan başlayarak, önce kendinizde, sonra çevrenizde, daha sonra içinde
bulunduğunuz toplumda ve son olarak içinde yaşadığımız şu evrende neyi neye
dönüştürürsünüz?



Kemal Başaranoğlu

Profesyonel Erickson Koçu

Turuncu Yeşil Koçluk

VARLIĞINIZI SÜRDÜRMEK İÇİN UYUMLANMAYI ÖĞRENMELİSİNİZ!

KENDİNİZE NE KADAR TAHAMMÜL EDEBİLİRSİNİZ?
Herhangi yeni bir ortamda (parti, sosyal faaliyet, aynı takım,..vs) fiziksel ve psikolojik kendiniz ile tanışmak ister miydiniz? Neden?

OMUZUNUZU KİMLERE YASLAMAYI TERCİH EDERSİNİZ?
Bugün etkileşimde olduğumuz ve iletişimi sürdürdüğünüz herkes ile tatmin edici ilişkiler kurmak istiyorsanız UYUM kelimesine önem vermeniz gerekmektedir.  Uyum, öncelikle karşınızdaki kişiye derin bir saygıyı içermektedir. Siz başka birisinin hayatına girdiğinizde oluşacak ritim ve ortaya çıkaracağı kokunun güzelliği aranızda bulunan güveni daha da yoğun bir şekilde geliştirecektir. Bir düşünün, bugüne kadar kimlere güvenip de onların omuzlarına rahatlıkla sırtınızı dayadınız?  Bunlardan hangileri sizin yolculuğunuzda güveninize sadık kaldı, hangileri sizi yolun ortasında bırakıp gitti? 


GÜÇLÜ VE GÜVENİLİR BİR İNSAN MISINIZ?
İngilizce’de ‘güven – trust’ anlamına gelen kelime,  eski İskandinav dilinde ‘Traustr – güçlü’ anlamına gelmektedir. Gözünüzün önüne güvendiğiniz kişileri, bu kişilerin kendi isimlerini söyleyişlerini, bedensel duruşlarını ve söyledikleri ile yaptıklarını getirin. Güven ile güçlü birey arasındaki bu derin harmonik ezginin bugüne kadar farkında mıydınız? Bu insanların diğer insanlardan farklılıklarını listelediğinizde, bu özelliklerden hangilerinde kendinizi bulmaktasınız?

TAVİZ Mİ? AYNI FREKANSINDAN HAREKET ETMEK Mİ?
Uyum için karşıdaki kişilere taviz vermek, onlarla anlaşmak, arkadaşlık ve dostluk gibi samimi bir ilişki içine girmek zorunda değilsiniz. Eminim çevrenizde farklı karakterlere sahip birçok kişi ile çok iyi bir şekilde iletişim kuran insanlar tanıyorsunuz. Hatta bazen bu kişileri bukalemun olarak bile adlandırabiliyorsunuz. Aslında uyumlanan kişiler karşısındaki kişiye adım adım yaklaşarak onun dünyayı algılayışını onun kelimeleri ile kabul eder ve onun karşısında aynı ifadeleri kullanır. Doğal olarak da, kişi karşısındaki kişiye benzeyebilmektedir. Ama bu iki kişi aynı kişiler değildir. 


KİMSE KENDİSİNE KARŞI DİRENÇ GÖSTERMEZ!
Aynı dalga boyundan yayın yapıyorsanız (ses tonu, beden pozisyonu, nefes alış hızı, kullanılan dil,..vs) karşınızdaki kişi kendisi ile konuşuyor algısına kapılır. Bir süre sonra Joseph O’Connor’un dediği gibi onu istediğiniz dalga boyuna çekip, istediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Burada kastedilen taklit anlamında bir yayın değil, gerçek bir uyumdur. Taklit şeklinde bir uyum sergilerseniz, bu çok geçmeden fark edildiği gibi, uyum bir daha oluşamayacak şekilde bozulabilir. Uyum kurmak çok kolay olduğu gibi bozmak da kolaydır. Bozulan uyumun tekrar oluşturulması zaman alabilir. 


NASIL ANLATSAK, NERDEN BAŞLASAK!
Farklı zihinsel seviyelerde eşleşmek mümkündür.


  1. Çevre: Yüzeysel eşleşmedir.  İş ortamlarında benzer kıyafet seçimi ya da
    saç/makyaj yapılması buna bir örnektir.
  2. Davranış: Bu bir kişi ile düet yapmaya
    benzetilebilir. Siz kimliğinizi koruyorsunuzdur. Bununla birlikte bir başkası
    ile hareketlerde eşleşmişsinizdir. Sevgililerin ya da yakın arkadaşların
    beraber sergiledikleri duruşlar (beden dili, ses tonu ve kullanılan dil) örnek
    olarak verilebilir.
  3. Beceriler: Ortak ilgi alanları ve bu
    ilgi alanları ile ilgili becerileri ifade etmektedir. Okul yıllarında basket
    takımında olanlar, fotoğraf gibi hobi faaliyetlerini beraber yürütenler, …vs.
    varlıklarını sürdürmek için becerilerini korumak ve üst seviyelere taşımak
    durumundadır.
  4. İnançlar ve Değerler: Uyumlanacağınız
    kişilerin değer ve inançlarının neden önemli olduğunu anladığınızda ve buna
    saygı gösterdiğinizde diğer güçlü bir uyum şeklini oluşturursunuz. Değerleri
    arasında aile yaşamına olan özen olan birisinden mesaiye kalmasını ya da
    erken gelmesini istemek, uyum anlamında sıkıntı yaratabilir (Özel-İş yaşam dengesi bozulması)
  5. Kimlik: Kişiyi üzerinde taşıdığı kimlik
    ne ise onunla kabul etmelisiniz. Bir yönetici, doğumdan işe yeni dönmüş ve anne
    kimliğinin ağırlığının yoğun göründüğü bir çalışanına uyumlanmak için önce bu
    kimliğinden iletişime geçmeli, uyumu sağladıktan sonra beklentilerini uygun bir
    şekilde talep etmelidir.
  6. Kimliğin ötesindeki derin anlam düzeyi:
    Manevi düzeyde bir bağı ifade eder. Bu kişilerle iletişim için karşıdaki
    kişinin iyi tanınması ve derin bir iç görüye sahip olunması gerekmektedir. 

Yukarı bir zihinsel seviyede buluşma
yüksek bir uyum demektir.
Hayalim, çocukları ile uyumlanan
aileler, öğrencileri ile uyumlanan öğretmenler, çalışma arkadaşları ile
uyumlanan yöneticiler, vatandaşları ile uyumlanan devletler, insanlıkla
uyumlanan bir dünya…

BİZ DEĞİŞİRSEK HER ŞEY DEĞİŞİR!  HAYDİ ÇEVRENİZLE UYUMLANIN!


Kemal Başaranoğlu